Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin Yenimahalle İlçe Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ; gazilerin Güvenpark’taki eylemine yapılan müdahale, terörle mücadele, Suriye’deki gelişmeler, İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetleri, MHP’ye yönelik eleştirileri ve ekonomik sorunlar hakkında açıklamalar yaptı.
“Bu gazilerden neden bu kadar korkuyorsunuz?”
Özdağ, Ankara Güvenpark’ta 37 gündür eylem yapan gazilere sabah saatlerinde polis müdahalesi gerçekleştirildiğini söyledi.
Yaklaşık 500 polisin katıldığı operasyonla gazilerin Bilkent’teki rehabilitasyon merkezine götürüldüğünü öne süren Özdağ, daha sonra İçişleri Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen gazilerin yolunun yeniden kesildiğini ifade etti.
Özdağ, “Bu gazilerden neden bu kadar korkuyorsunuz? Bu insanlar hayatlarını devlet ve millet yaşasın diye verdiler. Bacaklarını verdiler, kollarını verdiler, gözlerini verdiler. Şimdi İçişleri Bakanlığı önünde bir açıklama yapmalarını neden engelliyorsunuz?” diye konuştu.
Adalet Bakanı Gürlek’e soruşturma çağrısı
Zafer Partisi lideri, 15 Ağustos’ta bazı kentlerde PKK’nın ilk silahlı eyleminin yıldönümü kapsamında gerçekleştirildiğini söylediği etkinliklere de tepki gösterdi.
DEM Partili bazı milletvekillerinin söz konusu etkinlikleri sosyal medyada paylaştığını belirten Özdağ, bu paylaşımlar hakkında neden soruşturma başlatılmadığını sordu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Özdağ, İYİ Parti Grup Başkanvekili hakkında TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşması nedeniyle soruşturma açıldığını hatırlatarak, “Terör eylemi kutlamasını kutlayan DEM milletvekili için neden soruşturma açılmıyor?” ifadelerini kullandı.
Özdağ’ın bu bölümde dile getirdiği değerlendirmeler siyasi görüş ve iddialarını yansıtıyor.
Kayseri ve Amedspor örneğini verdi
Özdağ, Kayseri’de Abdullah Öcalan’a yönelik sert ifadeler kullanan bir kadının gözaltına alındığını belirtirken, Amedspor maçında rakip tribüne silahla ateş ediyormuş gibi hareket yaptığını öne sürdüğü bir taraftar hakkında işlem yapılmadığını savundu.
Farklı taraftar gruplarına aynı davranış karşısında farklı uygulamalar yapıldığını öne süren Özdağ, bu durumu kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Furkan Vakfı operasyonunu değerlendirdi
Furkan Vakfı’na yönelik operasyonu da gündemine alan Özdağ, operasyonun daha önceden Cumhurbaşkanlığı’nda görevli bir danışmanın sosyal medya paylaşımıyla işaret edildiğini iddia etti.
Özdağ, iktidarı desteklemeyen dini yapılanmalara yönelik operasyonların devam edebileceğini ileri sürdü.
“İsrail uçaklarının buraya kadar gelmesine nasıl izin veriyorsunuz?”
Ümit Özdağ’ın açıklamalarındaki önemli başlıklardan biri de Suriye ve İsrail oldu.
İsrail savaş uçaklarının İdlib’de bir askeri üs ve havaalanını vurduğunu söyleyen Özdağ, söz konusu saldırının Türkiye’ye yönelik bir mesaj niteliğinde olduğunu savundu.
İktidara seslenen Özdağ, “İsrail uçaklarının sınırımızın burnunun dibine kadar gelmesine nasıl izin veriyorsunuz?” diye sordu.
Özdağ ayrıca İsrail’e ait F-35’lerin Suriye’de görev yapan Türk askerlerinin yakınında uçtuğunu ileri sürdü ve Türkiye’nin bölgede daha güçlü caydırıcılık göstermesi gerektiğini savundu.
Suriye’deki atamaya tepki gösterdi
Özdağ, Suriye’de YPG yapılanmasının kuruluşunda görev aldığını söylediği bazı PKK mensuplarından birinin Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olduğunu ileri sürdü.
Söz konusu kişinin Türkiye’nin arananlar listesinde bulunduğunu savunan Özdağ, daha sonra bu listeden çıkarıldığı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“Başka sessiz sedasız hangi isimleri arama listelerinden çıkartacaksınız?” diye soran Özdağ, hükümetten açıklama talep etti. Bu iddialara ilişkin resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir açıklama metinde yer almıyor.
Bahçeli’ye “çerçeve yasa” sorusu
Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de bir aşiret reisinin ziyareti sonrasında kamuoyuna yansıyan sözler üzerinden seslendi.
Bahçeli’ye atfedilen “çerçeve yasa Kürdistan’ın dört parçası için geçerli” ifadesinin MHP tarafından yalanlanmadığını savunan Özdağ, bu sözlerin doğru olup olmadığının açıklanmasını istedi.
Özdağ, söz konusu ifadelerin Türkiye’nin güneydoğusuna ilişkin nasıl bir siyasi yaklaşımı ifade ettiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti. Bu sözler, Özdağ’ın aktardığı ve doğrulanmasını istediği bir iddiaya dayanıyor.
Esnaf ziyaretlerinde “çerçeve yasa” mesajı
Basın toplantısında Özdağ’a Ankara’daki esnaf ziyaretlerinde vatandaşların gündeminin ne olduğu da soruldu.
Özdağ, ekonomik sıkıntıların en önemli sorunlardan biri olduğunu ancak bazı vatandaşların “çerçeve yasa” olarak anılan düzenlemeye ilişkin de kaygılarını dile getirdiğini söyledi.
Anafartalar’da ziyaret ettiği bir kuyumcunun kendisine, “Altın iner çıkar. Bu çerçeve yasayla vatan ayağımızın altından kayıyor” dediğini aktardı.
“Vatandaş ekonomik zulmün altında”
Özdağ, Ankara’daki esnaf ve vatandaş ziyaretlerinde ekonomik sorunların ağır şekilde hissedildiğini belirtti.
Meyve halinde görüştüğü, eşini kaybetmiş ve 16 bin 300 lira dul maaşıyla geçinmek zorunda olduğunu söyleyen bir kadının yaşadığı güçlüğü örnek veren Özdağ, milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu savundu.
Yurt dışına çıkan para miktarına dikkat çekti
Süleymancılar soruşturmasında yurt dışına yaklaşık 1 milyar dolarlık para transferi yapıldığı yönündeki iddialara da değinen Özdağ, Türkiye’den son yıllarda çıkan sermayenin çok daha yüksek olduğunu söyledi.
Özdağ, resmi rakamlara göre yurt dışında gayrimenkul satın almak için Türkiye’den 12,5 milyar dolar çıktığını belirterek, hukuk sistemine duyulan güven ile ekonomik gelişme arasında doğrudan ilişki bulunduğunu savundu.
“Türkiye’ye giren sermayeden daha fazlasının Türkiye’den çıktığını” öne süren Özdağ, “Hukukun olmadığı yerde ekonomik gelişme olmaz” ifadelerini kullandı.





