(ANKARA) - Türkiye İşçi Partisi (TİP), öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin düzenlemelere tepki göstererek, eğitim sistemindeki sorunların öğretmenlerin ne giydiği üzerinden tartışılamayacağını belirtti. TİP, 'Önlük giyince çocuklar doyacak mı? Çocukların açlığını önlükle gideremezsiniz' açıklamasını yaptı.
TİP'ten öğretmenlere yönelik önlük düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Partiden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
'İktidar, eğitim sisteminin giderek ağırlaşan sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmenlerin kıyafetini gündemin merkezine yerleştiriyor. Oysa öğretmenlere önlük giydirilmesi yalnızca bir kıyafet düzenlemesi değildir. Bu yaklaşım, öğretmenlik mesleğinin itibarını öğretmenin ne giydiğine indirgeyen ve eğitimin gerçek sorunlarını görünmez kılan bir anlayışın ürünüdür. Eğitim hakkının her geçen gün daha fazla eşitsizleştiği, kamusal eğitimin niteliğinin gerilediği, yüz binlerce öğrencinin istediği liseye yerleşemediği ve çok sayıda çocuğun okula yeterli ve sağlıklı beslenme imkânından yoksun geldiği bir ülkede, eğitimin gerçek sorunlarının üzerini önlük tartışmasıyla örtemezsiniz. Öğretmenliğin itibarı, öğretmenin ne giydiğiyle değil; çalışma koşulları, özlük hakları, mesleki özerkliği ve bilimsel, laik, nitelikli eğitim verebilme olanaklarıyla belirlenir. Öğretmenlik mesleğine itibar kazandırmanın yolu önlükten değil; güvenceli istihdamdan, insanca yaşamaya yetecek ücretten, demokratik çalışma ortamından ve güçlü bir kamusal eğitim sisteminden geçer.
Kendi siyasi tercihleri söz konusu olduğunda 'kılık kıyafet özgürlüğü' söylemine başvuranların bugün öğretmenlerin ne giyeceğini ve nasıl önlük kullanacağını belirlemeye çalışması açık bir çelişkidir. Üstelik kıyafet tartışmaları çoğu zaman özellikle kadın öğretmenlerin etek boyu, elbisesi ve bedeni üzerinden yürütülmekte; kadınların yaşam tarzlarına müdahalenin yeni bir aracına dönüştürülmektedir. Öğretmenlerin kıyafetleri üzerinden baskı ve denetim kurulmasını kabul etmiyoruz. Geçtiğimiz eğitim yılında okullarda yaşanan ağır olaylara rağmen çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlayacak etkili önlemler hâlâ alınmamıştır. Okulların temizlik ve yardımcı personel ihtiyacı karşılanmamış, fiziki koşulları iyileştirilmemiş, temel ihtiyaçları için yeterli kamu kaynağı ayrılmamıştır. Öğretmenlerin artan iş yüküne ve angaryalara çözüm üretilmemiştir. Çocuklara okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek verilmesi için gerekli bütçe oluşturulmamıştır.
Bütün bu acil sorunlar ortadayken eğitim politikalarının merkezine öğretmenin kıyafetini yerleştirmek, sorunları çözmek değil, üzerini örtmektir. Bugün öğretmenler ücretli, sözleşmeli ve kadrolu gibi farklı istihdam biçimleriyle ayrıştırılmakta; norm kadro uygulamalarıyla yerlerinden edilmekte ve sürekli artan angaryalarla mesleklerinin asli görevlerinden uzaklaştırılmaktadır. Öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen koşullar bunlarken sorunu öğretmenin kıyafetinde aramak kabul edilemez. Önlük giyince çocuklar doyacak mı? Çocukların açlığını önlükle gideremezsiniz. Okullardaki güvenlik sorununu önlükle çözemezsiniz. Öğretmenlerin güvencesizliğini önlükle ortadan kaldıramazsınız. Eğitimdeki eşitsizliği, piyasalaşmayı ve nitelik kaybını önlükle örtemezsiniz. Öğretmenlerin kıyafetlerine değil, eğitim sisteminin gerçek sorunlarına odaklanın. Kamu kaynaklarını kıyafet dayatmalarına değil; çocukların sağlıklı beslenmesine, okulların ihtiyaçlarına, öğretmenlerin haklarına ve eşit, bilimsel, laik, nitelikli kamusal eğitime ayırın!'





