Haber: Caner AKTAN
(TUNCELİ) - Tunceli'nin Hozat İlçesinde 2017 yılında bir otomobilin içerisinde göğsünden vurulmuş halde ölü bulunan Onur Sefer hakkında yürütülen soruşturmada 4 savcı değişti, olay aydınlatılmadı. Baba Süleyman Sefer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten oğlunun da katilinin bulunmasını istedi.
Olay, 7 Mayıs 2017 tarihinde Tunceli'nin Hozat İlçesine bağlı Ergen Köyü mevkiinde meydana geldi. Onur Sefer (25) kendisine ait otomobilin içerisinde ölü bulundu. Olayla ilgili Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Onur Sefer ile ilgili yürütülen soruşturma dosyasında 4 savcı değişmesine rağmen kayda değer bir ilerleme sağlanamadı.
Onur Sefer'e air otopsi raporuna göre, Sefer'in sol göğüsünün 6 santim üstü ve sol koltuk altının üst kısmı olmak üzere vücuduna en az 2 adet ateşli silah mermisi isabet etti. Ayrıca her iki atışın da bitişik atış mesafesinden yapılmasına rağmen, tüfeğin boyutları, Sefer'in araç içindeki yatış pozisyonu ve sol ön kapıdaki saçma giriş delikleri arasındaki dağılımda uyumsuzluklar olduğu da bilirkişi raporunda yer aldı.
Bilirkişi raporunda, sağ ön koltuk sırt kısmında el parmakları şeklinde sürüntü kan lekeleri bulunduğu, ancak bu izlerin Onur Sefer'in araç içindeki yatış pozisyonu ile uyumlu olmadığı da tespit edildi. Raporda, aracın sol arka tekerlek bölgesinde bulunan kan lekelerinin nasıl oluştuğuna ilişkin ise 'teknik izahat' yapılamadı.
BİLİRKİŞİ RAPORU: OLAY CİNAYET OLABİLİR
Bilirkişi tarafından raporun son kısmında ise mevcut delillerin ve bulguların 'intiharı destekleyici nitelikte olmadığı' ve olayın bir 'cinayet' olabileceği yönünde kanaat bildiridi. Raporda, 'Tüm bu gerekçelere dayanılarak ölümün orijininin intihar destekleyici nitelikte olmadığı, olayın orijininin cinayet olmasının muhtemel olduğu ve araçta bulanan av tüfeğinin özellikleri dikkate alındığında söz konusu eylemin araç içerisinde ve özellikle sağ ön kapı açık iken gerçekleştirilmesinin mümkün olduğuna ilişkin bilirkişi kanaatimi tensip makamınıza ait olmak üzere arz ederim' ifadeleri yer aldı.
Ancak dosyadaki bulgulara rağmen soruşturmada herhangi bir ilerleme sağlanamadı. Baba Süleyman Sefer (85) , Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek, 'Gülistan'ın katillerini çıkardılar. Benim de oğlumun katilini çıkarması için rica ediyorum. Şimdiye kadar savcılardan bir umut bekliyorduk. Savcılar bir delil çıkaramadılar. Biz ölmeden oğlumuzun katlinin belirlenmesini istiyoruz' dedi.
Anne Sultan Sefer (80) ise, 'Gülistan'ın katilini buldular, Onur'un da katilini bulsunlar. Ben çok sevinirim. Zaten Onur'um gelmiyor eve, hiç olmazsa katili bulunsun rahat edeyim. Öyle bir acı yaşıyoruz ki, hiç unutulmaz bir acı yaşıyoruz. Benim çocuğum kime ne yaptı? Kimseye zararı yoktu, işindeydi gücündeydi' diye konuştu.
Ailenin avukatı Cihan Ezer, dosyanın yeniden ele alınması ve soruşturmanın derinleştirilmesi talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu.
'SAVCILARA YALVARDIK, BU OLAYI AYDINLATIN DEDİK'
Onur Sefer'in kardeşi Metin Sefer ise yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:
'O dönemin savcılarına biz defalarca intihar olmadığını söyledik. Bize hiçbir ayrıntıyı anlatmadılar. 4 yıl boyunca bizi getirip götürdüler. Gizlilik kararı koydular. Bize ve avukatlarımıza bilgi verilmedi. Savcılara yalvardık dedik ki ya aydınlatın bu olayı. Artık bizim sabrımız kalmadı. Bu intihar değil. Dört yıl bittikten sonra yeni yeni bize bilgi vermeye başladılar.
Dosyayı bize açtılar. İntihar olduğunu söylediler bize. Biz intihar olmadığını defalarca dememize rağmen 'bize intihar' dediler. Arabanın içinde kan var. Kanının kime ait olduğu belli değil. Arabanın arka tarafında kan var. Savcı bey bize 'kimliği belirsiz kan' diyor. Bir arabanın içinde cinayet oluyor. Arabanın içinde kardeşimin ayağında bir ayakkabı var, birisinde yok. Arabanın içinde çamur var. Bu çamur kimden geldi? Saç var. Bu saç örnekleri kime ait? Artık savcıların bir an önce buna bir çözüm bulması lazım. Bakanlıktan kardeşimi öldürenin kim olduğunu bulmasını istiyoruz.'