(ANKARA) - TMMOB Şehir Plancıları Odası, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci ve Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu'nun tutuklanmasına tepki açıklaması yaptı. Açıklamada, 'Bu baskının sebebi şahsi değil, yapısal bir çatışmadır. Rant odaklı büyüme; doğası gereği kuralsızlık, belirsizlik ve kişiye özel imtiyazlarla beslenir. Oysa planlama; bilimsel ilkelere, nesnel kurallara ve toplumun ortak çıkarına dayanır. Planlamanın bu denetleyici gücü, kentin kaynaklarını ranta tahvil etmek isteyenlerin önünde en büyük engeldir. Meslektaşlarımızın hedef alınması; planlama ilkelerinin, tepeden inme ve çıkara dayalı kararlara 'engel' olarak görülmesinin sonucudur. Şehir plancılarının işlerini layıkıyla yapması, kurulan denetimsiz düzene karşı bir tehdit olarak algılanıyorsa; tehdit şehir plancıları değil, bu düzenin kendisidir.' denildi.
CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne yapı ve iskan ruhsatlarında rüşvet ve usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 20 kişiden dokuzu tutuklandı. Tutuklananlar arasında Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ve Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci de yer aldı.
Tutuklama kararına TMMOB Şehir Plancıları Odası'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
'Tutuklu meslektaşlarımız arasına bugün iki meslektaşımız; Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı ve 34. Dönem Onur Kurulu Üyemiz Filiz Deveci eklenmiştir. Ayrıca 34. Dönem Denetleme Kurulu Üyemiz Teoman Tekkökoğlu ile üyemiz Hülya Tekkökoğlu'nun oğlu Mimar Barkın Ege Tekkökoğlu da tutuklananlar arasında yer almaktadır. Yaklaşık bir yıldır sistematik hale getirilen, her sabah bir başka arkadaşımızın özgürlüğünün kısıtlandığı bu sürece alışmıyoruz. 'İçerideki' şehir plancısı sayısının giderek artması, münferit yargı süreçleri değil; doğrudan planlama disiplininin toplumun yaşam hakkını savunma iradesine yönelik bir müdahaledir. Bu hukuksuzluğun bir rutin haline getirilmesini, her sabah yeni bir tutuklama haberiyle uyanmayı reddediyoruz. Sessizce sıramızı beklemeyeceğiz; bu tabloyu kanıksamıyoruz, alışmıyoruz!
'Şehir plancıları, rantın önündeki en büyük engel olarak görülmektedir'
Neden Şehir Plancıları? Şehir plancılığı, bir kenti sadece binalar toplamı olarak değil, toplumun ortak yaşam alanı olarak görür. Bizler; bir avuç azınlığın çıkarları uğruna doğal varlıkların yok edilmesine, kıyıların yağmalanmasına ve deprem toplanma alanlarının ranta açılmasına bilimle ve hukukla karşı çıkıyoruz. Şehir plancıları, kimi çıkar çevreleri açısından rantın önündeki en büyük engel olarak görülmektedir; hedefte olmamızın asıl sebebi, bu ödün vermez duruşumuzdur.
Bu baskının sebebi şahsi değil, yapısal bir çatışmadır. Rant odaklı büyüme; doğası gereği kuralsızlık, belirsizlik ve kişiye özel imtiyazlarla beslenir. Oysa planlama; bilimsel ilkelere, nesnel kurallara ve toplumun ortak çıkarına dayanır. Planlamanın bu denetleyici gücü, kentin kaynaklarını ranta tahvil etmek isteyenlerin önünde en büyük engeldir. Meslektaşlarımızın hedef alınması; planlama ilkelerinin, tepeden inme ve çıkara dayalı kararlara 'engel' olarak görülmesinin sonucudur. Şehir plancılarının işlerini layıkıyla yapması, kurulan denetimsiz düzene karşı bir tehdit olarak algılanıyorsa; tehdit şehir plancıları değil, bu düzenin kendisidir.
'Tutuklu tüm meslektaşlarımızın yanındayız'
Meslektaşlarımızın sadece görevini yaptıkları için tutsak edilmesi, hukuk devletinin işlevsizleştiğinin kanıtıdır. Yaşananlar, ülkenin bilimsel akıldan ve denetim mekanizmalarından tamamen koparıldığı bir karanlığa işaret etmektedir. Bu operasyonlar, toplumun kent üzerindeki denetim gücünü kırma girişimidir. Mesleğimize yönelik bu saldırı, kentin ve toplumun haklarına yönelmiş çok boyutlu bir tehdittir. Hapsedilen, sadece kişisel özgürlüklerimiz değil; kentlerin kamu yararı doğrultusunda planlanması iradesir. TMMOB Şehir Plancıları Odası olarak; bilimden, halktan ve meslektaşlarımızdan yana olan kararlı duruşumuzu sürdürüyoruz. Mesleki sorumluluğumuzu yerine getirmenin suç olmadığını yineliyoruz. Buradayız, susmuyoruz! Alışmıyoruz, Kanıksamıyoruz! Tutuklu tüm meslektaşlarımızın yanındayız!'





