(SOMA) - Bağımsız Maden-İş Sendikası üyeleri, Soma Maden Faciası'nın 12'nci yılı nedeniyle yürüyüş düzenleyerek hayatını kaybeden 301 madenciyi andı. Madenci Anıtı'nda yapılan açıklamalarda, işçi hakları, sendikal mücadele ve yargı süreçlerine dikkat çekildi.
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (Bağımsız Maden-İş), Soma Maden Faciası'nın 12'inci yılında Cengiz Topel Meydanı'nda toplanarak Beşyol mevkisinde bulunan Madenci Anıtı'na yürüdü. Madenciler, burada basın açıklaması yaptı.
Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, faciada yaşamını yitiren madencileri anarak şunları söyledi:
'Madenci sınıfında kayıplarımız hiçbir zaman bitmedi. Her zaman birilerini kaybettik. Ama şunu yaptılar Türkiye'de hep siyaseten, korkuyla işçi sınıfını hep korkuttular. Unutturdular, 42'mizi kaybettik. 42'mizi unutturdular, 18'imizi kaybettik. 18'imizi unutturdular, 9'umuzu kaybettik. Hâlâ daha kaybetmeye devam ediyoruz.
Türkiye'de işçi sınıfı, birliğini, beraberliğini biz çok iyi biliyoruz. Ama bu mücadele bizim Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak mücadelemiz şudur: Ayaklar baş olmadığı sürece bu 301'ler daha olacak. Daha olmaya da devam edecek. Kaymakamıyla işçiyi korkutursan, belediye başkanıyla işçiyi korkutursan, sendikacıyla işçiyi korkutursan, jandarmasıyla işçiyi korkutursan, emniyetiyle işçiyi korkutursan, milletvekili işçiyi korkutursa bu işçi ne yapacak? Bağımsız Maden-İş Sendikası'yla beraber yol yürüyecek. Biz her zaman birdik, bir olacağız. Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın zaten o yedi seneden beri çizdiği yol budur. Ama bu ülkede işçi sınıfını ne yazık ki köyümüzde seçtiği muhtardan başlıyorlar tehdit etmeye. Arkadaşlar yanlış yapıyorsunuz. Bu ülkede siz değilsiniz. 600 milletvekili değil ya da bin tane belediye başkanı değil ya da bin tane kaymakam değil, bin tane vali değil bu ülkeyi savunanlar ya da bu ülkeyi yönetenler.
Bu ülkeyi yönetenler işçi sınıfları. İşçi sınıfına sahip çıkacaksınız. İşçi sınıfını korkutmayacaksınız. İşçisi hakkını ararken işçinin karşısına geçip de kanun demeyeceksiniz. Biz Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak 7 seneden beri verdiğimiz mücadeleyi tüm Türkiye biliyor. Tüm Türkiye de görüyor. Evet, iki tane de yoldaşımızı kaybettik. Bu uğurda işçi hakkını savunacağız diye, işçi hakkını alacağız diye. Biz hâlen de kaybetmeye de hazırız her zaman. Ama bu işçiyi o tehdit edenlere bırakmayacağız. Bu tehdit edenlere hiçbir zaman bırakmadık, bırakmayacağız da. Bağımsız Maden-İş Sendikası her zaman işçisinin yanındadır. Hiçbir siyasetçinin yanında olmamıştır. Patronun yanında olmamıştır. Sendikacıların da hiç yanında olmamıştır. Çünkü sarı sendikalar bu işçileri korkuttular. 301'imizi bu şekilde kaybettik. Ne kadar siyasetçinin suçu varsa, ne kadar oradaki yönetenlerin suçu varsa o kadar da bu sendikaların suçu vardır. Bunu herkes bilecek. Türkiye Cumhuriyeti'nde vatandaşımız duyacak. Köydeki çobanımız da bilecek. Tarladaki çalışanımız da bilecek. İlçedeki de ildeki de. Herkes bunu bilecek, herkes bunu haykıracak. Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak bunun sözünü veriyoruz. Her yerde sarı sendikalara sarı diyeceğiz. Katillere katil diyeceğiz. Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz, ezilmeyeceğiz.'
Çakır, sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:
'İşçi dostlarım, hiç kimsenin karşısında ceket iliklemeyeceksiniz. Hiç kimsenin karşısında omzunuzu düşürmeyeceksiniz. Çünkü siz seçenlersiniz. Seçilenler hiç olmadınız. Olmayacaksınız da. Ama Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak şunu söylüyorum. Bunun sözünü de veriyoruz. Bir gün belediye başkanını madenci yapacağız. Bir gün milletvekilini madenci yapacağız. Bir gün o köydeki çiftçimizi belediye başkanı yapacağız. Bunun sözünü veriyoruz. Kürsüden bir işçinin bağırdığını göreceğiz. Bu korkutanların karşısında her zaman Bağımsız Maden-İş Sendikası olarak biz dikileceğiz. İşçilerle beraber o korkuyu bir gün yeneceğiz. Türkiye halkının bizimle beraber olduğunu biliyorum. Çünkü biz hiçbir zaman yalan söylemedik. Neyse onu söyledik. Bugün ne söylüyorsa Gökay Çakır yarın da aynısını söyleyecek.'
ÇOLAK: ADALETİ BULMADIK
Soma 301 Madenciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Çolak ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
'Bugün 13 Mayıs, Soma maden katliamının 12. yılı. 13 Mayıs 2014, Cumhuriyet tarihimizin ve dünyanın son yüzyıllarının en büyük işçi cinayetinin yaşandığı bir şehir burası. 12'inci yılı bugün doluyor. Bizim acılarımız hâlâ tazeliğini koruyor. Bizim mücadelemiz bugüne kadar vermiş olduğumuz adalet ve hak mücadelelerimizi alanlarda, tüm sokaklarda, mahkeme salonlarında verdiğimiz adaleti bir türlü bulamadık. Adaletimizi 13 Mayıs 2014'te 301 emekçi evladımızla beraber adaleti de toprağa gömdük. Çünkü adalete asla güvenimiz kalmadı. Adalet bu ülkede kokmuştur. Adalet bir kişinin tek elindedir. İstediğini alıyor, istediğini salıyor. Buradan 301 maden katliamının sorumlularından hiçbir kişi tutuklu değilken, bu uğurda mücadele veren halkın avukatları tutuklu. Halkın oylarıyla milletvekili olmuş Can Atalay'a ve Selçuk Kozağaçlı'ya buradan selam gönderiyorum.'
AKSU'DAN AYRI YARGI ÇIKIŞI
Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da maden facialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
'Biz bugüne kadar yargıdan, devleti yönetenlerden, bürokrasiden işçiler lehine caydırıcı bir yargılama, caydırıcı bir tutuklama görmedik. Ne yazık ki patronlara ayrı yargı var, holding başkanlarına ayrı yargı var. Bu net bir bilgidir. Bunu tartışmaya gerek yok. Yargı güçlülerin, zenginlerin, patronların, holdinglerin yargısıdır. Yargının içinde bulunan insanlar, holdinglerden, yönetenlerden korkuyorlar; işçiler lehine karar almaktan korkuyorlar.'
MÜSİAD HATIRLATMASI
Aksu, madencilerin hak mücadelesine ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
'Bu ülkede 80 milyon sefalet içerisinde, açlık içerisinde, zulüm içerisinde yatıyor. İşçilerin, emekçilerin çocukları cezaevlerine dolduruluyorlar. Uyuşturucu, torbacı, gayrimeşru işler: Bu millet geçinemiyor. 20 bin lira emekli maaşıyla, 28 bin lira asgari ücretle bütün toplumu geçindirmeye çalışıyorlar. Bütün kamu çalışanlarına yoksulluk sınırının altında ücretler dayatıyorlar. Sonra da dönüyorlar, her şey güllük gülistanlıkmış gibi pişkince, riyakârca her şeyin yolunda olduğunu anlatıyorlar. Dün MÜSİAD Başkanı muhtıra vermiş hükümete. Demiş ki: 'Ya devlet bu işlere müdahale etsin, bu paraları biraz daha bizim cebimize aktarsın, rastgele para dağıtmasın.' Dolayısıyla emekçinin zaten cebine girmiyor mevcut para. Bu program şudur: 80 milyonu daha da daha da soyarak, açlığa iterek, daha fazla insanların suça, çürümeye bulaştırarak toplumu yoksullaştırmak; toplumun cebindeki birikimleri de bu holdinglerin, yönetenlerin kasalarına doldurmak dışında bir gayreti yoktur bugünkü siyasi iktidarın. Bunun bir siyaset iktidarının ve bu iktidara karşı mücadele edenlerin de karşı alternatif bir programı da ne yazık ki yoktur bizim kulaklarımızın duyduğu, gözlerimizin gördüğü.
TÜRK-İŞ VE TÜRKİYE MADEN-İŞ'E TEPKİ
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, öyle mevlit okutarak kendinizi kurtaramazsınız. Sizin 301 katliamında yargılanmanız gerekirdi. Dayı başlarıyla, Soma'nın baronlarıyla, Soma halkını yoksullaştırmak üzere kurduğunuz bu tezgâhı 301 işçi ancak ölerek duyurdu. Bu vahşi, bu kanlı sömürü tezgâhını: Siz sendika olarak hiçbir şey yapmadınız öncesinde bu arkadaşlar ölmesin diye. Sizin sendika görevinizi yapmadığınız için ağır cezalarla cezaevinde yatıyor olmanız lazım. Ama şimdi bugün hiçbir şey yokmuş gibi, herhangi bir sorumluluğunuz yokmuş gibi pişkince bu işleri yapabiliyorsunuz. Memlekette bu işler de olabiliyor. Vatan, millet, din, iman deyip falan bu suçu örtemezsiniz. Bu suçu bütün Soma görüyor. Bütün aileler görüyor. Bu insanların önüne bu suçun, bu suçtan yargılanma sürecinin konulması lazım.'
Açıklamaların ardından Doruk Maden işçilerini temsilen bir maden işçisi, EMEK Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın da birer konuşma yaptı. Konuşmalarda, faciada yaşamını yitiren 301 madenci anılarak işçi sınıfına yönelik sömürüye dikkat çekildi ve birlikte mücadele çağrısı yapıldı.