(ZONGULDAK) - Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu Sözcüsü Çetin Yılmaz, Karadeniz Ereğli'de uzun yıllardır devam ettiğini belirttiği hava kirliliği nedeniyle ERDEMİR yönetimi ile ilgili kamu görevlileri hakkında bulundukları suç duyurusunda verilen 'kovuşturmaya yer olmadığı' kararına itiraz edeceklerini belirterek, 'Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerinin görmezden gelinmesini kabul etmiyoruz' dedi.
Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, platform olarak 30 Mayıs 2025'te Karadeniz Ereğli'de uzun yıllardır süregelen hava kirliliği nedeniyle ERDEMİR yönetimi ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yaklaşık bir yıllık incelemenin ardından dosyada takipsizlik kararı verdiğini belirten Yılmaz, karar itirazda bulunacaklarını açıkladı.
Karadeniz Ereğli'nde hava kalitesinin yılın önemli bölümünde insan sağlığını tehdit edecek seviyelerde olduğunu öne süren Yılmaz, partikül madde değerlerinin ulusal ve uluslararası sınır değerlerin üzerinde seyrettiğini iddia etti. İlçede hava kirliliğine bağlı olarak kanser ve solunum yolu hastalıklarında artış yaşandığını savunan Yılmaz, bugüne kadar yaptıkları basın açıklamaları, eylemler ve çeşitli girişimlere rağmen sorunun çözülemediğini anlattı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın zaman zaman denetimler yaptığını ve idari yaptırımlar uyguladığını belirten Yılmaz, bunların sorunun çözümü açısından yeterli olmadığını savundu.
'DOSYAYI ÜST MAHKEMEYE TAŞIYACAĞIZ'
Suç duyurusunda, hava kirliliğinin önlenmesi konusunda gerekli yatırımları yapmadığını öne sürdükleri ERDEMİR yönetimi ile denetim ve yaptırım süreçlerinden sorumlu kamu görevlileri hakkında işlem yapılmasını talep ettiklerini aktaran Yılmaz, başsavcılığın ise dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptığını, bilirkişi raporunda hava kirliliğinin varlığının kabul edildiğini ancak kirliliğin inşaat faaliyetleri, trafik ve küçük sanayi işletmelerinden kaynaklanabileceği yönünde değerlendirme yapıldığını aktardı.
Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
'Biz bu değerlendirmeye katılmıyoruz. Bilirkişi raporunda hava kirliliğinin var olduğu açıkça kabul ediliyor. Eğer ilçemizde hava kirliliği olduğu tespit ediliyorsa, bunun gerçek kaynağının da bilimsel veriler ışığında ortaya konulması gerekir. Bize göre yıllardır Karadeniz Ereğli'de yaşanan bu tablonun temel sorumlusu ağır sanayi faaliyetleridir. Buna rağmen hava kirliliğinin inşaat faaliyetleri, trafik ve küçük sanayi işletmelerine bağlanmasını yeterli ve ikna edici bulmuyoruz. İlçede yaşayan insanlar her gün bu kirliliği soluyor, bunun sonuçlarını sağlıklarında yaşıyor. Kanser vakalarındaki ve solunum yolu hastalıklarındaki artış da kamuoyunun yakından bildiği bir gerçektir.
Bizim suç duyurumuzun amacı yalnızca bir şirketi hedef almak değildi. Çevreyi korumakla yükümlü kamu kurumlarının ve yetkililerinin görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin yargı tarafından araştırılmasını istedik. Ancak dosyada kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verilmesi bizi tatmin etmedi. Bu nedenle yasal süresi içerisinde karara itiraz ederek dosyayı üst mahkemeye taşıyacağız.
Eğer üst mahkemeden de sonuç alamazsak, Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil tüm ulusal ve uluslararası hukuk yollarına başvuracağız. Çünkü bu dava sadece bir hukuk dosyası değildir. Bu dava, Karadeniz Ereğli'de yaşayan insanların temiz hava soluma, sağlıklı bir çevrede yaşama ve gelecek nesillere yaşanabilir bir kent bırakma mücadelesidir. Biz bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz ve sonuna kadar takipçisi olacağız.'




