Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşmenin kamu yönetimi ile vatandaş arasındaki iletişimi köklü biçimde değiştirdiğini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu açıklayan Duran, vatandaşla iletişimin artık tek bir mecra üzerinden yürütülemeyeceğini vurguladı.
TÜRKİYE’DE 62,3 MİLYON AKTİF SOSYAL MEDYA KULLANICISI
İletişim Başkanlığında düzenlenen “Dijital Çağda Kamu İletişimi” programında konuşan Duran, 2026 yılı dijital medya kullanım verilerini paylaştı.
Türkiye’de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısının bulunduğunu belirten Duran, bu rakamın toplam nüfusun yüzde 70,9’una karşılık geldiğini söyledi.
Bu tablo karşısında kamu yönetiminin vatandaşlarla iletişimini yalnızca tek bir kanal üzerinden sürdürmesinin mümkün olmadığını ifade eden Duran, kamu yöneticilerinin vatandaşın bulunduğu her platformda aktif olması gerektiğini dile getirdi.
“VATANDAŞIN OLDUĞU HER PLATFORMDA OLMALIYIZ”
Sosyal medya hesaplarının yalnızca duyuru yapılan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Duran, kamu kurumlarının dijital hesaplarının vatandaşın devleti gördüğü önemli iletişim kanallarından biri haline geldiğine işaret etti.
Duran, kamu yöneticilerinin vatandaşın bulunduğu her alanda yer alması, iletişim kanallarını açık ve aktif tutması gerektiğini belirterek dijital iletişimin kamu hizmetlerinin ayrılmaz bir parçasına dönüştüğünü kaydetti.
YAPAY ZEKA İLETİŞİM DÜNYASINI DEĞİŞTİRİYOR
Dijital teknolojiler ve yapay zekanın yalnızca iletişim araçlarını değil, düşünme biçimlerini, karar alma süreçlerini ve kamu yönetiminin işleyişini de dönüştürdüğünü anlatan Duran, yaşanan değişimin basit bir teknolojik yenilenme olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Dijitalleşmeyle birlikte devletlerin fiziki sınırlarının yanı sıra dijital varlıklarını, bilgi güvenliğini ve hakikat alanını da koruması gerektiğini ifade eden Duran, doğru ve güvenilir bilgi üretmenin stratejik önemine dikkat çekti.
DEZENFORMASYONA KARŞI UYARI
Duran’ın üzerinde durduğu başlıklardan biri de dijital ortamda hızla yayılan yanlış bilgiler oldu. Bilginin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaşabildiğini hatırlatan Duran, aynı hızın manipülasyon ve dezenformasyon faaliyetlerinin yayılmasını da kolaylaştırdığını söyledi.
Yapay zeka teknolojileriyle gerçeğinden ayırt edilmesi güç görüntüler, sentetik ses kayıtları ve algoritmalar tarafından yönlendirilen bilgi akışlarının ortaya çıktığını belirten Duran, dezenformasyonun artık yalnızca yanlış bilgilendirme meselesi olmadığını vurguladı.
KRİZ ANLARINDA “BİLGİ BOŞLUĞU” UYARISI
Kriz dönemlerinde iletişimin öneminin daha da arttığını söyleyen Duran, bilgi boşluğu oluşması halinde bu alanın söylenti ve dezenformasyonla doldurulabileceğine dikkat çekti.
Duran, kriz iletişiminde temel yaklaşımın doğru bilgiyi doğru zamanda ve doğru üslupla vatandaşa ulaştırmak olduğunu belirtti.
KAMU YÖNETİCİLERİ İÇİN SOSYAL MEDYA REHBERİ
Program kapsamında “Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi” de kamuoyuna tanıtıldı. Duran, rehberin sosyal medya kullanımına ilişkin teknik tavsiyelerin yanı sıra kamu yönetiminin dijital çağda ihtiyaç duyduğu ortak iletişim anlayışına katkı sağlamasının hedeflendiğini söyledi.
İletişim Başkanlığının CİMER ve Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla vatandaşlarla devlet arasındaki iletişimi güçlendirmeye devam ettiğini belirten Duran, dijital platformlarda yayılan yanlış ve yanıltıcı bilgilerin de yakından takip edildiğini ifade etti.





