(KONYA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 'Konya'nın kaderi kuraklık, yoksulluk ve umutsuzluk değildir. Konya üretecek, Türkiye kazanacak' dedi. İktidarın tarım politikalarını eleştiren Kaya, 'Konya Ovası göz göre göre kururken neden kalıcı önlemler almadınız' diye sordu.

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, partisinin Parti Okulu İl Yönetici Eğitimi için bulunduğu Konya'da, CHP İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Kaya, Konya'nın tarım ve sanayi alanındaki sorunlarına, eğitimde yaşanan eksikliklere ve partisinin kentteki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Parti Okulu eğitimini eski Milli Eğitim Bakanı Mustafa Üstündağ'a ithaf ettiklerini belirten Kaya, Üstündağ'ın köy öğretmenliğinden Milli Eğitim Bakanlığına uzanan yaşamına değindi. Kaya, şunları söyledi:

'Bugünkü eğitimimizi Konya'nın yetiştirdiği değerli eğitimci, siyaset ve devlet insanı, eski Millî Eğitim Bakanımız Mustafa Üstündağ'a ithaf ediyoruz. 1933 yılında Seydişehir'de doğan Mustafa Üstündağ, 1951 yılında İvriz Köy Enstitüsü'nden mezun oldu. Köy öğretmenliğinden akademisyenliğe, milletvekilliğinden Millî Eğitim Bakanlığına uzanan örnek bir Cumhuriyet insanıydı. Eğitimde bilimi, laikliği, planlamayı ve fırsat eşitliğini savundu. Yükseköğretime erişimi genişleten uygulamalara öncülük etti. Bir tarafta köy öğretmenliğinden Millî Eğitim Bakanlığına yükselen Cumhuriyet aydınlanması: Diğer tarafta öğretmeni itibarsızlaştıran, öğrenciyi sınavlara mahkûm eden, eğitimi piyasalaştıran bugünkü anlayış.'

İvriz Köy Enstitüsü mezunu öğretmeni Hasan Can'ı da anan Kaya, ilk Köy Enstitüsü gezisini onun önerisiyle gerçekleştirdiğini anlattı. Öğretmenliğe Cihanbeyli'nin Gölyazı kasabasında başladığını belirten Kaya, 'İlk öğrencilerimle, ilk öğretmenlik heyecanımla bu topraklarda buluştum. Bu nedenle Konya'nın sorunları benim için yalnızca siyaset değil, aynı zamanda bir yaşam ve mücadele meselesidir' dedi.

'KONYA OVASI GÖZ GÖRE GÖRE KURURKEN NEDEN KALICI ÖNLEMLER ALMADINIZ'

Konya'nın kuraklık, susuzluk ve yanlış tarım politikalarıyla mücadele ettiğini söyleyen Kaya, şöyle konuştu:

'Konya, Türkiye'nin tahıl ambarıdır. Ama bugün bu bereketli topraklar kuraklıkla, susuzlukla ve yanlış tarım politikalarıyla mücadele ediyor. Yer altı suları çekiliyor, obruklar oluşuyor, çiftçi toprağından kopuyor. Mazot pahalı. Gübre pahalı. Elektrik pahalı. Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor.

Buradan siyasal iktidara soruyorum: Yıllardır Konya'dan büyük siyasi destek aldınız. Peki Konya'nın su sorununu neden çözemediniz? Çiftçiyi neden borç batağından kurtaramadınız? Konya Ovası göz göre göre kururken neden kalıcı önlemler almadınız? Bizim çözümümüz açık: Bilimsel su yönetimi, modern sulama sistemleri, kuraklığa uygun üretim planlaması ve çiftçiye güçlü kamusal destek. Konya Ovası kurumayacak. Konya çiftçisi toprağından kopmayacak.'

'SEYDİŞEHİR HALKI BU ÖZELLEŞTİRMEDEN NE KAZANDI'

Eti Alüminyum'un özelleştirilmesini de eleştiren Kaya, şunları kaydetti:

'Konya yalnızca tarımın değil, sanayinin de güçlü merkezlerinden biridir. Ama Seydişehir Alüminyum Tesisleri'nin yaşadıklarını unutabilir miyiz? 1967 yılında temeli atılan, 1971 yılında üretime başlayan bu tesisler, Cumhuriyet'in sanayileşme hamlesinin önemli eserlerindendi. Binlerce insanın ekmek kapısıydı. 2005 yılında Eti Alüminyum, 305 milyon dolara özelleştirildi. Cumhuriyet'in alın teriyle kurulan tesisleri, halkın ortak birikimleri elden çıkarıldı.

Buradan soruyorum: Seydişehir halkı bu özelleştirmeden ne kazandı? İşçi ne kazandı? Konya ne kazandı? İşçiler işlerini, aileler geçim güvencelerini kaybetti. Seydişehir'in geleceği ağır bir darbe aldı. Bizim anlayışımız bellidir: Stratejik üretimde kamu yararı, sanayide yüksek teknoloji, istihdamda güvence, işçiye insanca yaşam. Konya üretecek, işçi kazanacak, Türkiye kalkınacak.'

'HER ÖĞRENCİYE ÜCRETSİZ BİR ÖĞÜN SAĞLIKLI YEMEK'

Konya'da üniversite öğrencilerinin barınma ve geçim sıkıntısı yaşadığını, ilk ve ortaöğretimde ise beslenme, hijyen, öğretmen ihtiyacı ve eğitime erişim sorunlarının sürdüğünü belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:

'Biz Türkiye'nin dört bir yanında haykırıyoruz: Bir tas sıcak çorba. Bir kalıp sabun. Bir rulo tuvalet kâğıdı. Temiz içme suyu. Her öğrenciye ücretsiz bir öğün sağlıklı yemek. Bunlar lüks değil, çocuklarımızın en temel hakkıdır.

Ama çocuklarımızı tehdit eden sorunlar yalnızca yoksulluk değildir. Uyuşturucu, sanal kumar, akran zorbalığı ve okullarda yaşanan şiddet, çocuklarımızın geleceğini tehdit ediyor. Konya'daki çocuklarımız da bu tehlikelerle karşı karşıya. Bir çocuk okulda korkuyorsa, bir öğretmen sınıfında kendisini güvende hissetmiyorsa orada sağlıklı eğitim olmaz.'

'HER OKULDA YETERLİ PSİKOLOJİK DANIŞMAN BULUNMALIDIR'

Okullarda psikolojik danışmanlık ve sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:

'Her okulda yeterli psikolojik danışman bulunmalıdır. Riskli okullarda psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan okul destek birimleri kurulmalıdır. Uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele yalnızca polisiye önlemlere bırakılamaz. Önleyici eğitim, aile desteği ve sosyal politikalar güçlendirilmelidir. Akran zorbalığı ve şiddet daha ortaya çıkmadan önlenmelidir. Çocuklarımızı koruyamayan bir eğitim sistemi geleceğimizi koruyamaz. Bizim hedefimiz; öğretmenin özgür, öğrencinin güvende, eğitimin bilimsel, laik ve parasız olduğu bir Türkiye'dir. İşte bunun adı Kamusal Eğitim Cumhuriyeti'dir.'

'SİYASET HALKA KIZMA İŞİ DEĞİLDİR'

Konya'nın uzun yıllardır iktidara yüksek destek verdiğini belirten Kaya, CHP örgütünün kentteki çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kaya, şunları söyledi:

'Çiftçi borçlu, esnaf dertli, emekli geçinemiyor, gençler gelecekten umutsuz. Peki biz ne yapacağız? Konya halkına mı kızacağız? Tabii ki hayır. Önce kendimize bakacağız. Biz Konya halkını yeterince dinledik mi? Çiftçinin tarlasına, işçinin fabrikasına, esnafın dükkânına, emeklinin sofrasına yeterince gittik mi? Siyaset halka kızma işi değildir. Siyaset halkın güvenini kazanma işidir.

Erhan Usta: 'Ben partimdeyim, hiçbir yere gitmiyorum. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim'
Erhan Usta: 'Ben partimdeyim, hiçbir yere gitmiyorum. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim'
İçeriği Görüntüle

Konya'da belediyelerimiz, milletvekilimiz ve mücadele eden örgütlerimiz var. Ama bunlarla yetinemeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Konya'nın her mahallesinde, her köyünde, her ilçesinde olmalıyız. İnsanların yalnızca oyunu değil, gönlünü kazanmalıyız. Çünkü biz insanları seçimden seçime hatırlayan bir parti değiliz.'

Parti Okulu eğitimleriyle halkın sorunlarını bilen ve çözüm üreten kadrolar yetiştirmeyi amaçladıklarını belirten Kaya, 'Sokak sokak, ev ev, fabrika fabrika, tarla tarla çalışacağız. Kapısını çalmadığımız ev, derdini dinlemediğimiz yurttaş bırakmayacağız' dedi.

'GENÇLERİN UMUDUNU YENİDEN YEŞERTECEĞİZ'

Yıldırımı Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

'Konya'nın kaderi kuraklık değildir. Konya'nın kaderi yoksulluk değildir. Konya'nın kaderi işsizlik ve umutsuzluk değildir. Biz çiftçinin kazandığı, işçinin hakkını aldığı, esnafın umutla kepenk açtığı, emeklinin insanca yaşadığı bir Konya istiyoruz. Çocukların aç kalmadığı, gençlerin geleceğini başka ülkelerde aramadığı bir Türkiye istiyoruz.

Cumhuriyet'i koruyacağız, demokrasiyi büyüteceğiz, halkın iktidarını kuracağız. Buradan Konya'ya söz veriyoruz: Konya'nın bereketini yeniden büyüteceğiz. Çiftçiyi toprağıyla, işçiyi ekmeğiyle buluşturacağız. Gençlerin umudunu yeniden yeşerteceğiz. Çünkü bu ülkenin umudu tükenmedi.'

Kaynak: ANKA