Türk Tabipleri Birliği (TTB), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Birlik, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’de depremlerin yol açtığı yıkımın önüne geçilemediğini belirterek, 6 Şubat 2023 depremlerinin geçmişten yeterince ders çıkarılmadığını bir kez daha gösterdiğini savundu.

TTB’nin açıklamasında, TBMM Araştırma Komisyonu’nun 2010 tarihli raporuna göre 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nde 18 bin 373 kişinin yaşamını yitirdiği, 48 bin 901 kişinin yaralandığı ve 5 bin 840 kişinin kayıp kabul edildiği hatırlatıldı.

“Depremlerin getirdiği yıkım değişmedi”

TTB, 17 Ağustos’un yalnızca geçmişte yaşanan büyük bir felaket olarak hatırlanmadığını, Türkiye’de meydana gelen her büyük depremde yeniden gündeme geldiğini vurguladı.

Birlik, deprem tehlikesinin bilindiği bir ülkede yapıların ve insanların korunması için gerekli önlemlerin alınmamasının, bilimsel uyarıların dikkate alınmamasının ve riskli yapılaşmanın devam etmesinin yıkımın boyutlarını artırdığını savundu.

Resmi Gazete'de atama kararları: Kültür ve Turizm Bakanlığı ile BTK ve DHMİ'ye yeni atamalar
Resmi Gazete'de atama kararları: Kültür ve Turizm Bakanlığı ile BTK ve DHMİ'ye yeni atamalar
İçeriği Görüntüle

İmar aflarına dikkat çekildi

Açıklamada, imar afları ve benzeri uygulamalar da eleştirildi. Riskli ve denetimsiz yapı stokunun ortadan kaldırılması yerine bazı düzenlemelerle bu yapıların fiilen meşrulaştırıldığı görüşü dile getirildi.

TTB, 6 Şubat 2023 depremlerinin 17 Ağustos’tan çıkarılmayan derslerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade etti.

Yeniden inşa sürecine eleştiri

TTB, deprem sonrasında yürütülen yeniden inşa çalışmalarında da toplum ve doğa yararının esas alınması gerektiğini belirtti.

Altyapı, ulaşım, temiz su, kanalizasyon, eğitim ve sağlık hizmetleri yeterli şekilde planlanmadan oluşturulan yerleşimlerin yeni eşitsizliklere ve halk sağlığı sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuldu.

Birlik ayrıca son 30 yılda deprem konusunda yeni kanunlar ve yönetmelikler çıkarılmasına, planlar hazırlanmasına ve kurumlar oluşturulmasına rağmen 6 Şubat depremlerindeki büyük yıkımın engellenemediğine dikkat çekti.

“Afet hafızası mücadelenin zemini olmalı”

TTB, afetlerin yalnızca yıldönümlerinde hatırlanmaması gerektiğini belirterek afet hafızasının kamusal sorumluluğun temel unsurlarından biri haline getirilmesi çağrısı yaptı.

Üniversitelerin, meslek örgütlerinin, sendikaların, gönüllü kuruluşların ve toplumun afet yönetiminde söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan TTB, afetlere ilişkin yasaların, planların ve yeniden inşa süreçlerinin toplumla birlikte hazırlanmasını istedi.

Birlik, bir sonraki büyük depremde aynı sonuçlarla karşılaşmamak için bilimsel, kamusal ve katılımcı bir afet yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.