Gündem

Yeniden Refah Partisi Genel Erbakan: 'Kaynaklar canavarlara gidiyor, millete kalmıyor'

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye'de halkın yüzde 45'inin açlık sınırının, yüzde 80'inin de yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu belirterek, 'Bu bir tercih. İmkan var, kaynak var ama kaynaklar canavarlara gidiyor, millete kalmıyor. Varsa yoksa beton, çimento, borç, faiz, zam, vergi. Üretim, istihdam, ihracat namına hiçbir adımları yok. Erbakan Hocamız sanayileşme, kalkınma, istihdam diyordu, bunlar da cezaevi yapma rekoru kırıyor' dedi. 

Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) - Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye'de halkın yüzde 45'inin açlık sınırının, yüzde 80'inin de yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu belirterek, 'Bu bir tercih. İmkan var, kaynak var ama kaynaklar canavarlara gidiyor, millete kalmıyor. Varsa yoksa beton, çimento, borç, faiz, zam, vergi. Üretim, istihdam, ihracat namına hiçbir adımları yok. Erbakan Hocamız sanayileşme, kalkınma, istihdam diyordu, bunlar da cezaevi yapma rekoru kırıyor' dedi. 

Erbakan, partisinin Samsun İl Başkanlığı'nın iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye'de ekonomik sorunların milletin en önemli gündem maddesi olduğunu söyledi.

Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu ve açlık sınırının altında kaldığını anımsatan Erbakan, şöyle devam etti:

'Cumhuriyet tarihinde belki de ilk defa asgari ücret açlık sınırının altında açıklandı. İki asgari ücret bir haneye girse o hanenin geliri yoksulluk sınırının yarısı kadar yok. Yani bir hanede karı koca çalışsalar, asgari ücret alsalar veya evin beyiyle evladı çalışsa, asgari ücret getirse o eve, buna rağmen yoksulluk sınırının yarısı kadar bir gelire sahip olabiliyorlar. Yoksulluktan kurtulamıyorlar.

En düşük emekli maaşıyla açlık sınırının yarısı kadar gelire sahip olunabiliyor. En düşük emekli maaşıyla yoksulluk sınırının beşte biri kadar bir gelire sahip olunabiliyor. Bu açıkladığımız rakamlar bize neyi gösteriyor? Türkiye'de emeklilerin yüzde 90'ı açlık sınırının altında maaş alıyor. Asgari ücretlilerin tamamı açlık sınırının altında maaş alıyor.

Dolayısıyla bu matematiğe baktığınızda Türkiye'de halkın yüzde 45'i açlık sınırının altında, yüzde 80'i de yoksulluk sınırının altında. Aç kalmıyor, aç gezmiyor. Çünkü sosyal yardımlar var, sadaka var, zekat var, sosyal yardımlaşma var. Annesinin babasının desteği var, kardeşinin desteği var. Böyle olunca aç kalmıyor ama matematiksel bakımdan halkın yüzde 45'i açlık sınırının altında gelire sahip, yüzde 80'i de yoksulluk sınırının altında gelire sahip.'

'Beş yılda 620 bin esnaf kepenk kapattı'

Küçük esnafın da ağır ekonomik baskı altında olduğunu belirten Erbakan, son yıllarda yüz binlerce esnafın iş yerini kapattığını söyledi.

'Bu faiz oranlarıyla, bu döviz kurlarıyla, bu vergilerle, bu sigortalarla, alım gücü sıfıra düşmüş bu piyasayla küçük esnaf ne yapabilir? Bir şey yapamıyor. Son 5 yılda 620 bin esnaf kapısına kilit vuruyor. Sadece 2025 yılında 120 bin esnaf, ayda 10 bin esnaf, her bir Allah'ın günü binlerce esnaf kapısına kilit vuracak noktaya gelmiş durumdadır' dedi.

Bunun sebebinin Türkiye'de uygulanan borç ve faiz ekonomisi olduğunu ifade eden Erbakan, 'Bu bir tercih. İmkan var, kaynak var ama kaynaklar canavarlara gidiyor, millete kalmıyor. Varsa yoksa beton, çimento, borç, faiz, zam, vergi. Üretim, istihdam, ihracat namına hiçbir adımları yok. Erbakan Hocamız sanayileşme, kalkınma, istihdam diyordu, bunlar da cezaevi yapma rekoru kırıyor' diye konuştu.

'Devlet 2026'da faize 2,7 trilyon lira ödeyecek'

Erbakan, bu yıl devletin 2,7 trilyon lira faiz ödeyeceğine işaret ederek, '60 milyar dolardan fazla bir para. Ayda 5 milyar dolar, her bir Allah'ın günü, mübarek ramazan gününde bile her bir gün 160-170 milyon doları faize veren bir anlayış. Bugüne kadar 598 milyar dolar faiz ödemişler. 2028 sonunda ödenecek faizlerle beraber 850 milyar dolar faiz ödemiş. Bir dünya faiz şampiyonu olarak tarihe geçecek' dedi.

Faize ödenen paranın farklı alanlara aktarılması halinde büyük projelerin hayata geçirilebileceğini vurgulayan Erbakan şöyle konuştu:

'Bakınız bu faize verilen parayla Türkiye genelinde 750 bin adet 3 artı 1 konut yapılabilir. Neredeyse 4 milyon insanın barınma sorunu çözülebilir. Bu parayla 60 bin fabrika kurulabilir. Her biri 20 ila 25 kişi istihdam etse 1,5 milyon memleket evladına istihdam sağlanır. Faize bir senede verdiğiniz paranın yüzde 5'iyle Türkiye'deki bütün SMA hastalarının giderlerini karşılayabilirsiniz.

'Devlet cinsiyet değiştirme operasyonunu ödüyor ama SMA hastalarını ödemiyor'

Erbakan Hocamızın dediği gibi Milli Görüş gömleğini çıkarınca bir haller oldu bunlara. Şimdi devlet, çok affedersiniz cinsiyet değiştirme operasyonunun parasını ödüyor ama SMA hastası yavruların parasını ödemiyor.

Faize verilen bu parayla 215 bin öğretmeni atayıp 20 yıl boyunca da maaşlarını verebilirdi. Yine bu parayla 11 milyon asgari ücretlinin maaşı 44 bin liraya çıkartılabilirdi. Devlet 'bir maaş bizden, bir maaş işverenden' diyebilirdi. 22 bin lira devlet verse, 22 bin lira işveren verse asgari ücret 44 bin lira olurdu.

Bu sene 2,4 trilyon lira gelir ve kurumlar vergisinden vazgeçiliyor. Bunun en az 1 trilyonu iki elin parmaklarını geçmeyen imtiyazlı holdinglere gidiyor. Bir de 8-10 tane holdinge 240 milyar lira garanti ödemesi yapılacak.

1,25 trilyon lira imtiyazlı holdinglere, 2,7 trilyon faize, 2 trilyon da israfa: Etti size 6 trilyon lira. Bu üç canavar yılda 6 trilyon lirayı yutuyor.'

'Çözüm Milli Görüş'

Erbakan, Yeniden Refah Partisi'nin çözümünün 'Milli Görüş politikaları' olduğunu savundu ve şöyle konuştu:

'Biz Milli Görüş yoluyla geleceğiz. Önce imtiyazlılar anlayışı yerine 'önce millet, önce ezilenler, önce mazlumlar' anlayışıyla geleceğiz. Bu milletin yüzünü bir kez daha Milli Görüş'le güldüreceğiz inşallah. Rantiyenin musluklarını keseceğiz. Faize giden paraları kurtaracağız. İsrafı önleyeceğiz. Milli kaynak paketleriyle yeni kaynaklar üreteceğiz.'