(TBMM) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın haftalık grup toplantısı konuşmasını eleştirerek, 'Tam 47 kez CHP dedi. Buna mukabil komşumuz İran'a bombalar yağdıran 'Amerika' kelimesi bir kez bile geçmedi. Evet bir kez bile 'Amerika' demedi. Gazze'de katliama devam eden, Lübnan'ı işgal eden İsrail 2 kez; bombalar altında tehdit edilen İran 2 kez; ekonomi ve adalet kelimeleri de sadece 2 kez telaffuz edildi. Bu coğrafya için en büyük tehdit CHP değil, ABD'dir. Bu gerçeği görmekten kaçınanlar da bu millete karşı sorumluluğunu yerine getirmiyor demektir. Bunun sebebi de partili cumhurbaşkanlığı sistemidir. Ya parti Genel Başkanı olacaksınız ya da Cumhurbaşkanı olacaksınız' ifadesini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dış politika, ekonomi ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Arıkan, çözümün ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkün olacağını söyledi.

Arıkan, konuşmasının başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine gerçekleştirdikleri ziyaretlere değinerek, Diyarbakır, Bingöl, Tunceli ve Elazığ'da vatandaşlarla bir araya geldiklerini, bölge halkının sorunlarını yerinde dinlediklerini belirtti. Ziyaretlerin birlik ve beraberlik açısından umut verici olduğunu ifade eden Arıkan, buna karşın ekonomik krizin sahada çok daha ağır hissedildiğini dile getirdi. Bölgede karşılaştıkları tabloyu aktaran Arıkan, çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimde zorlandığını söyledi. Gübre ve mazot fiyatlarındaki artışlara dikkat çeken Arıkan, ziyaretleri esnasında Türkiye Ziraat Odaları Birliği Diyarbakır Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile görüştüklerini, İskenderoğlu'nun 'Savaş başladığında gübre 24 liraydı, bugün 34 lira. Destek açıklandığında mazot 45 liraydı, bugün 80 lirayı. Biz şimdi nasıl üretelim?' sözleriyle dert yandığını anlattı. Arıkan, 'Şimdi kürsüden soruyoruz. Allah aşkına bu çiftçi nasıl üretecek, nasıl geçinecek?' ifadesini kullandı. Arıkan, bu hafta da Mitlis, Muş, Siirt, Batman ve Mardin'de olacakları bilgisini paylaştı.

'Anadolu'nun gündeminde gübre, iktidarın gündeminde pırlanta fiyatları var'

'Buradan AK Partili yöneticilere sesleniyorum' diyen Arıkan, şöyle konuştu:

'Gelin, tebdil-i siyaset yapın. Bu hafta bize katılın. Beraber vatandaşın arasına girelim. Dertlerini dinleyelim. Hani 'vergiyi tabana yayacağız' diyordunuz ya işte gelin o tabanla bir araya gelelim. Ankara'da masa başında alınan kararların Diyarbakır'ın, Siirt'in, Muş'un köylerinde sofraları nasıl küçülttüğünü birlikte görelim. Anadolu'nun gündemiyle iktidarın gündemi hiç ama hiç uyuşmuyor. Anadolu'nun gündeminde gübre, iktidarın gündeminde pırlanta fiyatları var. Anadolu'nun gündeminde traktörüne mazot koyamadığı için sürelemeyen bahçeler var, iktidarın gündeminde hobi bahçeleri var. Anadolu'da geçim derdi var, Ankara'nın gündeminde gündemi nasıl değiştiririm derdi var. Bu hobi bahçeleri meselesi, iktidarın bir başka ikiyüzlülüğünü ortaya koydu. Efendim ne diyorlar? Bu hobi bahçeleri tarım arazilerini bölüp yok ediyormuş. Doğrudur. Tarım arazilerinin bölünmesine, değer görmemesine karşıyız. Siz madem bu kadar tarım arazilerini önemsiyorsunuz; O zaman neden dünyanın en kaliteli fındık üretim merkezi olan Giresun'un yüzde 85'ini maden sahası ilan ettiniz? Madem bu kadar toprağı, tarımı, tabiatı önemsiyorsunuz Türkiye'nin oksijen deposu, zeytin cenneti Kaz Dağları'nın yüzde 79'unu neden maden sahası ilan ettiniz? Turizm ve doğa harikası Muğla'nın yüzde 59'unu neden taş ocağı ilan ettiniz? Hobi bahçeleriyle uğraşmaya başlamadan önce bu sorulara cevap verin.

'Öyle bozuk bir düzen inşa edildi ki, çarkın içine giren en dürüst adam bile bozuluyor'

Sezgin Tanrıkulu'ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a: 'Elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan yüzde 25 oranındaki zammın gerekçeleri nelerdir?'
Sezgin Tanrıkulu'ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a: 'Elektrik ve doğal gaz tarifelerine yapılan yüzde 25 oranındaki zammın gerekçeleri nelerdir?'
İçeriği Görüntüle

Merkezi yönetim böyle, peki yerel yönetim nasıl? Yani vatandaşa nefes aldıracak en temel hizmeti beklediği belediyelerde durum nasıl? Birkaç haftadır, belediyelerden akan cerahat ortada. Akşam haberlerinde, gündüz kuşağı programlarının konularını izler hale geldik. Böyle giderse korkarız ki asfalt dökerken gördüğümüz belediye başkanlarını yakında gündüz kuşağında Müge Anlı ekranlarında izleyeceğiz. Bugün ahlaksızlık; iktidarıyla, muhalefetiyle artık belediyelerin koridorlarına, makam odalarına sirayet eder hale gelmiştir. Biz bunu söylerken meseleyi sadece Ahmet'in Mehmet'in şahsi meselesi olarak görmüyoruz. Bu mesele, üç beş kişinin hatası diyerek geçiştirilemez. Ortada bireysel bir hata değil, topyekün kokuşmuş bir sistem var. Öyle bozuk bir düzen inşa edildi ki, bu bozuk çarkın içine giren en dürüst adam bile bozulmak zorunda kalıyor. Bizim Milli Görüş olarak 30 yıl önce kapısına 'rüşvet alan da veren de melundur' yazdığımız belediye makamlarını bugün pavyona çevirdiler'

Arıkan'dan Erdoğan'a: 'Ya parti Genel Başkanı olacaksınız ya da Cumhurbaşkanı olacaksınız'

Dış politika başlığında da değerlendirmelerde bulunan Arıkan, Cumhurbaşkanı ve AK Partili Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısı konuşmasını eleştirerek, konuşmada iç siyasete ağırlık verildiğini, küresel gelişmelerin yeterince yer bulmadığını savundu. Arıkan, şu ifadeleri kullandı:

'Meclis'te partisinin grup toplantısına katıldı. Uzun süren alkışlar ve yoğun tezahüratlar eşliğinde bir konuşma gerçekleştirdi. Uzun süren alkışlara bakarsak 'muazzam' bir konuşma yaptı. Biz de merak ettik, arkadaşlarımız bu konuşmayı dikkatle inceledi, ne anlatıldı diye. Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında; Tam 47 kez CHP dedi. Buna mukabil komşumuz İran'a bombalar yağdıran 'Amerika' kelimesi 1 kez bile geçmedi. Evet bir kez bile 'Amerika' demedi. Gazze'de katliama devam eden, Lübnan'ı işgal eden İsrail 2 kez; bombalar altında tehdit edilen İran 2 kez; ekonomi ve adalet kelimeleri de sadece 2 kez telaffuz edildi. Milletimizin gündemi ekonomi ve adalet. Bölgemizin gündemi bombalanan şehirler. Bizimkilerin gündemi ise seçimlerde alamadığı belediyeleri meclislerde almak. Bu memleket bu cendereden nasıl çıkacak Allah aşkına? Tehdidi yanlış okuyan, önceliği yanlış belirleyen, gündemi yanlış kuran bir anlayışla ne ekonomi düzelir, ne adalet sağlanır, ne de bu ülke güvende olur. Çok açık söylüyorum. Bu coğrafya için en büyük tehdit CHP değil, ABD'dir. Bu gerçeği görmekten kaçınanlar da bu millete karşı sorumluluğunu yerine getirmiyor demektir. Bunun sebebi de partili cumhurbaşkanlığı sistemidir. Ya parti Genel Başkanı olacaksınız ya da Cumhurbaşkanı olacaksınız.'

Arıkan'dan 'Beyaz Kuşak' önerisi

ABD'nin bölgedeki politikalarını eleştiren Arıkan, Gazze'de ateşkes ilan edildiğine yönelik açıklamalara rağmen sahada çatışmaların sürdüğünü belirtti. İsrail'in saldırılarının devam ettiğini söyleyen Arıkan, bölgedeki gelişmelere karşı daha aktif bir politika izlenmesi gerektiğini dile getirdi. Arıkan, Türkiye'nin öncülüğünde yeni bir bölgesel iş birliği modeli önererek 'Beyaz Kuşak' projesini gündeme getirdi. Bu kapsamda Türkiye, İran, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında güvenlik, istikrar ve kalkınma temelli bir iş birliği mekanizması kurulması gerektiğini ifade eden Arıkan, bu girişimin bölgesel barışa katkı sağlayacağını belirtti.

'Borcu bu iktidar büyüttü şimdi kalkmış,  derinleştirdiği bu krizden çıkış yolu vadediyor'

İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Arıkan, hükümetin enflasyonla mücadelede başarısız olduğunu savundu. Fahiş fiyatların sorumlusunun iktidarın uyguladığı politikalar olduğunu ileri süren Arıkan, enerji maliyetleri, vergiler ve zamların fiyat artışlarını tetiklediğini söyledi.  Son dönemde yapılan zamları 'zam yağmuru' olarak nitelendiren Arıkan, akaryakıt, elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artışların vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Arıkan, şunları kaydetti:

'Bugün mevcut iktidarın politikaları sebebiyle  sadece ekonomik kriz değil toplumsal ve ahlaki kriz de yaşanıyor.  Türkiye böyle bir ülke değildi. İnsanımız hiç bu kadar karamsar ve umutsuz değildi. Umudu iktidar bitirdi. İnsanımız hiç bu kadar kredi kartına, bankalara mahkum olmamıştı. Borcu bu iktidar büyüttü. İktidar şimdi kalkmış,  derinleştirdiği bu krizden çıkış yolu vadediyor. Ancak herkes bilmelidir ki sorunun kaynağı olanlar, çözüm adresi olamazlar. Zihniyeti kriz olanın, çözümü huzur olamaz. Biz, bu enkazı kaldırmaya da  bozulan bu teraziyi yeniden kurmaya da istekli ve kararlıyız.  Biz geleceğiz ve bu bozuk düzeni düzelteceğiz. Bunun için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bütün gücümüzle devam edeceğiz.'

Kaynak: ANKA