Gündem

'Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri' ikinci gününde devam ediyor...

CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, Bursa Büyükşehir Belediye Bakşanı Mustafa Bozbey'in tutuklu olması nedeniyle, 'Ali Dinçer 1'inci Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri' etkinliğinde Bozbey yerine Bursa Planlama Ajansı'nın çalışmalarını anlattı. Etkinlikte, 'Free Bozbey' yazısı ekrana yansıtıldı. Pala 'Bu bir hukuki süreç değil, tamamen siyasi bir süreçtir. Tamamen 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin almış olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne çökme girişimidir' dedi.

(ANKARA) - CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, Bursa Büyükşehir Belediye Bakşanı Mustafa Bozbey'in tutuklu olması nedeniyle, 'Ali Dinçer 1'inci Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri' etkinliğinde Bozbey yerine Bursa Planlama Ajansı'nın çalışmalarını anlattı. Etkinlikte, 'Free Bozbey' yazısı ekrana yansıtıldı. Pala 'Bu bir hukuki süreç değil, tamamen siyasi bir süreçtir. Tamamen 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin almış olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne çökme girişimidir' dedi.

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD), Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM), Friedrich Ebert Stiftung ve Etimesgut Belediyesi işbirliğiyle, eski Ankara Belediyesi Başkanı Ali Dinçer anısına, Etimesgut 100. Cumhuriyet Kültür Merkezi'nde düzenlenen, 'Ali Dinçer 1'inci Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri' etkinliği ikinci gününde devam ediyor.

Etkinliğin ilk oturumunda, 'Planlama' başlığı altında, Profesör Doktor Savaş Zafer Şahin, 'Bütünsel Planlamanın Dört Boyutu İki Yordam: Mekân, Kalkınma, Toplum ve Kurum', Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 'Tarımsal Planlama', CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 'Sürdürülebilir İmar ve Planlama' ve İBB Önceki Dönem CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, 'Seçilenler ve Atananlar Ekseninde Katılımcı Bütçe Planlaması' konularında sunum yaptı.

Bursa Büyükşehir Belediye Bakşanı Mustafa Bozbey'in tutuklu olması nedeniyle, Bozbey'in yerine, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala konuştu.

'Umuyorum ki en kısa zamanda seçilmiş Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı bunları kendisi anlatır'

Pala'nın konuşmaya başladığı anda 'Free Bozbey' yazısı ekrana yansıtıldı. Pala 'İlk kez bir programda adı olan birisi için, o burada olamadığı için bir konuşma yapıyorum. Kendisinin ne gözaltına alınmasına ne de tutuklanmasına hiçbir hukuki gerekçe yokken, kendisiyle ilgili iddiaların en erkeninin 10 yıl öncesine dayandığı, çağrılsa ifadeye gidecek, delilleri karartma olasılığının olmadığı, yurt dışına kaçmasının da mümkün olmadığı Türkiye'nin dördüncü Büyükşehir Belediye Başkanı maalesef önce gözaltına, sonra da tutuklanmaya sevk edildi. Aslına bakarsanız burada bulunan herkes farkında ama bir kez daha bunun altını çizmek isterim. Bu bir hukuki süreç değil, tamamen siyasi bir süreçtir. Tamamen 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin almış olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne çökme girişimidir. Buradan bunun bir kez daha altını çizmek isterim. Umuyorum ki en kısa zamanda seçilmiş Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı yine sizlerin düzenlediği bir oturumda bunları kendisi anlatır' ifadelerini kullandı.

Bozbey'in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra yaptığı ilk işin Bursa Planlama Ajansı'nı kurmak olduğunu, planlama ajansı için kurulan Danışma Kurulu'nun ise başkanlığına kendisini önerdiğini anlatan Pala, şunları kaydetti:

'Danışma Kurulu şöyle bir yapıdan oluşturuldu: Bursa'daki bütün meslek örgütleri, sağlık meslek örgütleri, tıbba bağlı bütün örgütler, Bursa'daki üniversitelerin temsilcileri, ayrıca bu alanda Türkiye'de öne çıkmış bazı bilim insanlarının bulunduğu bir danışma kurulu. Burada Sayın Bozbey, niye Bursa Planlama Ajansı kurmak istediğini topluma temel olarak birkaç kavramla anlatıyordu. Birincisi, aslında Bursa'yı yakından görmeyenler için hâlen 'yeşil Bursa' diye tanımlanan kentin nasıl yok edildiğini, nasıl beton bir Bursa biçimine dönüştüğünü ve kendisinin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra bunu geriye çevirmek için hangi planlı adımların atılması gerektiğine ilişkin bir çerçevenin buradan çıkması gerektiğini vurguluyordu. Bu çok önemli bir şey. İkincisi, az önce hocam söyledi, 1 bölü 100 bin çevre düzeni planı yaparken hem akademiden hem de toplumdan, yani hem yurttaşın nasıl bir kent hayal ettiğini hem de akademinin bu hayalle gerçekleri nasıl buluşturması gerektiğini ortaya koyabilecek ayrı bir dikey yapıya ihtiyaç duyulduğundan söz ediyordu, bence çok haklıydı.

Sonuç olarak biliyorsunuz, kendisi aynı zamanda Marmara Belediyeler Birliği Başkanlığı da yürütüyordu. Bunun hem Bursa'yla hem Marmara ve Türkiye ile ilişkisini de kurmak için yoğun bir çaba göstermeye başlamıştı. Bursa Planlama Ajansı'nı kurduk. Bu planlama ajansı içerisinde tamamı teknik konularla, yani mühendis, mimar gibi arkadaşlarımızdan oluşan kabaca 50 kişinin üzerinde bir grubun çalışmaya başladığı bir planlama ajansı, yerel seçimlerden hemen sonra yeni bir mekanla birlikte hayata geçirilmişti. Birazdan size takvimini ve 1 bölü 100 bin çalışmaları içerisinde kaç kişiyle buluşulduğunu söyleyeceğim ama bu sırada örneğin biz yalnızca danışma kurulu olarak 8 toplantı yaptık. Bazıları 2 ay arayla, bazıları daha kısa, bazıları biraz daha uzun. Her bir toplantıda da birazdan anlatacağım 1 bölü 100 bin çevre düzeni planında ne aşamaya geldiğimizi ve bundan sonra hangi aşamaya gitmek gerektiğini tartıştığımız, katılımdan epeyce yararlandığımız toplantılar yaptık.'

'Ortaya bir Bursa hayali ve o hayali 2050 yılının gerçekleriyle buluşturma yaklaşımı çıktı'

Kayıhan Pala, Bursa'nın 17 ilçesinin belediye başkanı, muhtarlar, ayrıca Bursa Kent Konseyi ve ilçe kent konseyleri aracılığıyla yurttaşlarla toplantılar düzenlendiğini belirterek, şöyle devam etti:

'2024'ün Ekim ayında başlayan ve geçtiğimiz ay sonuçlanan 1 bölü 100 bin Bursa çevre düzeni planlama yaklaşımından söz ediyoruz. Türkiye'de bu alanda iki tane makro sorun var. Bir, merkezi hükümet elindeki verileri asla paylaşmıyor. İki, var olan veriler ve sizin erişebildiğiniz verilerin geçerliliği ve güvenliği de ciddi bir tartışma konusu. Özellikle tarım alanında bu tartışmaları çok yaşıyoruz ki benim alanım olan sağlık alanında da böyle bir durumun varlığını söyleyelim. O zaman bizim ciddi bir şekilde var olan verileri toplamak, bunların geçerliliğine ve güvenliğine bakmak ve veri tabanları aracılığıyla nasıl bir yol izleyeceğimizi önceden kestirmek ihtiyacımız vardı. Böyle bir işe kalkışırken içlerinde akademiden 40 bilim insanının olduğu, yaklaşık 60 kadar da büyükşehir belediyesinden ve sınırlı bazı ilçe belediyelerinden bürokratların ve teknik arkadaşlarımızın olduğu kabaca 100 kişilik bir ekip 1,5 yıl boyunca yoğun bir çaba gösterdi. Danışma kurulu üyelerinin de 40 kadar insandan oluştuğunu düşünecek olursanız epeyce yoğun bir mesai verilmiş bir sürecin varlığını söylememiz mümkün. Burada en önemsediğimiz kavramlardan bir tanesi, Sayın Bozbey'in de sıklıkla dile getirdiği karar verme süreçlerine toplumun katılımının sağlanması meselesiydi. Biz bu nedenle 17 ilçenin her birinde Kent Konseyi aracılığıyla yurttaşları toplantıya çağırarak yalnızca muhtarlarla, belediye başkanlarıyla ve kent yöneticileriyle sınırlı olmayan şu soruya yanıt vermelerini istedik: 2050 yılında bulunduğunuz ilçeyi nasıl hayal ediyorsunuz? Bursa'yı nasıl hayal ediyorsunuz? Burada çocuklardan, gençlerden, erişkinlerden, kırsal alanda yaşayanlardan ve kentsel alanda yaşayanlardan aldığımız geri bildirimlerle ortaya bir Bursa hayali ve o hayali 2050 yılının gerçekleriyle buluşturma yaklaşımı çıktı.

'11 bin 363 kişiyle buluştuk'

Çalışmalar kapsamında 1,5 yıllık süreçte, 11 bin 363 kişiyle buluştuklarını, 200 kurumla görüştüklerini anlatan Pala, 17 ilçede binden fazla yurttaşla birebir görüştüklerini söyledi.

Pala, 'Bu arada sosyal medya ya da iletişim adresleri aracılığıyla bize gelen geri bildirimlerden söz etmiyorum. 384 tane muhtar katıldı. Yani her 3 muhtardan 1 tanesi bu sürece katıldı diyebiliriz. Paydaş çalıştayları yaptık, sektör toplantıları yaptık. Ana bildiğiniz bütün sektörler; sanayi, tarım, sağlık ve eğitim de dahil olmak üzere. Yaratıcı atölyeler, anket ve mülakat çalışmaları da yaklaşık 10 bin kişiye yakın bir katılımla gerçekleşti. Böyle bir süreçten geçerek 1/100.000 Bursa çevre düzeni planını oluşturmaya çalıştık' dedi.

'Bursa'nın geleceğine ilişkin bu çaba yarım kalmış görünüyor'

Bursa Planlama Ajansı'nın, ulaşım, sanayi, tarım ve kent başlıkların hazırladığı raporu anlatan Kayıhan Pala, bu raporun Bursa'nın bir dizi sorununa çözüm üretmeyi hedeflediğini belirtti. Pala, Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından yapılan çalışmaları Belediye Meclisi'ne sevk ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

'Biz bu raporun son halini son Danışma Kurulu'nda sunduk ve ondan sonra artık Bursa milletvekillerinin tamamına ve sonra Büyükşehir Meclisi'ne sunulma aşamasına gelmişti. Ama buraya kadar konuştuklarımızın şehirdeki en büyük tartışma konusunun ne olduğunu söyleyeyim ben size, Bursa çok fazla sanayi bölgesi olan bu sanayi bölgelerin önemli bir bölümünde örneğin üçte birinde halen boşluk olduğu halde yeni sanayi bölgeleri açılsın diye kentin bir takım varlıklı ve iktidara yakın kesimlerinin baskı unsuru oluştuğu bir yer. Şöyle bir zenginleşme mekanizması kurmuşlar. Kentin çeperlerinde çok büyük tarlaları, arsaları, arazileri düşük fiyatlarla alıyorlar. Bir süre biriktiriyorlar bunları diyelim ki birkaç yıl. Sonra buraya endüstri bölgesi ilan edilmesini baskıyla sağlayıp işte 5 liraya aldığı yeri 500 liraya satan bir şekilde oradan rant elde eden bir kesim var. Onlar bu planın yapılması aşamasına dahi çok büyük bir itirazda bulunmuşlardı. Değerli katılımcılar, biz bu raporu sonuna kadar getirip Sayın Bozbey gözaltındayken ona vekalet eden Büyükşehir Belediye Meclisi üyemiz ile Büyükşehir Belediye Meclisine sevk ettik. Çünkü tutuklanmanın ardından bu raporun da daha önceki çabalar gibi ortadan kaldırılacağı öngörüsüne sahiptik. Bir süredir yerel medyada bunların izlerini de görüyorduk. Şimdilik Bursa'nın geleceğine ilişkin bu çaba yarım kalmış görünüyor.'