Gündem

Zeynel Emre: 'Milli Eğitim Bakanı toplumu kutuplaştırmak yerine okullardaki bu şiddet olaylarına eğilmelidir'

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 'Milli Eğitim Bakanı toplumu kutuplaştırmak yerine okullardaki bu şiddet olaylarına eğilmelidir. Ana muhalefet partisi olarak okullarda güvenlik ve temizlik konusunda sadece bu yasama dönemi içerisinde 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi vermişiz. Hepsi AKP ve MHP tarafından reddedilmiş. Bütçe görüşülürken okullarda güvenlik, temizlik elemanı ve okul sağlığı hemşiresi alınması gerekir demişiz. Ülke şiddet sarmalında' dedi.

(İSTANBUL) - CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 'Milli Eğitim Bakanı toplumu kutuplaştırmak yerine okullardaki bu şiddet olaylarına eğilmelidir. Ana muhalefet partisi olarak okullarda güvenlik ve temizlik konusunda sadece bu yasama dönemi içerisinde 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi vermişiz. Hepsi AKP ve MHP tarafından reddedilmiş. Bütçe görüşülürken okullarda güvenlik, temizlik elemanı ve okul sağlığı hemşiresi alınması gerekir demişiz. Ülke şiddet sarmalında' dedi.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, CHP Silivri Dayanışma Merkezi'nde açıklamalarda bulundu. Emre, konuşmasına son bir haftada okullarda yaşanan şiddet ve saldırılar ile başladı. Emre, 'Madenlerde ihmaller olur 'fıtrat' der geçeriz, çürük binalarda yaşayan insanlar hayatını kaybeder, önlem alınmamıştır hemen 'Allah'ın takdiri' der. Allahın takdiri ama kulun yapacağı hiçbir şey yok mu? Erdoğan her şeyden yetkili ama hiçbir şeyde sorumluluğu yok. Sayın Erdoğan grup toplantısı düzenliyor ya bize hakaret ediyor ya da tehdit edip kürsüden iniyor. Ele geçirdiği medya Tayyip Erdoğan sayesinde nasıl gül gibi geçinip gittiğimizi anlatıyor. AK Parti artık hiçbir şeyi yönetemiyor o nedenle CHP'ye saldırıyorlar' dedi.

Emre, açıklamasını şöyle sürdürdü:

'Milli Eğitim Bakanı toplumu kutuplaştırmak yerine okullardaki bu şiddet olaylarına eğilmelidir. Ana muhalefet partisi olarak okullarda güvenlik ve temizlik konusunda sadece bu yasama dönemi içerisinde 63 soru önergesi, 10 kanun teklifi, 26 araştırma önergesi vermişiz. Hepsi AKP ve MHP tarafından reddedilmiş. Bütçe görüşülürken okullarda güvenlik, temizlik elemanı ve okul sağlığı hemşiresi alınması gerekir demişiz. Ülke şiddet sarmalında. 2025 yılında 3 bin 422 silahlı şiddet olayı yaşanmış. Bunun 2 bin 784'ü silahla, 638'inde ise kesici delici aletler kullanılmış. Şiddetin en fazla yaşandığı yer Marmara bölgesi. Sorunun en büyük kaynağı ülkeyi yönetemeyen AKP'dir. Biz bu nedenle biran evvel sandığın gelmesini istiyoruz.

'Siyasete yoksul giren ve zengin çıkan kim millet öğrensin'

Bir yandan iç cepheyi güçlendirme mesajları verilirken bir yandan da oprerasyonlar, soruşturma izinleri veriliyor. Geçtiğimiz hafta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'a İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verildi. Sudan sebepler, dosya yok. Mansur Yavaş Anakaralıların üçte ikisinin oyuyla seçilmiş bir belediye başkanı. Şimdi ayak oyunlarıyla onu da engellemeye yönlik bir çalışma olduğunu görüyoruz. Eğer ki siz Ankara'da birini yargılamak istiyorsanız Melih Gökçek'i neden istifa ettirdiğinizi açıklayın. Geçmiş döneme ilişkin bu kadar kamu zararı varken Melih Gökçek'le, Bülent Arınç'la ilgili bir şey mi yaptınız? Gelin siyasette etik yasasını çıkartalım. Siyasete yoksul giren ve zengin çıkan kim millet öğrensin.'

''Çıkar amaçlı suç örgütü' diyorsunuz adam 55 bin lira maaş alıyor'

Silivri'deki devam eden yargılamalara ilişkin de Emre, şunları söyledi:

'Sayın İmamoğlu'nun koruma müdürü kendi isteğiyle emekli olmuş, FETÖ'nün kadrolaşmasına tepki göstererek ayrılmış 2014 yılından beri de İmamoğlu'yla çalışıyor. Bu kişi 11 aydır burada tutuklu. 'Dağ evinde sır kasa' dediler utanmadan, olmayan görüntüleri kullandılar. 'Jammerı neden kulladınız' denildi; o jammerlar büyükşehir envanterine Kadir Topbaş döneminde girmiştir. Bu ülkede en üst düzey korunan herkesin korumalarında da vardır. 'Kameraları neden bantladınız' deniliyor, Sayın İmamoğlu pozisyonundaki korunan herkese karşı alınan küçük bir önlem. O pozisyondaki herkes için bunlar yapılır. Burada suç ne?

İddialardan bir diğeri; KİPTAŞ'tan ev alındığı. KİPTAŞ'tan alınan tek bir tane ev yok. Ancak Kadir Topbaş döneminde özel kalemde yer alıp da KİPTAŞ'tan evi olmayan kimse yok. 

Çağlar Türkmen yine koruma ekibinde yer alıyor, onun suçu da kamerayı bantlamak. Çağlar Türkmen'in 11 yaşındaki oğlu okulda akran zorbalığı ile karşılaşıyor. İçerideki bütün sanıkların çocuklarının da ahını aldınız. 'Çıkar amaçlı suç örgütü' diyorsunuz adam 55 bin lira maaş alıyor. Yani zar zor evini idame ettiriyor. Geçtiğimiz hafta ifade veren bir başka isim Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı. Sözüm ona bir AVM'den rüşvet istenmiş. AVM mühürlenmiş, depreme dayanıklı değil diye, siz orada önlem almayanı değil bu yazıyı göndereni tutukluyorsunuz. Bir an için iddianın doğru olduğunu düşünseniz dahi TCK'ya göre tek bir eylem 4 yıldan başlar. Fiilen yatarı olmayan bir suçla karşı karşıya ve bir yıldır 70 yaşındaki adam tutuklu. 

'Geçmiş dönem İBB'ye ait yüz tane yolsuzluk dosyasını savcılıklara ve bakanlığa teslim ettik'

KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt; KİPTAŞ'ı zarara uğratmakla suçlanıyor. Rakamlarla anlatıyoruz, İBB'nin başarılı iştiraklerinden, daha önce de TOKİ'de başarılı bir bürokrat. Bizim arkadaşlarımız KİPTAŞ'ı aldığı zaman belediyeye KİPTAŞ'ın borcu o dönemin parasıyla 1,2 milyar. Bir buçuk yılda tüm zararı kapatıyorlar ve KİPTAŞ kara geçiyor. CHP belediyeciliği kamucudur. Örneklerle de görüldüğü gibi AK Parti belediyeciliğinde ise talan vardır, rüşvet, yolsuzluk vardır. Geçmiş dönem İBB'ye ait yüz tane yolsuzluk dosyasını savcılıklara ve bakanlığa teslim ettik, tek birinde işlem yapmadılar. Çeyrek asırdır da iktidarda olan, bu ülkeyi her alanda zarara uğratmaktan başka bir başarısı olmayan AKP'nin, bir yıldan beri birinci parti olan CHP'ye yönelik sistematik saldırıları politiktir. Gelecek seçimleri kazanamayacağını gören iktidar, kendisine göre bir siyasi atmosfer oluşturmak istemektedir. Ne kadar kaçsalar da o sandık milletin önüne gelecek.'