(MUĞLA) - Muğla'nın Ortaca ilçesinde, Eğitim-Sen, SES, BES ve Tüm Emeklilerin Sendikası'nın çağrısıyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlandı. Eğitim-Sen Dalaman Temsilcisi Fevzi Yılmaz, 'Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yaşımız, cinsiyetimiz, kimliğimiz ne olursa olsun hepimiz bu sömürü ve yağma düzeninin çarkları arasında her gün daha fazla eziliyoruz. Her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, sefalete itiliyoruz.' dedi.
Muğla'nın Ortaca ilçesinde, Eğitim-Sen, SES, BES ve Tüm Emeklilerin Sendikası'nın çağrısıyla bir araya gelen sendikalar ile emek ve demokrasi güçleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutladı. Kutlamalarda, İstiklal Kavşağı'nda toplanan vatandaşlar, Atatürk Bulvarı'na yürüdü.
Emek ve Demokrasi Platformu adına hazırlanan metni, Eğitim-Sen Dalaman Temsilcisi Fevzi Yılmaz okudu. Yılmaz, şunları kaydetti:
'Bugün işçisi, emekçisi, genci, yaşlısı ile dünyanın her yerinde meydanları dolduran milyonlar hep bir ağızdan taleplerini haykırıyorlar. Yoğun emek sömürüsüne, iş cinayetlerine, savaşa ve doğanın talanına karşı emperyalist barbarlığa isyan ediyorlar. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yaşımız, cinsiyetimiz, kimliğimiz ne olursa olsun hepimiz bu sömürü ve yağma düzeninin çarkları arasında her gün daha fazla eziliyoruz. Her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, sefalete itiliyoruz. Demokrasinin, adaletin, hukukun, eşitliğin olmadığı bir yerde emeğin, emekçilerin hakları da yok sayılır. Talepleri görülmez, duyulmaz olur. Bu yüzden ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğünden toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına, seçme ve seçilme hakkından sendikal hak ve özgürlüklere, haber alma hakkına kadar uzanan saldırılar, esasında emeğine sahip çıkanlara yönelik sömürü zeminini güçlendirmek için yürütülüyor.
İktidar bu politikalarına rıza göstermeyen öğrencisinden gazetecisine, belediye başkanından sendikacısına kadar herkese adeta savaş açıyor. Hakkını arayan, adalet isteyen, herkesi hedef alan baskılarla tüm toplum nefessiz bırakılıyor. Halkın iradesi yok sayılıyor. Halkın iradesiyle seçilen yerel yöneticiler siyasi kararlarla görevden alınıp yerlerine kayyumlar atanıyor. Laikliğe yönelik saldırılar eğitim başta olmak üzere, tüm kamusal alana yayılıyor. Laik eğitim ve laik yaşam mücadelesini toplumsal barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle birleştirilerek güçlendireceğiz.'