(TBMM) - Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Avrupa Parlamentosu'nun '1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri' başlıklı kararının 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edilmesi ve Türkiye'nin işgalci güç olarak tanımlanmasına tepki gösterdi. Bekin, 'Avrupa Parlamentosu'nun kararları bağlayıcı nitelikte değildir' dedi.

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin Kıbrıs, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'de uluslararası alanda sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi. Bekin, 'Türkiye'yi Kıbrıs, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'de uluslararası boyutta sıkıştırmaya yönelik ABD ve AB payandalı Yunan ve GKRY politikalarının son dönemlerde iyice yoğunluk kazandığını görmek mümkündür. Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu tarafından 8 Temmuz 2026 tarihinde alınan skandal karar bunun en tabii göstergesi niteliğindedir' ifadelerini kullandı.

'AP GENEL KURULU'NDA TÜRKİYE'NİN İŞGALCİ GÜÇ OLARAK TANIMLANMASI SON DERECE VAHİMDİR'

Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nun 8 Temmuz 2026 tarihli kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bekin, şunları söyledi:

'Avrupa Parlamentosu'nun 8 Temmuz 2026 tarihli Genel Kurulu'nda Yunan Milletvekili Eleonora Meleti'nin raportörlüğündeki '1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri' başlıklı kararının 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edilmesi ve Türkiye'nin işgalci güç olarak tanımlanması son derece vahim bir gelişmedir.'

Kıbrıs konusundaki anlaşmalara işaret eden Bekin, 'Türkiye ve Yunanistan başbakanları tarafından 11 Şubat 1959 tarihinde imzalanan belgeler ve 19 Şubat 1959'da Londra'da Birleşik Krallık Başbakanı Maurice Harold Macmillan, Yunanistan Başbakanı Konstantinos Karamanlis ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı tarafından imzalanan Zürih Antlaşması ve diğer belgeler, Kıbrıs konusundaki bağlayıcı nitelikteki temel anlaşma metinlerini oluşturmaktadır' dedi.

'YUNANİSTAN, TÜRKİYE'NİN ALEYHİNE KITA SAHANLIĞINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR'

Bekin, Türkiye'nin garantörlük hakkını kullandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

'Türkiye ve Yunanistan başbakanları tarafından 11 Şubat 1959'da Zürih'te imzalanan belgeler ve buna bağlı olarak 19 Şubat'ta Türkiye, Birleşik Krallık ve Yunanistan başbakanları arasında imzalanan anlaşma ile garantörlük hakkını kullanarak 1974'te Kıbrıs Barış Harekatı'nı oluşturmuştur. Söz konusu anlaşmanın tarafı olmayan ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu'nun kararları bağlayıcı nitelikte değildir.'

Yunanistan'ın Avrupa Birliği'nin desteğiyle Türkiye aleyhine adımlar attığını öne süren Bekin, 'Yunanistan, AB'nin desteğiyle Türkiye'nin aleyhine gelişme gösteren bu adımları atarken, Adalar Denizi'nde Türkiye'nin aleyhine olan MEB ve Kıta Sahanlığını da bu çerçevede yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır' diye konuştu.

'TÜRKİYE'YE İŞGALCİ GÜÇ OLARAK GÖSTEREN TÜRKİYE ALEYHTARI KARARIN TESADÜFİ DEĞİL'

Bekin, açıklamasında Yunanistan'ın politikalarına da değinerek, şunları kaydetti:

'Ne yazık ki, uygulamakta olduğu 'Ankebut Siyaseti' ile adım adım Türkiye'yi oldu bitti ile karşı karşıya bırakarak tuzağa çekmeye çalışan Yunanistan karşısında hamaset siyasetinin olası sonuçlarının 1897 Teselya örneğinden dersler çıkarmak vasıtasıyla çok iyi hesaplanması gerekir düşüncesindeyiz. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in; sürekli olarak Türkiye'yi imlemek suretiyle dile getirmeye çalıştığı 'Yunanistan'ın, bir NATO müttefiki tarafından egemenliği sorgulanacak şekilde tehdit edilmesi kabul edilemez' şeklindeki açıklamalarını da bu bağlamda düşünmekte fayda görüyoruz.'

Bekin, Avrupa Parlamentosu'nun kararının zamanlamasına da dikkat çekerek, 'Sonuç olarak, 6-7 Temmuz 2026 tarihinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nden bir gün sonra Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu tarafından alınan ve Türkiye'yi işgalci güç olarak gösteren Türkiye aleyhtarı kararın tesadüfi olmadığını ifade etmek isteriz' dedi.

BEKİN'DEN CEVDET YILMAZ'A NATO ZİRVESİ VE TRUMP AÇIKLAMALARINA İLİŞKİN SORU ÖNERGESİ

Öte yandan Yeniden Refah Partili Bekin, ABD Başkanı Donald Trump'ın 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sırasında yaptığı açıklamalara ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı soru önergesi verdi.

Bekin, önergesinin gerekçesinde, Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin ifadelerine değinerek 'ABD Başkanı Donald Trump'ın; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için 'İran savaşında bana herkesten çok yardım etti ve Türkiye, bana diğer müttefiklerden beklediğimden daha fazla sadakat gösterdi' şeklindeki ifadesi, durumun ülkemiz açısından vahimiyetini çok açık ortaya koymaktadır. Bu vahim ifadelerden yola çıkarak bu konularla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere ilgililerin ivedilikle kamuoyunu aydınlatıcı açıklamalar yapması beklenmektedir' ifadelerini kullandı.

Bekin, gerekçede, 'Ülkemizin gidişatına yönelik kritik kararların çoğulcu bir yapı ile değil salt bir kişinin iki dudağı arasına sıkışmış olması, ülkemizin çoksesliliğini oluşturan çoğulcu demokrasi adına son derece düşündürücüdür. Özellikle Ortadoğu'da yaşanmakta olan son olumsuz gelişmeler Türkiye'ye yönelik İsrail kaynaklı tehdit algılarının iyice artmasına neden olmaktadır' değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin dış politika ve güvenlik yaklaşımına ilişkin görüşlerini de aktaran Bekin, 'Türkiye'nin ABD ve NATO şemsiyeli güvenlik anlayışlı politikaları ne yazık ki iyice yalıtılmışlık örneğiyle karşımıza çıkmaktadır. Türkiye-ABD ilişkileri stratejik ortaklıktan çok Türkiye'ye karşı yürütülmekte olan izolasyonist politikaların İsrail güvenliği başta olmak üzere farklı amaçlara matuf olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu kapsamda İsrail'in NATO bünyesindeki Akdeniz Diyaloğu mekanizmasını kullanarak bölgedeki diplomatik ve güvenlik alanındaki konumunu her geçen gün güçlendirdiğini de görmek mümkündür' dedi.

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin sonuç bildirgesine de değinen Bekin, 'Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde dost ve komşu ülke İran'ın nükleer silah edinmesine kesinlikle karşı olunduğu ve Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesi statüsüne dönmesi gerektiği belirtilmiş, Rusya uzun vadeli düşman ilan edilerek NATO'nun Rusya'ya tam karşı duruş göstermesi istenmiştir. Bu durum Türkiye açısından son derece kritik bir süreci beraberinde getirmesi kaçınılmaz görünmektedir' ifadelerini kullandı.

CHP YDK sona erdi: Dokuz milletvekilinin ihracına yönelik karar 20 Ağustos'ta görüşülecek
CHP YDK sona erdi: Dokuz milletvekilinin ihracına yönelik karar 20 Ağustos'ta görüşülecek
İçeriği Görüntüle

'TRUMP, TÜRKİYE'NİN SAVAŞA GİRMESİNİ ENGELLEYECEK NE GİBİ ADIMLAR ATMIŞTIR?'

Bekin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

'ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, savaşa girmek istediğini ancak 'benim sayemde savaşa girmedi' ve 'Türkiye, bana diğer müttefiklerden beklediğimden daha fazla sadakat gösterdi' gibi bir açıklamada bulunmuş olması ne anlama gelmektedir? Bu konuda kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik bir açıklama yapacak mıdır?

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin savaşa girmesini engelleyecek ne gibi adımlar atmıştır? Türkiye'nin İran'a yönelik herhangi bir destek sağlaması durumunda ülkemize yönelik bir yaptırım tehdidinde bulunulmuş mudur? ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda iktidar tarafından ABD-İran savaşında ABD'ye herhangi bir yardım yapılmış mıdır? Yapılmış ise bu yardımlar hangi alanlarda yapılmıştır? ABD-İran savaşında iktidar tarafından İran'a yönelik herhangi bir destekleyici açıklamanın yapılmaması ve NATO Zirvesi'nde Trump'ın üst düzey güvenlik önlemleriyle büyük bir samimiyetle karşılanması, ABD-İran savaşında tarafını belli ettiği anlamını mı taşımaktadır?

Trump ile F-35'lerin Türkiye'ye verilmesi konusunda bir anlaşmaya varılmış mıdır? Varılmış ise parası verildiği halde verilmeyen F-35'lerin teslimi için net bir tarih belirlenmiş midir? Ülkemize teslimi yapılmayan F-35'lerin başka ülkelere satışı yapılmış mıdır? ABD tarafından Ankara'nın 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından uygulamaya konulan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için S-400'lerin iadesi ya da kurulumunun durdurulmasına yönelik bir söz verilmiş midir? Trump ile iktidar arasında milli muharip uçağı KAAN programında kullanılmak üzere 80 adet General Electric F110 motorunun satışına ilişkin bir anlaşma yapıldı mı? Bu anlaşmanın detaylarında neler vardır?'

 

Kaynak: ANKA