'Niye bazı ülkelerde iş kazaları daha az da Türkiye'nin de içinde bulunduğu birçok ülkede daha fazla? Tedbir alındığında kazalar azalıyor, tedbir alındığında hayatlar kurtarılıyor; ama tedbir alınmadığında, denetim yapılmadığında maalesef canlarımızı kaybediyoruz. Çözümü, inanın, zor değil, sağlam kurallar koyacaksınız, denetleyeceksiniz. Denetimde yanlış bulduğunuzda da caydırıcı cezayı gözünüzü kırpmadan keseceksiniz. Sistemi sağlam kuracaksınız ki hayatlar kurtulsun.'
Türkiye'nin 'ağır bir demokrasi krizi içinde' olduğunu öne süren Babacan, şunları söyledi:
'Sadece nisan ayında gazeteciler tam 75 defa hâkimin karşısına çıktı bu ülkede. Bu insanlar yolsuzluk mu yaptı? Hayır. Birilerinin canına mı kıydı? Hayır. Yaptıkları sadece düşündüklerini söylemek, düşündüklerini yazmak, doğru gördükleri haberi de yayınlamak, yaptıkları sadece bu. İşte gazetecilerin bu kadar baskı altında olduğu bir ülkede, arkadaşlar, ifade özgürlüğünden bahsedilemez. Gazetecilerin bu kadar baskı altında olduğu bir ülkede demokrasiden bahsedilemez, çünkü demokrasi ancak hukukla kıymetlidir. Demokrasiyi sadece sandıktan ibaret görenler, 'Ben sandıktan yüzde 50 artı 1 aldım, aklıma geleni yaparım' demeye başladığında, o ülkede artık demokrasiden bahsedilemez.'
Babacan, KHK'lı ailelerin 'büyük bir mağduriyet' yaşadığını vurgulayarak, 'Bu sürecin ilk başında düğme yanlış iliklendi. Sisteme iki talimat verdiler: Bir, 'Kurunun yanında yaşı da yakın'. İki, 'Acımayın, yoksa kendiniz acınacak hale düşersiniz.' Çoğu davada hâkimler ne yaptı? 'Ya ben bunu hapse atacağım ya da kendim hapse gireceğim' dedi. Adaletin yerine gelmesi ile ilgili bir imkan ve ortam oluşturulmadı. Mağduriyetler büyük. Mesele sadece KHK meselesi de değil. Bir ülkede 2 milyon kişiden fazla insan, örgüt üyeliği, terör örgütü üyeliği sebebiyle şöyle ya da böyle savcılık süreci yaşamadan yargılanıyorsa, hangi ülkede milyonlarca üyesi olan bir terör örgütü olabilir? Evet, terör örgütleri vardır, tehlikelidir. Terörle kim olursa olsun sonuna kadar mücadele edilmelidir. Ama eğer siz bazı konuları bahane edip bir kesimin üzerine topyekûn gidiyorsanız, toplu cezalandırma yapıyorsanız bu hukuk değildir, adalet de değildir' dedi.
'Ülke yönetenlerin inanın reel sektörden haberleri yok'
'Tek bir ayın enflasyonu yüzde 4,18. Bahane hazır, 'Efendim işte enerji fiyatları arttı, İran'da savaş çıktı, bizde de enflasyon arttı, ne yapalım?' Petrol, benzin, motorin fiyatı sadece Türkiye'de mi arttı? Yılın sonu gelecek, bakacaksınız ki listeye; pek çok ülkede yılın enflasyonunun tamamı, petrol fiyatlarına rağmen yüzde 4'ün altına çıkacaktır. Peki bize ne oluyor da tek bir ayda petrole zam, enflasyon yüzde 4? Niye bu kadar hızlı enflasyon artıyor? Yıllık enflasyon yüzde 32,37. Barınmadaki enflasyon, konut, en temel ihtiyaç yüzde 46 son 12 ayda. Eğitim enflasyonu yüzde 50. Bunlar büyük rakamlar. İran savaşının çıktığı ilk gün söyledik, 'Aman ha bakın bu fiyatları öyle hemen acilen akaryakıt fiyatlarına yansıtmayın, devletin kontrol ettiği hiçbir fiyat petrol fiyatına gelen zam kadar artırılmaz, olmaz.' Yaptıkları ilk iş ne oldu? Eşel mobil. Sen eşel mobile bağla, şöyle ya da böyle zammı otomatiğe bağla, ondan sonra ne yapalım? Enflasyon arttı.