Haber: Hakan KAYA
(İSTANBUL) - TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, 'İBB Davası' kapsamında tutuklu bulunan meslektaşlarıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Davaya konu olan iddianamelerin siyasi saiklerle ve teknik dayanaktan yoksun şekilde kurgulandığının belirtildiği açıklamada, 'Bilimin sesini mahkeme salonlarında susturmaya çalışanlar, tarihin ve toplumun vicdanında karşılık bulamayacaklardır.' denildi.
CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 107'si tutuklu toplam 402 ismin yargılandığı İBB davası bugün başladı. TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, soruşturması kapsamında tutuklu bulunan meslektaşlarıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:
'Bu davanın arka planındaki sistematik yapıyı, Türkiye'nin son yıllarda tanıklık ettiği geniş kapsamlı hukuksuzluk ikliminden ve meslek alanımıza yönelik süreklilik arz eden saldırılardan bağımsız ele almak mümkün değildir. Meslek alanımızın ve meslektaşlarımızın sindirilmeye çalışıldığı bu karanlık süreç, Gezi Davası ile başlamış ve bugünkü İBB soruşturması ile yeni bir boyuta evrilmiştir. Gezi Davasında mesleki doğrularını savunduğu için haksızca tutsak edilen geçmiş dönem şube başkanımız Tayfun Kahraman'ın yaşadığı süreç ne kadar hukuksuzsa, bugün İBB bünyesindeki meslektaşlarımızın sanık sandalyesine oturtulması da aynı sistematik kuşatmanın bir ürünüdür.
Gezi'den bugüne uzanan bu hat; bilim, hukuk ve kamu yararını savunan her türlü mesleki pratiği cezalandırma iradesinden beslenmektedir. Bu baskı zinciri, sadece belirli isimleri değil, doğrudan yerel yönetimlerin özerk yapısını, bilim ve hukuk esaslarına dayanan kamu hizmeti anlayışını ve bu faaliyetlerin anayasal güvencesini hedef almaktadır.
'Meslektaşlarımızın hakları iade edilmeli ve tüm yargılananlar beraat etmelidir'
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi olarak; meslektaşlarımızı bu belirsizlik ve baskı ortamında asla yalnız bırakmayacağımızı, mesleki birlikteliğimizden asla ödün vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. Bugün görülmeye başlanan bu davanın ilk celsesi ile birlikte talebimiz nettir: Siyasi saiklerle ve teknik dayanaktan yoksun bir biçimde kurgulanan bu iddianameler ve yargısal süreçler ivedilikle sonlandırılmalı, meslektaşlarımızın hakları iade edilmeli ve tüm yargılananlar beraat etmelidir.
'Meslektaşlarımızın maruz bırakıldığı bu süreçler, toplumun vicdanında şimdiden mahkum olmuştur'
Gezi Davasından İBB soruşturmasına kadar uzanan, meslektaşlarımıza ve meslek alanımıza yöneltilen bu baskı zinciri, bizleri kentlerimizi ve bilimi savunmaktan asla vazgeçirmeyecektir. Meslektaşlarımızın maruz bırakıldığı bu süreçler, toplumun vicdanında şimdiden mahkum olmuştur. Bugün başlayan duruşma süreciyle birlikte, adaletin yeniden tecelli etmesini, bilimin ve aklın kazandığı bir döneme girilmesini bekliyoruz. Tüm demokratik kitle örgütlerini, meslektaşlarımızı ve duyarlı kamuoyunu haksızlığa uğrayan arkadaşlarımızla dayanışmaya davet ediyoruz.
'Sürecin takipçisi olmaya ve haykırmaya devam edeceğiz'
Bilimin sesini mahkeme salonlarında susturmaya çalışanlar, tarihin ve toplumun vicdanında karşılık bulamayacaklardır. Bizler, meslektaşlarımızın dürüstlüğüne ve yürüttükleri faaliyetlerin meşruiyetine olan sarsılmaz inancımızla; adalet yerini bulana, her bir arkadaşımız aramıza dönene dek bu sürecin takipçisi olmaya ve haykırmaya devam edeceğiz'