Haber: Zeynep BOZUKLU / Kamera: Dursun ALKAYA
(BURSA) - CHP'nin Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasına ilişkin, 'Biz bu süreci sonuna kadar direnerek hep birlikte Cumhuriyet Halk Partili olan ve parti dışında da bu sürece destek veren bütün seçmenler ile birlikte götüreceğiz. Buradan çağrım şudur: Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin el değiştirme operasyonuna Mustafa Bozbey'e oy vermiş Bursa'daki bütün seçmenin itiraz etmesi gerekir' dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasına tepki gösteren CHP'nin Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı'na konuştu.
Mustafa Bozbey hakkında daha önce de bazı iddialarda bulunulduğunu belirten Pala, şunları söyledi:
'Gidip ifadesini vermiş ve aklanmıştı. Tekrar gidip ifadesini verebilir. Üstelik bu iddialar 10-15 yıl önceki 2019'dan sonra ayrılmış olduğu ve 20 yıl belediye başkanlığı yapmış olduğu Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ait. Bakın 2019'da oradan ayrılmış, üstünden 20 yıl geçmiş. Bu sürede hiçbir işlem yapılmamış. Şimdi iddialar var, olabilir. Çağırsa gidecek. Delilleri karartma diye bir olay söz konusu değil. Oradan ayrılmış, üstünden çok uzun zaman geçmiş. Yurt dışına kaçma gibi bir ihtimal söz konusu değil. Bütün bunlara rağmen sabahın kör saatinde kendisini, eşini, kızını gözaltına alan bir sistem var. Bu sistemi hukukla bağdaştırmak mümkün değil. Aynen diğer Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının olduğu gibi. Hatta daha öncesinden Diyarbakır'da DEM'li belediye başkanının olduğu gibi bunlar tamamen demokratik olmayan, seçimle alınamayan illerin ve büyükşehir belediye başkanlıklarının ele geçirilme operasyonunun bir parçasıdır. Sayın Bozbey işinin başındayken bu iddialar gündeme gelse, gidip kendisi bu iddialara yanıtlarını verse ve sonraki hukuki süreçler devam etse bir problem olmaz.'
'Mecliste çoğunluğumuz olmadığı için bir el değiştirme operasyonunun gündeme gelmesi demokrasi ile nasıl açıklanıyor'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken benzer iddialar söz konusu olduğunda gözaltına alınmadığını ya da başka süreçlerin yaşanmadığını söyleyen Kayıhan Pala, şunları kaydetti:
'O iddialara gidip kendisi yanıt vermiş ve sonra hukuki süreçler devam etmiştir. Soru şu, o zamanlar böylesine gözaltına alınma süreçleri yokken şimdi neden bunlar gündeme geliyor? Ve sonrasında başka illerde karşılaşılan tutuklamalar, ardından büyükşehirlerde, özellikle bizim Bursa'da olduğu gibi büyükşehirde iktidarız ama Meclis'te çoğunluğumuz olmadığı için bir el değiştirme operasyonunun gündeme gelmesi demokrasi ile nasıl açıklanıyor? Bunları tartışmamız lazım. Bizim bakışımız çok net. Bu Türkiye'nin 4'üncü büyük kenti Bursa'da 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olduğu bir kentin tamamen yönetiminin el değiştirilmesi operasyonunun bir parçasıdır. Antidemokratik bir yaklaşımdır ve kesinlikle hukuki bir süreç değildir. Biz bu süreci sonuna kadar direnerek, hep birlikte Cumhuriyet Halk Partili olan ve parti dışında da bu sürece destek veren bütün seçmenler ile birlikte götüreceğiz. Buradan çağrım şudur: Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin el değiştirme operasyonuna Mustafa Bozbey'e oy vermiş Bursa'daki bütün seçmenin itiraz etmesi gerekir. Çünkü bu millet iradesine karşı bir tutumdur. Seçimle gelenin seçimle gitmesi gerekir. Aksi bir tutum asla kabul edilemez. Türkiye'nin içine düşürüldüğü bu antidemokratik ortamdan bir an önce uzaklaşmak için hepimizin ortak mücadele etmesi gerekir. Biz buradan Cumhuriyet Halk Partililer olarak kesinlikle bu mücadeleyi vereceğimizi, sonuna kadar direneceğimizi, Türkiye'nin demokratik bir ülke olması için hem bir yurttaş, hem bir milletvekili olarak çaba göstermeyi sürdüreceğimizi de söylemek isterim.'
'Aslında 31 Mart 2024 seçiminden sonraki tüm süreç 25 yıldır ülkeyi yönetemeyenlerin faturası'
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, şöyle konuştu:
'Aslında 31 Mart 2024 seçiminden sonraki tüm süreç, 25 yıldır ülkeyi yönetemeyenlerin faturası. Yani millet artık AKP'nin ülkeyi yönetemediğini dolayısıyla 25 yılın sonunda emeklinin, işçinin, memurun, esnafın, hatta iş insanlarının da yarattığı en son sonuç, herkesin kaybettiği, Cumhuriyetin kazanımlarıyla beraber kendi kazanımlarının da cebindeki emeklilik maaşının da alın terini de sattığı ürünün de hatta ürettiği ürünün de değerinin düştüğü, mutluluğun azaldığı, gençlerin umudunun azaldığı, kadınların umudunun azaldığı bir ülke bıraktığını ve bundan çıkışın artık Cumhuriyet Halk Partisi ile olabileceğine inanan milletimizin 31 Mart'ta sandığa yansıyan iradesine karşı başlatılmış bir operasyon bu. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinin üzerindeki başkanlarımızın, özellikle şafak operasyonlarıyla gözaltına alınması, yakın akrabalarının, onunla birlikte yakınındakilerin sanki bu ülkeden kaçacak, sanki delili karartacak, sanki bu ülkeye ihanet etmiş, bu ülkenin şehirlerini yöneten, o şehirlerde yaşayan kadınından, çocuğundan, yaşlısına sosyal belediyecilikle insanına dokunan başkanlığımızın ve partimizin de aslında itibarını zedeleyerek millete onları kötü gösterme gayretidir. Bunun başında da kullanılan en büyük araç havuz medyasıdır.
Bugün Bursa'da da öyle. Daha ifadeler alınmamış, daha belgeler ortada yokken havuz medyası, savcı modunda tüm belgelere ulaşmış ve bunların üzerinden de bir karalama, bir kara propaganda sürecini yürütmektedir. Yani minareyi çalan kılıfına uydurur. Dolayısıyla bugünkü yapılanlar ne Mustafa Bozbey meselesidir, ne de diğer belediye başkanlarımız. Özünde Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun bir sonraki seçimde Cumhurbaşkanı olarak, AKP'nin 25 yıldır oturduğu o koltuklardan, ülkeyi yönetme iradesinden milletin iradesini alarak onun alternatifine vereceğini görmesi ve bunu engelleme çabasıdır. Bursa'da yaşadığımız süreç de bunun son halkasıdır. Bu bir son değildir. Bunu yarın hangi başkanımız benzer bir muamele görecek hep birlikte burada sizlerin de tanıklığıyla göreceğiz.'
'Gençler bu ülkede bir hayal kuramıyor'
CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bakmaz da şunları söyledi:
'Gençlerin daha farklı sorunları var. Gençlerin barınma sorunu var. Gençlerin geçirme sorunu var. Gençlerin geleceksizlik sorunu var. Biz gençler diyoruz ki, 'Bizler 4 bin liralık KYK ücreti ile geçinemiyoruz'. Onlar bizim Bolu'daki Tanju başkanımızı alıyorlar. Biz diyoruz ki, 'Gençlerin barınma sorunu var. Gençler barınamıyor. Üniversiteli gençlerin kalacak yerleri yok'. Onlar bizim Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu alıyorlar. Gençler bu ülkede bir hayal kuramıyor. Bizler hepimiz 31 Mart 2024 yılında sandığa gittik. Kendi irademizle kendi belediye başkanlarımızı seçtik. Fakat bugün milletin iradesine ket vuruluyor. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Mücadeleden asla bir adım geri atmayacağız. Biz geleceğimizi bu ülkede kurmak isteyen gençleriz. Bu vatan bizim, hepimizin. Bu sebepten hep birlikte mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz.'