Haber: Caner AKTAN

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi: Kadıköy Rıhtım'daki dolgu alanda yapılaşma telafisi güç sorunlar yaratabilir
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi: Kadıköy Rıhtım'daki dolgu alanda yapılaşma telafisi güç sorunlar yaratabilir
İçeriği Görüntüle

(TUNCELİ) - Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Adliyesi önünde açıklama yaptı. Öğrencilerden Rojin İdacı tarafından yapılan açıklamada, 'Delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır? Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan'ın meselesi değil, kadınların yaşam hakkı meselesidir' dedi.

Munzur Üniversitesi öğrencileri, Tunceli Adliyesi önünde bir araya gelerek Gülistan Doku ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamayı öğrenciler adına Rojin İdacı okudu.

İdacı, öğrenciler olarak bir araya gelme amaçlarının Gülistan Doku'nun kayboluş sürecine dikkati çekmek ve ailesiyle dayanışma içinde olduklarını duyurmak olduğunu belirtti.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından Gülistan Doku'nun intihar ettiği yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan İdacı, 'Dönemin valisi tarafından kesin bir dille Gülistan'ın intihar ettiği ve bedeninin bulunarak ailesine teslim edileceğine dair sözler verildi. İlk günden beri soruyoruz; her tarafı kameralarla izlenen Dersim'de nasıl olur da Gülistan bulunamaz?' dedi.

Soruşturmada yıllar sonra yapılan gözaltıların önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını vurgulayan İdacı, şöyle konuştu:

'Altı yılın ardından gerçekleştirilen gözaltı işlemleri dosyada ilerleme sağlanması bakımından önemli bir gelişme olmakla beraber, soruşturma sürecinin bugüne kadar etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretlerini ortadan kaldırmamaktadır. Aradan geçen yıllara rağmen dosyanın sürüncemede bırakılması, delillerin karartılması, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi bir ihmalkârlık değil, bilinçli politik bir tercihtir. Bizler biliyoruz ki kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor ve her geçen gün bu cezasızlık politikası yeni suçların önünü açıyor.' 

'Delillerin yok edilmesi emirini kim verdi?'

Sorumluların açığa çıkarılması çağrısı yapan İdacı, 'Buradan soruyoruz; altı yıldır 'intihar' denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden almıştır? Delillerin yok edilmesi emirini kim vermiştir? Delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır? Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan'ın meselesi değil, kadınların yaşam hakkı meselesidir' diye konuştu.

Kaynak: ANKA