YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada kendisi, ailesi ve çalışma arkadaşları hakkında ileri sürülen iddialara sert tepki gösterdi.

Yaklaşık 2 Mayıs 2026’dan bu yana bir itirafçının beyanları üzerinden hedef alındığını savunan Ağbaba, hakkındaki para alışverişi iddialarını kesin bir dille reddetti. Suçlamaların telefon ve konum kayıtlarıyla araştırılmasını isteyen Ağbaba, HTS veya baz kaydı bulunması hâlinde en ağır sonuca razı olduğunu söyledi.

“HTS KAYDI VARSA İDAM EDİLMEYE RAZIYIM”

Veli Ağbaba, Gökhan Böcek isimli kişinin kendisine 1 milyon avro verdiğini iddia ettiğini belirterek bu suçlama nedeniyle uzun yıllardır yanında çalışan bir kişinin tutuklandığını aktardı.

İddianın ortaya atıldığı döneme ilişkin telefon ve konum kayıtlarının incelenmesini isteyen Ağbaba, söz konusu kişiyle kendisi veya danışmanı arasında HTS ve baz kaydı bulunmadığını savundu.

Ağbaba, Genel Kuruldaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Eğer Gökhan Böcek’le benim HTS kaydım varsa, baz kaydım varsa, danışmanımın bir baz kaydı veya HTS kaydı varsa idam edilmeye razıyım. Bir iftirayla, kirli bir saldırıyla karşı karşıyayız.”

Ağbaba, Gökhan Böcek’i yalnızca 16 Eylül 2025 tarihinde, babasını cezaevinde ziyaret ettiği sırada gördüğünü söyledi. Suçlamaya konu edilen diğer tarihlerde ise Malatya’da bulunduğunu ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında programlara katıldığını ifade etti.

YEĞENİNİN TUTUKLANMASINA TEPKİ GÖSTERDİ

Konuşmasında ailesine yönelik adli işlemlere de değinen Ağbaba, yeğeninin hesabında yüksek miktarda kaynağı belirsiz para bulunduğu yönünde haberler yayımlandığını söyledi.

Ancak söz konusu paranın 150 bin liralık yardım ödemesinden ibaret olduğunu öne süren Ağbaba, yeğeninin bu nedenle tutuklandığını savundu.

Ağbaba, soruşturma kapsamında dile getirilen iddialarla kamuoyuna yansıyan bilgilerin birbirinden farklı olduğunu belirterek dosyadaki tüm para hareketlerinin şeffaf biçimde incelenmesini istedi.

DANIŞMANINA BASKI YAPILDIĞINI İLERİ SÜRDÜ

Veli Ağbaba, yaklaşık 19 yıldır TBMM’de yanında görev yapan danışmanının da tutuklandığını açıkladı. Danışmanının, Ramazan ayı ve 6 Şubat depremleri sırasında yürütülen yardım çalışmaları kapsamında gerçekleşen para transferleri nedeniyle suçlandığını söyledi.

Ağbaba, danışmanına kendisi hakkında ifade vermesi yönünde baskı yapıldığını öne sürdü. Danışmanının farklı cezaevlerine gönderildiğini belirten Ağbaba, “Veli Ağbaba hakkında konuşmadığın sürece seni cezaevinden çıkarmayız” şeklinde bir baskıyla karşı karşıya kaldığını iddia etti.

Bu açıklamalar Ağbaba’nın Meclis kürsüsünden dile getirdiği iddialara dayanırken, ilgili makamların söz konusu suçlamalara ilişkin değerlendirmesi henüz kamuoyuna yansımadı.

DEPREM YARDIMLARINI ANLATTI

Ağbaba, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yürüttüğü yardım faaliyetlerinin bugün suçlama konusu hâline getirildiğini savundu.

Depremin ilk saatlerinden itibaren yardım çağrıları yaptığını anlatan Ağbaba; kurabiye, un, ekmek, su, ayakkabı, soba ve odun gibi temel ihtiyaç malzemelerinin kentte dağıtılmasına aracılık ettiğini söyledi.

Elâzığ’dan gönderilen yaklaşık 676 bin liralık bir kamyon kurabiyeyi depremzedelere dağıttığını belirten Ağbaba, Amasya’dan dört kamyon un temin ettiğini ve bu unların açık durumdaki fırınlara verilerek ücretsiz ekmek üretilmesini sağladığını anlattı.

Özel’in talimatıyla YENİ Parti heyeti KKTC’ye gidiyor
Özel’in talimatıyla YENİ Parti heyeti KKTC’ye gidiyor
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 50 kişilik bir ekiple yardım çalışmaları yürüttüklerini kaydeden Ağbaba, danışmanlarının da bu faaliyetlerde görev aldığını belirtti. Yapılan yardımların para transferleri üzerinden suç olarak gösterilmesine tepki gösterdi.

“BİR KURUŞ HARAM PARA GEÇTİYSE ZEHİR OLSUN”

Hakkındaki bütün iddiaların araştırılmasını isteyen Ağbaba, hayatı boyunca para ilişkileri üzerinden siyaset yapmadığını savundu.

Kendisi ve yakınlarının haksız kazanç elde etmediğini ifade eden Ağbaba, “Benim ve yakınlarımın boğazından bir kuruş haram para geçtiyse zehir olsun, zıkkım olsun” sözleriyle suçlamaları reddetti.

Ağbaba, mal varlığının, banka hesaplarının ve yakınlarının para hareketlerinin incelenmesine açık olduğunu belirterek soruşturmanın somut deliller üzerinden yürütülmesi çağrısında bulundu.

AĞABEYİNİN GÖZALTINA ALINDIĞINI AÇIKLADI

Veli Ağbaba, ağabeyinin aynı gün sabah saatlerinde “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla gözaltına alındığını söyledi.

Ailesinin 1974 yılından bu yana esnaflık yaptığını belirten Ağbaba, kendisinin veya yakınlarının kamu kurumlarından ihale almadığını ve kamuya mal satmadığını savundu.

Ağbaba, ailesinin herhangi bir kamu ihalesine girdiğinin ortaya çıkarılması durumunda milletvekilliğinden ayrılmaya ve en ağır yaptırımla karşı karşıya kalmaya hazır olduğunu ifade etti.

Malatya’daki siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları ve sivil toplum kuruluşlarının ailesini tanıdığını söyleyen Ağbaba, geçmişten bugüne camilere, cemevlerine, okullara ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek verdiklerini anlattı.

SEÇİM KAMPANYALARINDAKİ DESTEKLERİ HATIRLATTI

Ağbaba, seçim dönemlerinde milletvekillerinin ve siyasi partilerin farklı kişilerden araç, yakıt, ulaşım ve organizasyon desteği alabildiğine dikkat çekti.

Kendi seçim çalışmalarında kullandığı bir aracın da AK Partili bir kişi tarafından hazırlandığını söyleyen Ağbaba, seçim kampanyalarındaki her desteğin rüşvet olarak değerlendirilmesi hâlinde birçok siyasetçinin suçlanabileceğini savundu.

Milletvekillerinin işlemlerinin büyük bölümünü danışmanları üzerinden yürüttüğünü belirten Ağbaba, danışmanların gerçekleştirdiği para transferlerinin doğrudan suç delili olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.

“AİLEYE SALDIRILMAZ”

Konuşmasının sonunda kendisiyle siyasi mücadele yürütülebileceğini ancak ailesinin hedef alınmaması gerektiğini söyleyen Ağbaba, tutuklanan kişilerin eşleri ve yeni doğmuş çocukları bulunduğunu hatırlattı.

Siyaseten rakip veya karşıt olunabileceğini ifade eden Ağbaba, suçlamaların aile bireylerine ve çalışma arkadaşlarına yöneltilmesini eleştirdi.

Ağbaba, soruşturmanın siyasi değerlendirmelerden uzak, somut deliller ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesini istedi. Hakkındaki iddiaların henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararına dönüşmediği ve soruşturma sürecinin devam ettiği belirtildi.