Gündem

Mimar Kemal Ortaokulu Velileri Dayanışma Platformu: 'Yaşananlar bir 'düzenleme' değil, öğrencilere ve öğretmenlere açık bir eziyettir'

Mimar Kemal Ortaokulu Velileri Dayanışma Platformu ve CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, idari binaya dönüştürülmesi gündemde olan Mimar Kemal Ortaokulu önünde açıklama yaptı. Platform Sözcüsü Erkan Demir, 'Bu yaşananlar bir 'düzenleme' değil, öğrencilere ve öğretmenlere açık bir eziyettir. Soruyoruz, eğitim alanlarını yok ederek mi verimlilik sağlanır? Buradan açıkça ifade ediyoruz, bu uygulamalar bir yönetim hatası değil, bilinçli bir dayatmadır ve bu dayatma en savunmasız kesim olan çocuklar üzerinden yapılmaktadır' dedi.

Haber: Hilal ACAR / Kamera: Dursun ALKAYA

(ANKARA) - Mimar Kemal Ortaokulu Velileri Dayanışma Platformu ve CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, idari binaya dönüştürülmesi gündemde olan Mimar Kemal Ortaokulu önünde açıklama yaptı. Platform Sözcüsü Erkan Demir, 'Bu yaşananlar bir 'düzenleme' değil, öğrencilere ve öğretmenlere açık bir eziyettir. Soruyoruz, eğitim alanlarını yok ederek mi verimlilik sağlanır? Buradan açıkça ifade ediyoruz, bu uygulamalar bir yönetim hatası değil, bilinçli bir dayatmadır ve bu dayatma en savunmasız kesim olan çocuklar üzerinden yapılmaktadır' dedi.

Mimar Kemal Ortaokulu Velileri Dayanışma Platformu ve CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, boşaltılarak idari binaya dönüştürülmesi gündemde olan Mimar Kemal Ortaokulu önünde açıklama yaptı. 

Basın açıklamasına, Eğitim-İş Genel Sekreteri Seher Ergin, Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ve çok sayıda veli katıldı. Öğrenciler de 'Okulumuza dokunmayın, eğitim hakkımızı almayın', 'Okulumuzu vermeyiz' ve 'Hak, hukuk, adalet' sloganları atarak açıklamaya destek verdi. 

Demir: 'Özel eğitim öğrencilerini bodrum katlara göndermek mi öğrenci yararıdır?'

Mimar Kemal Ortaokulu Velileri Dayanışma Platformu Sözcüsü Erkan Demir, şunları söyledi:

'Yetkililer tarafından A Blok'un 'yaklaşık 2 yıldır kullanılmadığı' ve 'boş olduğu' iddia edilmektedir. Bu ifade açıkça gerçeğe aykırıdır. Söz konusu binada aktif olarak kullanılan sınıflar ve öğretmenler odası bulunmaktaydı. Buna rağmen, binayı 'boş' gösterebilmek adına sınıf mevcutları bilinçli şekilde artırılmış, eğitim düzeni zorla değiştirilmiştir. Son günlerde yaşananlar ise bu gerçeği tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır, okulumuzun bilişim sınıfı tamamen ortadan kaldırılmış, öğrenciler eğitim hakkı olan bu imkândan mahrum edilmiştir. Bir sınıf zorla buraya taşınmış, diğer sınıf için özel eğitim sınıfı boşaltılmıştır. Özel eğitim öğrencilerimiz bodrum kata itilmiş, uygun olmayan koşullarda eğitim almaya zorlanmıştır. 25-30 kişilik sınıflar, insani ve pedagojik açıdan yetersiz alanlara sıkıştırılmıştır. Yaşananlar açıkça ortadadır, öğretmenler odası küçücük ve yetersiz bir alana taşınmış, idari birimler sağlıksız ve insan onuruna aykırı ortamlara yerleştirilmiş, öğrenciler taşıma işlerinde çalıştırılmış, teneffüs saatlerinde dahi okul bahçesine araçlar sokularak çocukların güvenliği hiçe sayılmıştır. Bu yaşananlar bir 'düzenleme' değil, öğrencilere ve öğretmenlere açık bir eziyettir. Soruyoruz, eğitim alanlarını yok ederek mi verimlilik sağlanır? Özel eğitim öğrencilerini bodrum katlara göndermek mi öğrenci yararıdır? Çocukları taşıma işlerinde çalıştırmak hangi vicdana, hangi eğitim anlayışına sığar? Buradan açıkça ifade ediyoruz, bu uygulamalar bir yönetim hatası değil, bilinçli bir dayatmadır ve bu dayatma en savunmasız kesim olan çocuklar üzerinden yapılmaktadır.' 

Demir, açıklamasının sonunda yetkililere seslenerek, 'Bu yanlıştan derhal dönülmeli, okulun eğitim alanları eski haline getirilmeli, öğrenci ve öğretmenlere yaşatılan bu mağduriyet sona erdirilmelidir. Bu bir açıklama değil, bir yardım çığlığıdır' çağrısında bulundu.

Özçağdaş: 'Herhangi bir şeyden ders almayan canlı türünden bahsediyoruz, MEB'i böyle bir canlı türü yönetiyor'

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş da şöyle konuştu:

'Yusuf Tekin sana ve o beceriksiz bürokratlarına buradan sesleniyorum; 'Sizde Allah korkusu yok mu? Sizde hiç vicdan yok mu?' Bu Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ndeki öğretmenler bir deprem olursa ölürler. Hiç mi sıkılmıyorsunuz, hiç mi utanmıyorsunuz? O makam koltuğunda oturan paşalar Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nü 2,5 yıldır Ankara'da bir bina bulup taşıyamadılar. 2,5 yılın sonunda geldiler bu okula çökmeye karar verdiler. Herhangi bir şeyden ders almayan bir canlı türünden bahsediyoruz, Milli Eğitim Bakanlığı'nı böyle bir canlı türü yönetiyor. Size söyleyeceğim şey şu, 'utanmalısınız'. Bu Yusuf Tekin'i Bakan zannedenlere sesleniyorum, 2,5 yılda Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nü taşıyacak bir bina bulamayanlar 2,5 yılın sonunda bu çocukların spor sahalarını, bilişim odalarını, sınıflarını, bahçelerini çalarak can güvenliklerini tehlikeye atarak ve okullarını kapatmak için manevralar yaparak bir karar almış görünüyorlar.

Biraz önce bir velimiz bana dedi ki, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde şöyle bir yorum olmuş, 'Bizim böyle bir köhne koltukta oturmamıza yüreğiniz el veriyor mu?' Ben o bürokrat tarafından sesleneyim, benim yüreğim sizin o koltuklarda oturmanıza gerçekten çok üzülüyorum çünkü siz bu ülkede herhangi bir kamu kurumunu yönetecek hiçbir koltukta oturmamalısınız. Siz bu ülkenin çocuklarına düşmansınız, siz sadece kendi koltuklarınızı düşünüyorsunuz. Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürü, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü ama asıl sorunlu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çıkıp konuşuyorsun, 'Efendim, cadılar bayramı vardı', sizden ala cadı olmaz. Ramazanda davul çalmakla uğraşıyorsunuz gel bak okula ne olmuş? Boş işlerle uğraşma. Okullara çökme, sabun koy, girişim sınıflarını kapatma, sayısını arttır. Siz bu ülkenin başına nasıl musallat oldunuz? Buradan sesleniyorum Yusuf Tekin'e, 'Buradan senin makamın 500 metre. Yüreğin yetiyorsa gel bu çocuklara anlat bakalım, 'ben yaptım' de. Elimizden gelen her türlü mücadeleyi yapacağız ve buradan Milli Eğitim Bakanı'na sesleniyorum, 'varsa cesaretin gel anlat bakalım'.'