(ANKARA) - Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve ardından başlayan çatışmalı sürecin enerji maliyetlerini artırdığına işaret ederek, 'Dünya sistemi, doğal gaz ve petrolün dağıtımında çok büyük darbeler aldı. Bu İran'ı da etkiliyor. 4-5 ülkenin üretimi durdu' dedi. Okuyan bu durumun Avrupa'yı da etkilediğini ve sürdürülebilir olmadığını kaydetti.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV'de katıldığı programda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını değerlendirdi.
ABD ve İsrail'in yalnız olmadığını, bir ittifak sisteminin bu saldırganlığın arkasında durduğunu savunan Okuyan, şunları söyledi:
'Doğrudan savaşa katılmaya isteksizliğin nedenlerini görmek lazım, Avrupa ülkeleri gibi, ABD en çok İngiltere'ye yükleniyor, anketlerde 'savaşa katılmamalıyız' oranı Türkiye'ye yakın. İktidarlar pamuk ipliğine bağlı ve bu büyük bir baskı. Öte yandan ABD ve İsrail'in ortaya çıkarmayı planladığı yeni dünya sisteminde kendilerine yer olmadığına ya da hareket alanlarının tamamen ortadan kalkma ihtimali bulunduğuna ilişkin kanaatleri de var. Normalde İran'da rejimin düşmesini isteyecek Avrupa'daki iktidarlar, bu savaşın ABD lehine bitmemesini istiyorlar. Bu AKP iktidarı için de geçerli. Bir yandan 2024'ten beri ABD'yle sorunları azaltıp daha çok iş birliği yaptılar ama İran'da hızlı bir yıkım istemiyorlar. İsteyen var mı o da ayrı konu.'
'Şu anda İran'a dönük nükleer saldırı noktasında değiliz'
Saldırılar sonrası artan enerji maliyetlerine de dikkati çeken Okuyan, 'Dünya sistemi, doğal gaz ve petrolün dağıtımında çok büyük darbeler aldı. Bu İran'ı da etkiliyor. 4-5 ülkenin üretimi durdu. En çok üzerinde durulan Katar'daki doğal gaz üretimi. Bahreyn'de, Suudi Arabistan'da, Umman'da ve Irak'ta önemli petrol tesisleri de üretimi durdurdu' ifadelerini kullandı. Avrupa'nın bu durumdan çok etkilendiğini ve sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Okuyan, 'Uzun sürerse Türkiye de topun ağzında. Herkes, Çin de etkilenir diyor ama onunla kalmaz, Asya da buradaki üretime bağlı' dedi.
Okuyan nükleer silahların devreye alınıp alınmayacağına ilişkin de 'Bu savaşın yaygınlaşma olasılığı ve nükleer güçlerin karşı karşıya gelme olasılığı var ama şu anda İran'a dönük nükleer saldırı noktasında değiliz. Ancak İran yenilmezse ABD de 'beceremedim' demezse önümüze 'Bu savaş nasıl biter?' sorusu geliyor. İki taraf açısından maliyetler çok yükselirse bir çıkış yolu bulunur, tabii umarım ABD-İsrail yenilgisi ile biter. Öte yandan gerçekçi olacaksak bir tıkanma noktasına gelebilir' diye konuştu.
'Çin ve Rusya'nın savaşı yayma niyeti yok'
İran'ın ABD üslerini ve sermayesini hedef alacağını duyurduğunu belirten Okuyan, 'Savaşın yayılma riski var. Herkesin gözü kulağı da Çin'de, Rusya'da. Tabii silah tedariki, istihbarat paylaşımı yapılıyordur ama onların bu savaşı yaygınlaştırmak gibi bir niyeti yok' dedi.
Okuyan, 'Türkiye'nin bu savaşa katılımı için ABD'nin uyguladığı politikalar şimdilik tutmadı. Kürt coğrafyasındaki bazı siyasi hareketleri öne sürüp Türkiye dahil edilecekti, bir rekabet olacaktı, şimdilik olmadı' ifadelerini kullandı.
'Küba ayakta kalmalı. Onlara borcumuz var'
Trump'ın Küba'ya tehditleri ve Küba'yla dayanışma konusunda da Okuyan, 'Küba'yı savunmayı sorgulayan herkes sermaye sevicidir. Küba başka bir toplumsal sistem kuruyor. 'Yoksulluk var' demek, 'abluka hikaye' demektir. Küba önemli. Ahlaki olarak bu keyfiliğe, başındaki tüm belalara rağmen kafa tutuyor. ABD'yi tehdit etmiyor, silahı yok. Asıl mesele başka bir alternatif olduğu düşüncesini yok etmek istemeleri. Küba ayakta kalmalı. Onlara borcumuz var. Ayrıca insanlık bu tehditleri durduramazsa seçim gibi başlıklar da ortadan kalkar. İran'da da aynı şekilde, direncinin artırılması lazım' değerlendirmesinde bulundu.