İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır’da yaptığı açıklamalarda Alihan Kuriş’e yönelik yürütülen soruşturmayla ilgili dikkat çeken bilgiler verdi. Operasyonun dini bir yapının tamamına değil, çıkar amaçlı suç örgütü olarak değerlendirilen üst yönetime yönelik olduğunu vurgulayan Çiftçi, soruşturma kapsamında tespit edildiğini söylediği gizli haberleşme yöntemine de değindi.
Çiftçi, Alihan Kuriş’in 2016 yılında yapının başına geçtiğini belirterek son yıllarda ortaya çıkan yüksek tutarlı para ve mal varlığı hareketlerinin güvenlik birimleri tarafından takip edildiğini söyledi.
“Üst yönetim Blooper kullanıyor”
Çiftçi’nin açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri, örgüt yöneticilerinin haberleşmek için kullandığını söylediği uygulama oldu.
Bakan Çiftçi, geçmişte FETÖ mensuplarının ByLock kullandığını hatırlatarak, soruşturma konusu yapılanmanın üst yönetiminin ise “Blooper” isimli bir uygulamayla haberleştiğini ifade etti.
Çiftçi, uygulamaya erişim için üç aşamalı doğrulama sistemi kullanıldığını da belirtti.
Operasyonun hedefini açıkladı
Süleymancılara yönelik operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çiftçi, yürütülen soruşturmanın dini inanca sahip geniş kitleleri hedef almadığını söyledi.
Operasyonun, yapıyı çıkar amaçlı suç örgütüne dönüştürdüğü iddia edilen üst yönetim kadrosuna yönelik olduğunu belirten Çiftçi, “Alt kısımdaki inanan insanlarla yukarıdaki bunu çıkar örgütüne dönüştüren insanların ayrımının iyi yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Para ve mal varlığı hareketlerine dikkat çekti
Alihan Kuriş’in 2016’da yapının başına geçtiğini söyleyen Çiftçi, bu tarihten sonraki dönemde dikkat çeken mali hareketlerin ortaya çıktığını ifade etti.
Bakan Çiftçi, büyük tutarlı para transferleri ve mal varlığı hareketlerinin soruşturma kapsamında incelendiğini belirterek operasyonun mali kaynaklar ve finansman yapısına yönelik bir boyutunun da bulunduğunu söyledi.
Köln’deki 70 milyon euroluk merkez iddiası
Çiftçi, yapının Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon euro maliyetle büyük bir genel merkez inşa ettiğini de öne sürdü.
Söz konusu merkezin tamamlanması halinde yapının faaliyetlerinin önemli bölümünün buraya taşınmasının planlandığını savunan Çiftçi, güvenlik birimlerinin süreci uzun süredir takip ettiğini ifade etti.
2003 yılındaki denetimi anlattı
Çiftçi, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde kaymakam olarak görev yaptığı 2003 yılında Süleymancılara ait olduğunu belirttiği bir öğrenci yurdunda gerçekleştirdiği denetimi de anlattı.
Binadaki bir salonun mescit olarak kullanıldığını düşündüğünü söyleyen Çiftçi, yurt yöneticilerine alanın ne amaçla kullanıldığını sorduğunda “çok amaçlı salon” yanıtını aldığını aktardı.
Bu örnek üzerinden geçmişte dini yapıların yaşadığı koşullara değinen Çiftçi, AK Parti iktidarı döneminde dini cemaatlerin faaliyetlerini daha özgür şekilde sürdürebildiğini savundu.
“Mali kaynaklara yönelik operasyon”
Süleymancılar olarak bilinen yapı ile Alihan Kuriş hakkındaki soruşturmayı birbirinden ayırmak gerektiğini savunan Çiftçi, mevcut operasyonun örgütün üst yönetimi ile mali kaynaklarına yönelik olduğunu söyledi.
Çiftçi, soruşturmanın dini cemaatlere veya muhafazakâr kesimlere yönelik genel bir operasyon şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Terörsüz Türkiye için dört aşama mesajı
Diyarbakır’daki açıklamalarında “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Çiftçi, İçişleri Bakanlığının yeni dönemi dört başlık altında ele aldığını söyledi.
Bu aşamaları “tasfiye, teyit, denetim ve normalleşme” olarak sıralayan Çiftçi, sürecin yalnızca siyasetçiler tarafından değil spor kulüpleri, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katkısıyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.





