“Manifest” isimli müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Akış, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Akış, ifadesinde hakkındaki suçlamaları reddederken banka hesaplarının ve telefonunun incelenmesi halinde beyanlarının doğruluğunun ortaya çıkacağını savundu.
Manifest’in kuruluş sürecini anlattı
Tolga Akış, Manifest grubunun kurucusu olduğunu ve grup üyelerini “Big Five Türkiye” isimli yarışma aracılığıyla seçtiğini söyledi.
Yurt dışından hesaplarına gelen paraların YouTube ile Spotify ve Apple gibi müzik servislerinden elde edilen gelirlerden oluştuğunu belirten Akış, hesaplarını hiçbir zaman suç gelirlerini aklamak amacıyla kullanmadığını ifade etti.
Mesut Adlin hakkındaki iddialara yanıt verdi
Akış, Mesut Adlin’i geçmişte bazı projelerinde fotoğrafçı olarak çalışması nedeniyle tanıdığını söyledi. Adlin hakkında bazı kadınların taciz iddialarında bulunmasının ardından birlikte çalışmayı bıraktıklarını belirten Akış, bu süreçten sonra Adlin’in kendisine karşı kin beslediğini ileri sürdü.
Sosyal medyada yayımlanan bazı yazışmaların da bağlamından koparılarak paylaşıldığını savunan Akış, konuşmaların mizah amacıyla yapıldığını ve gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Konser dosyasında sorumluluğu olmadığını savundu
Akış, 6 Eylül 2025’te Küçükçiftlik Park’ta gerçekleştirilen konser nedeniyle Manifest üyeleri hakkında yürütülen yargılamada kendisinin şüpheli olmadığını ifade etti.
Konserdeki dans figürlerinin kendi yönetiminde gerçekleşmediğini belirten Akış, bu nedenle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savundu.
Gelir paylaşımı iddialarını açıkladı
Grubun gelir sistemiyle ilgili basına yansıyan haberlerin doğru olmadığını söyleyen Akış, menajerlik ilişkisinde gelirin yüzde 60’ının Manifest üyelerine eşit şekilde dağıtıldığını, yüzde 40’lık bölümün ise proje giderleri için şirkete ayrıldığını belirtti.
Grup üyelerinin başka kişilerle görüşmesinin yasak olduğu yönündeki iddiaları reddeden Akış, sosyal medya hesaplarından bağımsız reklamlı paylaşım yapılamamasına ilişkin sınırlamanın ise projeyi korumak amacıyla getirildiğini söyledi.
Hasta üyelerin sahneye zorlandığı iddiasını reddetti
Akış, grup üyelerinin sağlık sorunlarına rağmen sahneye çıkmaya zorlandığı yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını savundu.
Yenikapı’daki bir konserde rahatsızlanan Hilal isimli grup üyesini iki doktordan onay almadan yeniden sahneye çıkarmadığını belirten Akış, konserlerde doktor, psikolog ve fizyoterapistin de ekiple birlikte bulunduğunu ifade etti.
“Suçlamaları kabul etmiyorum”
Troll ve bot hesapları üzerinden yapay PR çalışması yürütüldüğü iddialarını reddeden Akış, grubun sosyal medya paylaşımlarının hayran kitlesi tarafından yapıldığını söyledi.
Netflix ile yürütülen projenin de grubu uluslararası alanda tanıtmayı amaçlayan bir belgesel çalışması olduğunu anlatan Akış, gözaltına alındığında telefon şifresini kendi rızasıyla teslim ettiğini belirtti.
Akış ifadesini, “Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” sözleriyle tamamladı.
Savcılık işlemlerinin ardından Tolga Akış’ın tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildiği öğrenildi. Akış hakkında nihai kararı hakimlik verecek.





