DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kamuoyuna aktardığı mesaj, yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, açıklamada kullanılan “Demokratik Cumhuriyet” ifadesi ve yasal düzenleme vurgusu üzerinden sürece ilişkin endişelerini dile getirdi.

YENİ Parti heyeti Girne’de: “Bile bile öldürdüler”
YENİ Parti heyeti Girne’de: “Bile bile öldürdüler”
İçeriği Görüntüle

DEM Parti heyeti, 2 Ağustos 2026’daki görüşmenin ardından Öcalan’ın mesajını paylaşmıştı. Mesajda, siyaset kurumunun çıkaracağı yasanın sürecin önünü açacak “anahtar” niteliğinde olduğu ve “Demokratik Cumhuriyet’e sonuna kadar kapı aralandığı” belirtilmişti.

Kullanılan kavramlara dikkat çekti

Cihat Yaycı, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede açıklamadaki kavramların tesadüfen seçilmediğini savundu. Metinde doğrudan “Cumhuriyet” yerine “Demokratik Cumhuriyet” ifadesinin kullanılmasına ve “Kürtler” vurgusuna dikkat çekti.

Yaycı, söz konusu ifadelerin yalnızca silahların bırakılmasına yönelik bir süreci değil, Türkiye’nin anayasal ve siyasal yapısının yeniden tanımlanmasına ilişkin tartışmaları da gündeme getirebileceğini ileri sürdü.

Çıkarılması istenen yasayı sorguladı

Açıklamadaki yasa vurgusunu değerlendiren Yaycı, hazırlanması gündemde olan düzenlemenin hangi amaçlara hizmet edeceğinin açık biçimde anlatılması gerektiğini belirtti.

Yasanın yalnızca silah bırakma sürecini mi düzenleyeceği, yoksa daha kapsamlı siyasi ve anayasal değişikliklerin zemini olarak mı görüldüğü sorusunu yönelten Yaycı, maddelerin milletvekilleri kadar kamuoyu tarafından da bilinmesi gerektiğini ifade etti.

İmralı’dan aktarılan mesajda, gündemdeki adımın Cumhuriyet’in kuruluşuyla karşılaştırılabilecek önemde bir demokratikleşme sürecinin başlangıcı olduğu savunulmuş; düzenlemenin Türkiye’de yaşayan herkes için gerekli olduğu öne sürülmüştü.

“Kurucu esaslar pazarlık konusu olamaz”

Cihat Yaycı, “Demokratik Cumhuriyet”, “kurucu unsur”, “eşit yurttaşlık” ve “ortak vatan” gibi kavramların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek resmî dil esasları üzerine kurulu üniter bir millî devlet olduğunu vurgulayan Yaycı, bu ilkelerin herhangi bir siyasi pazarlığın konusu yapılamayacağını savundu.

Açık ve şeffaf tartışma çağrısı

Böylesine önemli sonuçlar doğurabilecek bir yasal düzenlemenin kapalı görüşmelerle değil, toplumun gözü önünde ele alınması gerektiğini belirten Yaycı, sürecin amacı hakkında hiçbir tereddüde yer bırakılmamasını istedi.

Gerekli görülmesi hâlinde son sözün doğrudan millete bırakılması gerektiğini ifade eden Yaycı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu hatırlattı. Yaycı’nın açıklamaları kendi siyasi ve hukuki değerlendirmelerini yansıtırken, çıkarılması gündeme gelen yasanın içeriğine ilişkin ayrıntılı bir taslak henüz kamuoyuna açıklanmadı.