(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Yeniden Refah Partisi olarak ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail parlamento üyeleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi. Kılıç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' talebine ilişkin, 'Ara seçim için Türkiye'yi zorlamak yerine, iktidarı erken seçime zorlamayı daha doğru bir adım olarak görüyoruz. Türkiye'nin bugünkü ekonomik ve sosyal koşulları erken genel seçimi zorunlu kılmaktadır ama zorlamayla gidilecek bir ara seçim, bugün için Türkiye'nin ihtiyacı değildir. Yeniden Refah Partisi'nin kanaati net: Ara seçime hayır, erken seçime evet diyoruz' dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, parti genel merkezinde MYK toplantısı sonrasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kılıç, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürecinde ABD ve İsrail'e destek vermeyen İran Kürtlerine ilişkin, 'Siyonistleri hayal kırıklığına uğratan, 'böl, parçala, yönet' planlarını boşa çıkaran kardeşlerimizi, gösterdikleri vatanseverlikten dolayı kutluyoruz' dedi.
'Trump denen siyonist zorba, akılsız zırvalarıyla dünyayı meşgul ediyor. NATO için, 'O beni hayal kırıklığına uğrattı' diyor, 'İngiltere'nin yanımızda olmasını beklerdim' diyor. Belli ki evdeki hesap çarşıya uymuyor. Belli ki terörist İsrail'le el ele baş başa kalmış durumda. Yaşadıkları hayal kırıklıklarından dolayı memnunuz, mutluyuz. Siyonist zorbalığın, iş birlikçi katillerin hevesleri kursaklarında kalmış durumdadır. Hırsları boğazlarında sıkışıp kaldı. Kudüs'ü başkent ilan ederek azdırdığınız İsrail'i korumak bize mi kaldı? Kudüs'ü İsrail'e peşkeş çekerken bize mi sordunuz? NATO'yu İsrail'i savunmak için mi kurdunuz? Bu soruları arka arkaya sıralıyoruz. Bu ihanete göz yummayacağız, bu işgale razı olmayacağız, bu suça katılmayacağız. NATO'nun İsrail'i korumak için seferber edilmesine de tüm gücümüzle karşı çıkacağız. Bu süreçte Türkiye mazlumun yanında durmalıdır, Türkiye işgale karşı koymalıdır, Türkiye hakem olmalıdır, Türkiye, Kürecik Radar Üssü'nü kapatarak tarafsızlığını korumalıdır. İsrail'le gemi trafiğini durdurmalıdır, petrol vanalarını kısmalıdır, İncirlik Üssü'nü kapatmalıdır.'
'Trump ve Netanyahu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyoruz'
Savaş suçları karşısında 'bazı devletler ve uluslararası kuruluşlar' gibi sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Suat Kılıç, 'Bu savaş sadece İran'ın savaşıdır denilerek geçiştirilemez. Bombalanan sadece İran'daki stratejik hedeflerdir denilerek İsrail saldırganlığı, Amerikan zorbalığı göz ardı edilemez. Merkez Yürütme Kurulumuzda alınan karar gereği, İran'da işlenen sistematik ve zincirleme savaş suçları ile 175 kız çocuğunun ölümüyle sonuçlanan okul katliamı nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ve savaş kabinesi hakkında, bununla birlikte İsrail Başbakanı Netanyahu, soykırım kabinesi ve Filistinli mahkumlar için idam yasasını çıkaran, terör destekçisi İsrail parlamento üyeleri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyoruz. Gelişmeleri de sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Adli makamlarımız gereğini yapacaktır' diye konuştu.
'Hava tahmin raporları gibi zam oranı yüzde 25, piyasada hissedilen yüzde 125'
Kılıç, akaryakıt, elekrik ve doğal gaza yapılan zamları da eleştirerek, şunları kaydetti:
Küçük esnafın 'giderek ağırlaşan ekonomik koşullar' altında ayakta kalmakta zorlandığını dile getiren Kılıç, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Yeni yılla birlikte basit usulle vergilendirmeden gerçek usulle vergilendirmeye geçilmesiyle birlikte esnafımızın beli iyice büküldü. Esnaf başına 90 bin liraya ulaşan defter, tasdik ve muhasebeci bulundurma mükellefiyeti esnafın sırtına yüklendi. Esnafı bu kamburdan kurtarmak devletin görevidir. Kredi kartı komisyonları, esnafın taşımakta zorlandığı bir diğer kayıp-kaçak alanıdır. Esnaftan yapılan kredi kartı kesintileri azaltılmalıdır. Esnafa darbe vuran bir diğer konu da kurye firmalarıdır. Kurye firmalarının esnaftan aldığı pay üçte birdir. Kuryeler, esnafa adeta doğrudan ortaktır. Bu yük çekilecek gibi değildir. Köfte, köfte ekmek, ayran 250 lira ise bunun üçte biri gelip götürümü yapan firmaların cebine giriyor. Esnaf sistemden çıksa malını satamıyor, sistemde kalsa ortağına para yetiştirmekte zorlanıyor. Kurye firmaları artık esnafın doğrudan ortağı hâline gelmiştir. Gerçek usulde vergilendirme, kredi kartı komisyon oranları ve kurye firmaları esnafımızı hareket edemez, ayakta duramaz hâle getirmiştir. Çare devlettir. Ticaret Bakanlığı esnafa uzaktan bakan değil, yakından bakan olmalı, baktığını gören olmalı, esnafın derdine acilen derman bulunmalıdır.'
'7 Nisan Dünya Sağlık Günü'ne' ilişkin de konuşan Kılıç, 'Sağlık her vatandaş için temel haktır ancak bugün sağlık sisteminde yaşanan yoğunluk, randevu sorunları ve sağlık çalışanlarımızın ağır çalışma koşulları bu hakkın gereği gibi sunulamamasına sebep olmaktadır. Sağlıkta gerçek başarı rakamlarla değil vatandaşın hizmete kolay erişebilmesinde ve sağlık çalışanlarının insani şartlarda görev yapabilmesinde saklıdır' dedi.
'Anayasadan kaynaklanan bu hakkı zorlayarak kullanmanın siyasete bir şey katmayacağını düşünüyoruz'
Kılıç, bir gazetecinin 'Erken seçimden sonra ara seçim tartışmaları var, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?' sorusuna, şu cevabı verdi:
'Tabii, Anayasa belli. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tam sayısının yüzde 5'i boşalırsa, yani 30 milletvekilliği boşalırsa ülkede milletvekili ara seçimine gidilmesi gerekiyor. Şu an için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde boş sandalye sayısı 8. Dolayısıyla ara seçime gidilebilmesi için 22 milletvekilinin daha istifa etmesi lazım. Bu istifaların da Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda oylanıp kabul edilmesi gerekiyor. Ancak bu şartlar altında ara seçime gidilebiliyor. Zorlama olur diye düşünüyoruz. Anayasadan kaynaklanan bu hakkı zorlayarak kullanmanın siyasete bir şey katmayacağını düşünüyoruz. Ara seçim için Türkiye'yi zorlamak yerine, iktidarı erken seçime zorlamayı daha doğru bir adım olarak görüyoruz. Daha stratejik bir siyaset olarak değerlendiriyoruz. Türkiye'nin bugünkü ekonomik ve sosyal koşulları erken genel seçimi zorunlu kılmaktadır ama zorlamayla gidilecek bir ara seçim, bugün için Türkiye'nin ihtiyacı değildir. Yeniden Refah Partisi'nin kanaati net: ara seçime hayır, erken seçime evet diyoruz.'