Gazeteci Fatih Altaylı, 7 Ağustos tarihli “Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?” başlıklı köşe yazısında Rasim Ozan Kütahyalı, Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya üzerinden ilerleyen soruşturmaya ilişkin dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı. Altaylı, konu hakkında bilgi sahibi olduğunu belirttiği kişilerle görüştüğünü ve soruşturmanın mevcut isimlerle sınırlı kalmayabileceğini yazdı.
ALTAYLI SORUŞTURMANIN PERDE ARKASINI YAZDI
Altaylı’nın aktardığı iddialara göre Rasim Ozan Kütahyalı, Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya geçmişte birlikte hareket eden bir yapı içerisinde yer alıyordu. Altaylı, bu grubun iktidara yakın medyadaki bazı isim ve yöneticilerin etkisi altında hareket ettiğinin kendisine anlatıldığını belirtti.
Kütahyalı’nın daha sonra bu yapıdan dışlandığını öne süren Altaylı, bunun ardından farklı çevrelerle temas kurmaya başladığını ve yakın çevresinde bazı medya isimleri hakkında çeşitli suçlamalar dile getirdiğini yazdı.
“ORTADA BİR İTİRAFÇI VAR” İDDİASI
Altaylı’nın yazısındaki en dikkat çekici bölüm ise soruşturmanın bir itirafçı üzerinden genişlediği iddiası oldu.
Konu hakkında görüştüğü kişilerin kendisine savcılığın elinde bir itirafçı metni bulunduğunu söylediğini aktaran Altaylı, bu kişinin “kuvvetle muhtemel” Rasim Ozan Kütahyalı olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu yazdı. Altaylı ayrıca Kütahyalı’nın çok sayıda bilgi verdiğinin ve bu nedenle tahliye edilebileceğinin konuşulduğunu aktardı.
Söz konusu iddia hakkında yetkili makamlardan kamuoyuna açıklanmış doğrulanmış bir bilgi bulunmadığından, Altaylı’nın aktardıkları iddia niteliği taşıyor.
MİLYONLARCA LİRALIK ÖDEME İDDİASI
Altaylı, soruşturmanın başlangıçta kamuoyuna yansıyan küçük maddi menfaatlerden çok daha geniş bir ekonomik boyutunun olabileceğini de öne sürdü.
Görüştüğü kişilerin milyonlarca liralık para hareketlerinden ve bazı isimlere düzenli ödeme yapıldığı iddialarından söz ettiğini aktaran Altaylı, savcılığın mali ilişkileri ayrıntılı şekilde incelediğinin kendisine söylendiğini belirtti.
TEHDİT VE ŞANTAJ İDDİALARI DA GÜNDEMDE
Altaylı’nın yazısında Cem Küçük hakkında da çeşitli iddialara yer verildi. Küçük’e yönelik tehdit ve şantaj iddialarının siyaset ve bürokraside bazı kişilere kadar ulaştığını öne süren Altaylı, çalıştığı medya kuruluşuna da bu konuda uyarılar yapıldığının kendisine aktarıldığını yazdı.
Bu iddialar da kesinleşmiş yargı kararı niteliği taşımıyor ve Altaylı’nın kaynaklarına dayandırdığı değerlendirmelerden oluşuyor.
TAHİR SARIKAYA İÇİN DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR
Altaylı, tutuklanan Tahir Sarıkaya’nın medya ile belediyeler arasında bağlantılar kurduğu, röportaj ve haber organizasyonları yaptığı ve bazı ödemelerin koordinasyonunda rol aldığı yönünde iddialar bulunduğunu da aktardı.
Sarıkaya’nın telefon kayıtlarının geniş bir gazeteci ve siyasetçi çevresiyle temaslarını ortaya çıkarabileceğinin ileri sürüldüğünü belirten Altaylı, ancak bir kişiyle iletişim kurulmasının tek başına maddi veya hukuka aykırı bir ilişkinin kanıtı sayılamayacağını da aktardı.
SORUŞTURMA BAŞKA İSİMLERE UZANABİLİR
Altaylı’nın yazısına göre inceleme yalnızca Rasim Ozan Kütahyalı, Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya ile sınırlı kalmayabilir.
Konuya ilişkin görüştüğü bir kişinin; bir genel yayın yönetmeni, bazı tanınmış spor yorumcuları ve başka gazetecilerin de inceleme kapsamında olabileceğini söylediğini aktaran Altaylı, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni isimlerin gündeme gelebileceğini öne sürdü.
ALTAYLI: SORUŞTURMA SONUNA KADAR GİTMELİ
Fatih Altaylı, köşe yazısının sonunda medyada yasa dışı veya etik dışı ilişkiler bulunması hâlinde bunların ortaya çıkarılmasının gazetecilik mesleği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Soruşturmanın dışarıdan müdahale olmadan devam etmesini isteyen Altaylı, sürecin medyada bir “arınma” sağlayabileceği görüşünü dile getirdi.




