(ANKARA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, muhalefetin mesleki ve teknik eğitimde iş dünyasıyla kurulan iş birliklerine yönelik eleştirilere tepki gösterdi. Bakan Tekin, 'Mesleki ve teknik eğitimde iş dünyasıyla iş birliği yapalım' diyoruz. 'Öğrencilerimizi sermayenin kucağına atıyorsunuz' diye eleştiriyorlar. Bunu da anlamış değilim. Niye böyle bir eleştiriyle karşı karşıya kaldığımızı anlamadık. Ama anlasak da bir şey değişmez. Biz bu iş birliklerini devam ettireceğiz' dedi.
Ankara Ticaret Odası 61 No'lu Özel Eğitim Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi, Özel Öğretim Derneği ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nin ortaklığında 'Maarif'ten Medeniyete Eğitim Zirvesi' Ankara Ticaret Odası Meclis Salonu'nda düzenlendi.
Zirvenin katılımcıları ve açılış konuşmacıları arasında Milli Eğitim Bakan Yusuf Tekin, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Musa Kazım Arıcan ve Özel Öğretim Derneği Ahmet Akça yer aldı.
'MUHALEFET PARTİLERİ ISRARLI BİR BİÇİMDE İŞ BİRLİKLERİMİZİ ELEŞTİRİYOR'
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, şunları söyledi:
'Yaklaşık 3 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı görevini yürütüyorum. Bu esnada en çok eleştirildiğimiz konulardan bir tanesi, tuhaf bir şekilde aslında bu salondaki etkinliğimize de konu olan başlıklardan bir tanesi. Ne o? O da şu: Muhalefet partileri bizi ısrarlı bir biçimde sivil toplum örgütleriyle ve meslek birlikleriyle yaptığımız iş birliklerinden dolayı eleştiriyorlar. Totaliter bir ruhtan beslenen bir perspektifle eğitim-öğretim camiamıza yön vermemizi arzu ediyorlar. Ama ben insan olarak öyle birisi değilim. AK Parti iktidarı öyle bir iktidar değil. Biz yaptığımız bu işleri ümmete, millete, vatana hizmet şiarıyla yapıyoruz. Ve bunu yaparken de bu süreçte bize destek olacak herkesin samimi iş birliğine açığız. Bu iş birlikleri olduğu zaman güzel sonuçlar elde ediyoruz. Burada özel öğretim dernekleri var. Hepsiyle bu iş birliklerini yapıyoruz. Bunun kime ne zararı var anlamış değilim.'
'İŞ DÜNYASIYLA İŞ BİRLİKLERİNİ DEVAM ETTİRECEĞİZ'
Bakan Tekin, muhalefetin mesleki ve teknik eğitimde iş dünyasıyla kurulan iş birliklerine yönelik eleştirilere tepki gösterdi. Bakan Tekin, 'Mesleki ve teknik eğitimde iş dünyasıyla iş birliği yapalım' diyoruz. 'Öğrencilerimizi sermayenin kucağına atıyorsunuz' diye eleştiriyorlar. Bunu da anlamış değilim. Niye böyle bir eleştiriyle karşı karşıya kaldığımızı anlamadık. Ama anlasak da bir şey değişmez. Biz bu iş birliklerini devam ettireceğiz. Bu iş birliklerinden faydalı sonuçlar üretildiğini düşünüyoruz, görüyoruz. Gittiğimiz her ortamda, katıldığımız her ortamda bunun sonuçlarıyla ilgili pozitif değerlendirmeler alıyoruz ve bu da bizi mutlu ediyor' ifadesini kullandı.
'EĞİTİMİ DEĞERLİ KILAN UNSUR DEĞERLERLE BULUŞMASI'
ATO Başkanı Gürsel Baran, dünyada dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve yeşil dönüşüm ekseninde büyük bir dönüşüm yaşandığını belirterek, bu sürecin hayatı, üretim biçimlerini ve meslekleri yeniden şekillendirdiğini söyledi. Yeni mesleklerin ortaya çıktığını, bazı mesleklerin dönüşüme uğradığını, bazılarının ise tamamen ortadan kalktığını ifade eden Baran, iş gücü piyasalarının da yeniden yapılanmaya itildiğini kaydetti. Böylesine hızlı ve derin bir dönüşüm çağında eğitimin aynı kalmasının düşünülemeyeceğini belirten Baran, eğitimin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını, insanı yetiştirmek ve toplumu inşa etmek anlamına geldiğini söyledi. Eğitimin bilgiyle başladığını, pratikle geliştiğini belirten Baran, eğitimi anlamlı kılan unsurun ise değerlerle buluşması olduğunu ifade etti.
'TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ SON DERECE KIYMETLİ'
'Değerler olmadığı zaman topluma fayda sağlayan bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir' diyen Baran, şöyle konuştu:
'Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız. Ama bunun da ötesinde tüm bu yetkinlikleri güçlü bir değerler zemini üzerinde inşa etmek durumundayız. Çünkü ilk üç sanayi devrimini de, dördüncüsünü de gerçekleştiren ve yönlendiren unsur sadece insandır. İnsanı güçlü, hayatı anlamlı kılan ise sadece teknik bilgi değil; ahlak, vicdan ve sorumluluk bilincidir. Tam bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği, bizzat Sayın Bakanımızın projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin son derece kıymetli bir yaklaşım olduğunu da özellikle ifade etmek isterim. Bu model; bilgiyi, beceriyi ve değeri bir arada ele almasıyla sadece akademik başarıyı değil, karakter ve şahsiyet inşasını merkeze koymasıyla çok önemli bir ihtiyaca da cevap veriyor. Maarif Modeli'nin köklerinden beslenen, kendi değerlerini bilen, aynı zamanda çağın gereklerini anlayarak geleceği okuyabilen bireyler yetiştirme hedefi; insan, değer ve teknoloji yaklaşımıyla da birebir örtüşüyor. Bu yaklaşımın sahada güçlenmesi, yaygınlaşması ve kalıcı hale gelmesi ülkemizin geleceği açısından da son derece önemli'
'BAKAN TEKİN'İN BÜYÜK BİR ŞANS OLDUĞUNA İNANIYORUZ'
Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, üreten ve yön veren bireylerin yetiştirilmesi gerektiğini ifade eden Baran, bir yandan değerlerini koruyan diğer yandan geleceği inşa eden bireyler yetiştirmenin önemine işaret etti. ATO olarak sürecin yalnızca izleyicisi değil, aktif paydaşı olmak istediklerini belirten Baran, Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde yürüttükleri 'Mesleki Eğitimde Ankara Modeli'nin bu anlayışın bir yansıması olduğunu söyledi. Baran, şunları kaydetti:
'Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetişmesi için sektör temsilcilerimizle eğitim kurumlarını güçlü bir şekilde buluşturmayı, mesleki ve teknik eğitim programlarının iş dünyasının beklentileriyle uyumlu hale gelmesini sağlamayı, öğrencilerimizin daha eğitim sürecindeyken sahayla temas etmesini sağlayacak modellerin yaygınlaştırılmasını önemsiyoruz. Organize sanayi bölgeleri, ticaret merkezleri ve işletmelerimizle eğitim kurumlarımız arasında kurulacak güçlü köprülerin, gençlerimizin istihdama geçişini hızlandıracağına da yürekten inanıyoruz. Bu noktada Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in; bakanlığımız için, iş dünyamız için, ülkemiz için de büyük bir şans olduğuna yürekten inanıyoruz. Sayın Bakanım, daha birkaç gün önce reel sektörün ihtiyaç duyduğu branşları bize söyleyin, hemen yetiştirelim çağrısında bulundunuz.'
'EĞİTİM YALNIZCA BİLGİ AKTARMAK DEĞİL'
Eğitim zirvesinin insan, değer ve teknoloji temalarını içerdiğini belirten Özel Öğretim Derneği Başkanı Ahmet Akçay, 'Bu zirve yalnızca bir eğitim toplantısı değildir. Bu zirve içerisidne yaşadığımız çağın hızına, imkanlarına ve meydan okumalarına karşı insanı yeniden merkeze alma iradesidir. Eğitim yalnızca bilgi aktarmak değil, insanı inşa etmek ve değer kazanmaktır. Çünkü değerlerden kopmuş bir teknoloji insanı yüceltmez insanı yalnızlaştırır, yüzeyselleştirir ve zamanla araçların hakimiyetine bırakır Bu yüzden insan değer ve teknoloji teması çok kıymetli buluyoruz' diye konuştu.
'EĞİTİM SADECE BİLGİ AKTARMAK DEĞİL, İNSAN İNŞASIDIR'
Eğitimin yalnız bugünün öğrencisini değil, yarının ailesini, toplumunu, ekonomisini, hukukunu, kültürünün ve medeniyetşnş inşa eden en temel zemin olduğunu söyleyen Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, 'Bu bakımdan bundan sonra soracağım soru 'Biz geleceğin insanını nasıl yetiştireceğiz' meselesidir. Bu mesele de sadece tek başına milli eğitimin meselesi, eğitimin meselesi değil, üniversitelerimizin ailelerin sivil toplum kuruluşlarının Türkiye'nin tüm vatandaşlarının meselesidir. Çünkü eğitim teknolojinin peşinde sürüklenen edilgen bir alan değil, teknolojiye, ekonomiyi, toplumu ve kültürü yönlendiren insanı yetiştiren asli kurumdur. Eğitim bu anlamda sadece bilgi aktarmak değil, artık insan inşasıdır. Artık asır meselemiz bilgiye ulaşmak değil, bilgiyi anlamlandırmadır' ifadesini kullandı.