Gündem

Ömer Fethi Gürer: Evine haciz konulan çiftçinin borcunu ödeyememesi nedeniyle sokağa atılması kabul edilebilir bir durum değildir

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, arazisi ve traktörü haciz yoluyla satılan üreticilerin ciddi sorun yaşadığını söyleyerek 'Niğde'de icralar farklı bankalarda uygulanmaya devam etmektedir. Bir çiftçinin banka borcu nedeniyle köydeki evine haciz konulmuş, satış gerçekleşmemiş ancak ev bankaya geçmiştir. Çiftçiye '15 gün içinde evi boşaltmazsan jandarma zoruyla çıkarılacaksın' denmiştir. Bir çiftçinin borcunu ödeyememesi nedeniyle sokağa atılması kabul edilebilir bir durum değildir' dedi.

(TBMM) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, arazisi ve traktörü haciz yoluyla satılan üreticilerin ciddi sorun yaşadığını söyleyerek 'Niğde'de icralar farklı bankalarda uygulanmaya devam etmektedir. Bir çiftçinin banka borcu nedeniyle köydeki evine haciz konulmuş, satış gerçekleşmemiş ancak ev bankaya geçmiştir. Çiftçiye '15 gün içinde evi boşaltmazsan jandarma zoruyla çıkarılacaksın' denmiştir. Bir çiftçinin borcunu ödeyememesi nedeniyle sokağa atılması kabul edilebilir bir durum değildir' dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM'deki basın toplantısında, tarımda çiftçinin yaşadığı zorluklara değindi. 

Gürer, 2025 yılının çiftçiler için 'kara bir yıl' olduğunu belirterek, 2026 yılına ilişkin beklentilerin ise iklim koşullarına rağmen tam anlamıyla karşılanmadığını ifade etti. Gürer, '2025 yılı çiftçimiz için kara bir yıl olmuştu. 2026 yılı en azından mevsim yağışlarının yeterli olması bu yıl için üretimin geçen yıla göre daha iyi olacağının göstergesiydi. Ancak bazı bölgelerde ortaya çıkan sel, aşırı yağış ve benzer sorunlar yine beklenen rekoltenin bir kısmını olumsuz etkiledi. Tarımda çok boyutlu sorunlar devam etmektedir' dedi.

2025 yılında hububat ve bakliyatta yaşanan üretim kayıplarının ithalatı artırdığına dikkat çeken Gürer, '2026 yılında ise mevsimsel etkilerin olumlu seyriyle üretimde bir artış beklenmektedir. Ülke genelinde bu yıl geçen yıla göre tüm bölgelerde yağışlarda önemli bir artış gözlenirken bu sürecin üretime de olumlu yansıması beklenmektedir. Ancak sıcaklık seyri ve yağmurların süreci üretimde verimi etkileyecektir' ifadelerini kullandı.

'İkinci ekim olanağı olan ürünlerin ekilmesi için gerekli desteğin verilmesi önemlidir'

Gürer, küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine değinerek 'Küresel iklim değişikliğinin bir dönem kuraklık, bir dönem aşırı yağış biçiminde gerçekleşmesinin tarım üzerinde yarattığı olumsuz etkilerinin varlığını ifade etmek gerekir. Bazı erkenci ürünlerde hasat süreci 15-20 gün kadar sarktığı bölge çiftçileri tarafından ifade edilmektedir' diye konuştu.

Aşırı yağışların tarımsal üretimde sorunlara yol açtığını vurgulayan Gürer, 'Yağmurlarla oluşan sorunlar kısmen verimi olumsuz etkilemektedir. Bitki gelişimi farklı bölgelerde aşırı suya bağlı olarak ova ve su tutan arazilerde göllenme meydana gelmesi, sararma ve yer yer kök çürümeli hastalıklarına yol açmıştır. Aşırı yağışlarla oluşan suya doygunluk, yabancı ot ve lokal hastalıklarla ilgili sorunlar da çiftçiye olumsuz yansımaktadır' dedi.

Gürer, son günlerde yaşanan seller nedeniyle zarar gören üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek 'İkinci ekim olanağı olan ürünlerin ekilmesi için gerekli desteğin verilmesi önemlidir. Bu bağlamda oluşan zarar için çiftçilere hasar tespiti yapılmalı ve mutlaka destek sağlanmalıdır' çağrısında bulundu.

'Geçtiğimiz yıl çiftçi için kara bir yıl olmuştur ve borçlarını ödemekte büyük sorunlar yaşanmıştır'

Yağışların artmasına rağmen su sorununun tamamen çözülmediğini belirten Gürer, 'Türkiye genelinde 6 aylık su yılı yağışlarında son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaşılması su sorununun ortadan kalktığını göstermez. Bu konuda yapılması gereken çalışmaların 'yağmur iyi yağdı' denilerek ötelenmesi doğru olmaz' ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer, alım fiyatlarının önemine dikkat çekerek Çukurova ve Hatay gibi erkenci patates ile soğan yetişen bölgelerde hasat başlasa da alım fiyatının düşük seyretmesinin üreticileri kaygılandırdığını söyledi. Çiftçilerin piyasanın beklenen biçimde oluşmadığını, girdi maliyetlerine göre beklenen fiyatın gerçekleşmediğini ifade ettiğini belirten Gürer, 'Geçtiğimiz yıl çiftçi için kara bir yıl olmuştur ve borçlarını ödemekte büyük sorunlar yaşanmıştır. Siyasi iktidarın borçları ötelememesi, faizleri silmemesi ve icraların engellenmemesi nedeniyle çek ve senetlerin dönmesiyle ortaya çıkan olumsuzluklar çiftçiyi, üreticiyi ve hayvancılıkla uğraşanı zora sokmuştur' diye konuştu.

Gürer, Niğde'de patates üreticilerinin yaşadığı sorunlara ilişkin, 'Geçen yıl hasat edilen patates ürünü depolarda beklemektedir. Özellikle küçük aile tipi işletmelerin elinde kalan patatesler bir ay içinde satılmazsa çöp olacak ya da hayvan yemi olarak kullanılacaktır. Tarlada ürün maliyet fiyatına satılamadı, üretici depoya koydu ancak depodaki ürün de değer bulmadı' dedi.

'Bir çiftçinin borcunu ödeyememesi nedeniyle sokağa atılması kabul edilebilir bir durum değildir'

İcra süreçlerinin çiftçileri daha da zor durumda bıraktığını belirten Gürer, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Arazisi ve traktörü haciz yoluyla satılan üreticiler ciddi sorun yaşamaktadır. Niğde'de icralar farklı bankalarda uygulanmaya devam etmektedir. Bir çiftçinin banka borcu nedeniyle köydeki evine haciz konulmuş, satış gerçekleşmemiş ancak ev bankaya geçmiştir. Çiftçiye '15 gün içinde evi boşaltmazsan jandarma zoruyla çıkarılacaksın' denmiştir. Bir çiftçinin borcunu ödeyememesi nedeniyle sokağa atılması kabul edilebilir bir durum değildir. Çiftçi gözyaşlarıyla beni aradı. Banka müdürüyle görüştüm, sürecin ertelenmesini istedim. Ancak genel merkezin politikaları doğrultusunda hareket ettiklerini söylediler. Çiftçinin yaklaşık 1 milyon 800 bin lira borcu olduğu, evini geri alabilmesi için 3 milyon lira ödemesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu gibi durumlar çiftçinin üretimden uzaklaşmasına ve kırsaldan göçün artmasına yol açmaktadır.'