(ANKARA) - Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, 'Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur. Adalet haklı ile güçlü arasındaki tercihini yaparken yalnızca hakkı esas alır. Tarafların haklı veya haksız olmasına karar verirken hiç kimsenin güçlü veya güçsüz olmasına bakmaz. Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir' dedi. Kerkez, konuşmasının sonunda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz' sözünü hatırlattı.
Yeni adli yıl, Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen törenle başladı. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yargıtay üyeleri, hakimler ve savcılar katıldı.
Törende konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, adaletin devletin gücü ve vatandaşın devlete duyduğu güven açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Kerkez, 'Bize düşen bu bağımsız vatanı adalet ile yaşatmaktır. Bir devleti gerçekten güçlü kılan, vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güvendir' dedi.
Adaletin güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olduğunu vurgulayan Kerkez, hakimlerin karar verirken tarafların güçlü veya güçsüz olmasına bakmaması gerektiğini söyledi. Kerkez,'Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve deliller ile ilgilenir. Dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir' ifadelerini kullandı.
Hakimliğin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini belirten Kerkez, hakimlerin bağımsızlık ve tarafsızlık içinde hareket etmesinin yalnızca tarafların değil, toplumun adalete duyduğu güven açısından da önemli olduğunu söyledi.
'ADALETİN GÖZ BEBEĞİ İNSAN OLMALIDIR'
Yargılamaların yalnızca hukuki veya cezai bir olaydan ibaret olmadığını ifade eden Kerkez, her dosyanın arkasında insanların hayatlarının bulunduğuna dikkati çekti. Kerkez, 'Bir çocuğun yarını veya bir ailenin geleceği vardır. Bir işçinin emeği veya bir tüketicinin alacağı vardır. Bir sanığın özgürlük beklentisi veya hakkın yerine gelmesini bekleyen bir mağduru vardır. Hukuk veya ceza dosyaları matematiksel bir problem değildir. Her dosyanın arkasında gerçek bir hayat vardır. Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır' dedi.
Hakimlerin kararlarının gerekçeli, anlaşılır ve denetlenebilir olması gerektiğini belirten Kerkez, 'Hakim doğru karar verir, gerekçeli kararı verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir, en önemlisi adil bir karar verir' ifadelerini kullandı.
Yargılamalarda zaman yönetiminin önemine değinen Kerkez, yargının görevinin yalnızca hızlı karar vermek olmadığını belirtti. Kerkez, 'Bazen hızlı karar vermek de adaletin tecellisini engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir' dedi.
Uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesinin de önemli olduğunu ifade eden Kerkez, arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
'TEKNOLOJİ İNSANIN YERİNE DEĞİL, İNSANIN YANINDA OLMALI'
Yargının dijital dönüşümüne de değinen Kerkez, UYAP, elektronik dosya sistemleri, elektronik tebligat, e-duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların adalet hizmetlerinin yürütülmesinde önemli değişiklikler yarattığını belirtti.
Yapay zekanın yargı alanında sağlayabileceği katkılara dikkat çeken Kerkez, bu teknolojilerin kararların incelenmesi, içtihat araştırması, dosya tasnifi ve yargı personelinin teknik yükünün azaltılması gibi alanlarda kullanılabileceğini söyledi.
Kerkez, yapay zeka destekli sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması, kişisel verilerin korunması ve temel hakların gözetilmesi gerektiğini belirterek, 'Teknoloji insanın yerinde değil insanın yanında olmalıdır. Çünkü teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararlar bulabilir ama vicdani kanaati oluşturamaz' dedi.
'HUKUKİ GÜVENLİK, KANUNLARIN ÖNGÖRÜLEBİLİR UYGULANMASIYLA ANLAM KAZANIR'
Vatandaşların yararına kanun çıkarmanın yanı sıra bu kanunların herkes için eşit şekilde uygulanmasının önemine vurgu yapan Kerkez, hukuki güvenlik ve belirliliğin benzer olaylarda hukuk kurallarının istikrarlı ve öngörülebilir biçimde uygulanmasıyla sağlanabileceğini söyledi.
Yargıtay içtihatlarının ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince istikrarlı biçimde takip edilmesinin hukuki belirliliğe ve kanun önünde eşitliğe katkı sağlayacağını belirten Kerkez, Yargıtay olarak ilgili mahkemelerle bölgesel çalışmalar yürüttüklerini aktardı.
6 ŞUBAT DEPREMLERİNE İLİŞKİN DOSYALAR İÇİN TOPLANTI
Kerkez, 6 Şubat depremleriyle ilgili yargılamalara da değindi. Deprem bölgesindeki bölge adliye mahkemelerinin ilgili hukuk ve ceza daireleri ile ağır ceza mahkemesi başkanlarının, Yargıtay'ın hukuk ve ceza daireleriyle bir araya geldiği bir toplantının İzmir'de gerçekleştirildiğini belirtti.
Kerkez, toplantıların amacının deprem dosyalarının bir an önce sonuçlandırılması ve yargının farklı kademeleri arasında içtihat birliğinin sağlanması olduğunu söyledi.
'HAKİMLİK MAKAMI LİYAKAT, AHLAK VE CESARET GEREKTİRİR'
Hakim ve savcılara da seslenen Kerkez, yargı mensuplarının büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek, meslekte kıdemin bu sorumluluğu değiştirmediğini ifade etti.
Kerkez, 'Bu makam için liyakat gerekir, ahlak gerekir, öngörü gerekir, cesaret gerekir, sabır gerekir, sağduyu gerekir ve bunların yanında tevazu gerekir. Çünkü bir hakim ne kadar güçlü yetkilere sahipse o yetkileri kullanırken o kadar ölçülü olmalıdır' dedi.
YARGI PERSONELİ VE AVUKATLARA TEŞEKKÜR
Yargı personelinin vatandaşların adliyede karşılaştığı ilk kişiler olduğunu belirten Kerkez, zabıt katiplerinden mübaşirlere, yazı işleri müdürlerinden icra personeline, teknik personelden infaz koruma memurlarına kadar adalet teşkilatının tüm çalışanlarına teşekkür etti.
Avukatların da yargının vazgeçilmez unsurlarından olduğunu kaydeden Kerkez, 'Avukat kendi müvekkilinin vekili olmasının ötesinde aslında kutsal hak arama özgürlüğünün güvencesidir. Avukat bir insanın kendisini anlatabilme hakkının savunucusudur. Avukat vatandaşımızın mahkemedeki sesidir' ifadelerini kullandı.
'HEDEFİMİZ VATANDAŞIN ADALETE DUYDUĞU GÜVENİ YÜKSELTMEK'
Yeni adli yıldaki hedeflerinin vatandaşların haklarına daha hızlı ve eksiksiz ulaşmasını sağlamak, yargılamaların makul sürede tamamlanması, içtihat birliğinin güçlendirilmesi ve kararların niteliğinin artırılması olduğunu belirten Kerkez, adalete duyulan güvenin yükseltilmesinin temel amaçları arasında bulunduğunu söyledi. Kerkez, 'Bizler aynı büyük idealin parçasıyız. O idealin adı da adalettir. Bizler Aziz milletimizin adalete olan inancını daha da güçlendirmek için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz' dedi.
YARGITAY HUKUK MÜZESİ ZİYARETE AÇILDI
Yadgıtay Başkanı Ömer Kerkez ayrıca, yeni adli yılın ilk günü itibarıyla Yargıtay binasının protokol giriş katında Yargıtay Hukuk Müzesi'nin ziyarete açıldığını duyurdu. Projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile bakanlık çalışanlarına ve emeği geçenlere teşekkür eden Kerkez, konuşmasını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz' sözüyle tamamladı.




