(İSTANBUL) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın sabah saatlerinde bir soru üzerine 'Ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır' sözlerini tekrar ederek, 'Artık saflar netleşmiştir. Yapılacak seçim, demokratlarla otokratlar arasındadır; Türkiye ittifakı ile darbe ittifakı arasındadır. Butlancılar ve darbeciler, otokratların safındadır. Artık bütün demokratların birleşme vakti gelmiştir. Üsküdar iyi bilir; ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır' ifadesini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar İskele Meydanı'nda 'Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir' buluşmasında yaptığı konuşmada, 'Üsküdar'dan madem ki ilçen ya, madem ki kalen ya, sakın şunu unutma. Sen istediğin kadar iradesine kapkaç yap, iradesini çalmaya çalış, Üsküdar o hesapları bozdu. Üsküdar bundan sonra ne senin, ne partinin kalesidir. Üsküdar milletin kalesidir' dedi. Özel, şunları kaydetti:
'Erdoğan'a sesleniyorum. Aydın'da topuklayan birisi AK Parti'ye katılmıştı. Bir gece mitinginde Erdoğan'a çağrıda bulundum, oralı olmadı. Ama geçen hafta Aydın'ın seçim anketi yayınlandı. Geçmişte rekor oylarla seçilen, sonra Aziz İhsan Aktaş tehdidiyle AK Parti'ye devşirilen, milletin gözünden, gönlünden düşmüş yerlerde sürünüyor. YENİ Parti, Aydın'da tek başına yüzde 50. Topuklayan efe, yüzde 18. Ben Üsküdar'a, ben Sinem Başkan'a, millete güveniyorum. Kendine güveniyorsan çık karşımıza yenileyelim seçimleri. Belediye leclisinde adam satın alarak, tehditle, şantajla, yargı gücüyle bir ilçeyi alıyorsan o bir seçim başarısı değil, tükenmişliğin itirafıdır. Kendine güvenen karşımıza çıksın. Dün çıkmış diyor ki Güneysu'da otobüsün camının içinden, 'İnşallah yaklaşan seçimleri atlatacağız'. Seçim, atlatılacak bir şey değildir. Hastalık atlatılır, kriz atlatılır, tehlike atlatılır, kaza atlatılır, seçim atlatılmaz. Atlatamayacaksın. Yaklaşan seçimi bir kriz olarak gören, bir tehlike olarak gören, atlatmak için kendince dua edene diyorum ki, emekli açlığı atlatmadan sen o seçimi atlatamayacaksın. Gençlerin ve ailelerinin gelecek kaygısı atlatılamıyorsa, vallahi atlatamayacaksın, billahi atlatamayacaksın, o seçimden kaçamayacaksın.
'BİZ O SANDIĞA VARIRIZ, O SEÇİMİ ALIRIZ'
Burdan bir sözüm de tüm hastalığıma, yorgunluğuma rağmen cesaretimle, inancımla ve sizlere teminat vererek söylüyorum, birileri sosyal medyada bozgunculuk, moral bozukluğu yaratıp, önümüzdeki döneme ilişkin mücadele azmini kırmak için türlü oyunlar içinde olabilir, kimse endişe etmesin, kimse enseyi karartmasın, kimse korkmasın. Biz o sandığa varırız, o seçimi alırız. Biz, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız.
25 yıldır tek başına iktidarda olan parti, üç çöküşü birlikte yaşıyor, yaşatıyor. Siyasi olarak çökmüştür, ahlaki olarak çökmüştür, memleketi ekonomik olarak çökertmiştir. Siyasi olarak çökmüştür çünkü artık arkasında milletin desteği yoktur. Artık iktidar değişikliği zamanlama meselesidir. Siyasi olarak çökmüştür çünkü bir ilçe belediyesini hileyle ele geçirmeye tenezzül edecek kadar güçsüzdür, güvensizdir. Ahlaki olarak çökmüştür çünkü seçilmişleri tehdit ederek, menfaat teklif ederek yanına çekmeye tenezzül edecek kadar küçülmüştür. Emeklisine 23 bin TL, asgari ücretlisine 28 bin TL verip, açlık sınırının 37 bin TL, yoksulluk sınırının 122 bin TL olduğu ülkede seçim sandığına giderken, her türlü hileyi, hurdayı göze aldığını gösterip, güya sizi, bizi yıldırmaya, milleti korkutmaya, iradesine yön vermeye çalışmaktadır.
'ESKİ SİYASETİN PİLİ BİTMİŞTİR'
Erdoğan ve AK Parti siyaseti, arkamızdaki 15 Temmuz Köprüsü'nün gerçekliği kadar tükenmiştir. Seçimi kazanmak için para arayan, onun için bu köprünün 30 yıllık gelirini, üç beş yıllık peşini bir kerede verene veren, doğmamış çocuğun hakkını, 30 yıl sonradan alan, siyasetine kaynak arayan bir iktidarın ayakta kalması mümkün değildir. And olsun ki, 59 TL'ye geçilen köprüyü satıp 250 TL geçiş yaptırmayı kafaya koyanlara, bunun parasını İngilize, Fransıza teklif edenlere, karşılığında 'bir beş yıl daha' diyenlere and olsun ki AK Parti'nin kara düzeni yıkılacak, YENİ Parti'nin yeni düzeni kurulacaktır.
Eski siyasetin pili bitmiştir, biz eskimiş, çürümüş, köhnemiş siyaseti geride bıraktık, milletin desteğiyle yeni bir yola çıktık, yeni bir parti kurduk. YENİ Parti'nin kuruluş talimatı millettendir. YENİ Parti'nin adını koyan sizsiniz, bütçesini yapan sizlersiniz. YENİ Parti Türkiye'nin yeni umududur. Eski siyaset, 'ben kazanayım' der. Yeni siyaset 'Millet kazansın' der. Eski siyaset, 'Ben gidersem ülke biter' diyor ama yeni siyaset, 'Sen gidersin Türkiye kalır, parti gider millet kalır, iktidar değişir cumhuriyet kalır' diyor.
'ARTIK BÜTÜN DEMOKRATLARIN BİRLEŞME VAKTİ GELMİŞTİR'
İlk sandık geldiğinde Üsküdar'ın kararını yine Üsküdarlılar verecek. İstanbul'un kararını İstanbul verecek. Türkiye'nin kararını bu millet verecek. Ve o sandığın başında hiç kimsenin gölgesi olmayacak. Ne valinin ne savcının ne bakanın ne sarayın. Söz milletin olacak. Onlar Üsküdar'ı bir belediye binasından ibaret sandılar. Oysa Üsküdar haysiyet, edep, hüsnüniyet, zarafet, masumiyet, cesaret demektir. Üsküdar'ın ne olduğunu, Üsküdar'ı güya çok eski tanıyıp, şimdilerde unutanlara Üsküdar hatırlatacak. Sandığa kadar sabır, ondan sonrası selamet.
Biz YENİ Parti'yi, 'Partimizi elimizden aldılar. Bir partimiz olsun' diye kurmadık. Biz YENİ Parti'yi iktidar olsun diye kurduk. Üsküdar'a müjdelerim ki eskiler, eskinin sahibi Erdoğan, eskiler, eskiler, onlar yolun sonundalar; yeniler, biz daha yolun başındayız. Artık saflar netleşmiştir. Yapılacak seçim, demokratlarla otokratlar arasındadır; Türkiye İttifakı ile darbe ittifakı arasındadır. Butlancılar ve darbeciler, otokratların safındadır. Arkadaşlarına atılan iftiralar üzerinden onlara prim vererek, partinin içinde iktidar arayanlar, Türkiye'nin muhalefeti olmaya razı olanlar; oyun bozulmuştur, YENİ kurulmuştur. Asla yenilmeyeceğiz. Biz kazanacağız. Artık bütün demokratların birleşme vakti gelmiştir. Üsküdar iyi bilir; ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır.
Biz, hepimiz korkuya karşı umudun, eskiye karşı yeninin mücadelesini veriyoruz. Sonu ne olursa olsun bu yolda kararlılıkla yürüdük, yürüyeceğiz. 'Yaşasın demokrasi'. 'Yaşasın Cumhuriyet'. 'Yaşasın Türkiye'. Bu meydan yepyeni bir iktidarın, Cumhuriyet iktidarının, Atatürkçülerin, milliyetçilerin; devletini sevenlerin, özgürlüğünden taviz vermeyenlerin; zalimlere direnenlerin meydandır.'
(SON)





