Esnafın üzerindeki prim ve borç yükü giderek ağırlaşıyor. Artan kira, enerji, vergi ve işletme giderlerinin yanında Bağ-Kur ve SGK primlerini ödemekte zorlanan küçük işletmeler, biriken borçlar nedeniyle çıkmaza sürükleniyor.

Fatih Erbakan: Ali Yüksel'in Yeni Yol TBMM Grubu'na katılması yönünde aldığımız kararın hayırlı olmasını temenni ediyorum
Fatih Erbakan: Ali Yüksel'in Yeni Yol TBMM Grubu'na katılması yönünde aldığımız kararın hayırlı olmasını temenni ediyorum
İçeriği Görüntüle

2026 yılında en düşük Bağ-Kur priminin 10 bin liranın üzerine çıkması, özellikle düşük gelirle ayakta kalmaya çalışan esnafın yükünü daha da artırdı. Cari primlerini ödemekte zorlanan esnaf, geçmişten kalan prim borçları ve gecikme yükleriyle birlikte çok daha ağır bir ödeme tablosuyla karşı karşıya kaldı.

SGK borçları için getirilen 72 aya kadar tecil ve taksitlendirme imkânı ise esnafın beklediği karşılığı vermedi. Düzenlemede borç ortadan kalkmıyor, yalnızca daha uzun vadeye yayılıyor. Üstelik 31 Ağustos 2026’ya kadar yapılacak başvurularda dahi yıllık yüzde 29 tecil faizi uygulanıyor.

Esnafın tepkisi de tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor. Borcunu zaten ödeyemeyen bir işletmenin, borcunu faizle birlikte yıllara yayarak ödemesinin kalıcı çözüm olmadığı belirtiliyor.

Esnaf, “yapılandırma” denildiğinde borcun yalnızca taksitlendirilmesini değil, gecikme yüklerinin azaltılmasını, ödeme şartlarının gerçekçi hale getirilmesini ve geçmiş borçların yeniden hesaplanmasını bekliyor.

Ekonomik sıkıntının sonucu işyeri kapanışlarına da yansıyor. 2026’nın ilk altı ayında 63 binden fazla esnaf işyerini kapattı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre kapanışlarda dikkat çekici bir artış yaşandı. Temmuz ayında da binlerce esnaf işletmesini sicilden sildirdi.

Her işyeri kapanışının tek nedeni prim borcu olmasa da kira, kredi, vergi, Bağ-Kur ve SGK yükünün aynı anda ağırlaşması küçük işletmelerin dayanma gücünü azaltıyor.

Özellikle geçmişten prim borcu bulunan esnaf için sorun her ay büyüyor. Bir taraftan yeni prim borcu oluşurken diğer taraftan eski borçların taksitleri ve faizleri işletmenin kasasından çıkması gereken tutarı artırıyor.

Bu nedenle esnafın beklentisi artık faizli tecil düzenlemesinin ötesine geçmiş durumda.

Esnaf kesimi, geçmiş yıllarda uygulanan geniş kapsamlı kamu borcu yapılandırmalarına benzer yeni bir düzenleme yapılmasını istiyor. Gecikme faizlerinin ve borç yükünün azaltılması, uzun vadeli ve düşük maliyetli taksit seçenekleri sunulması, borçlu esnafın yeniden düzenli prim ödeyebilir hale getirilmesi talep ediliyor.

Mevcut sistem bazı esnafa zaman kazandırsa da ödeme gücünü kaybetmiş işletmeler açısından sorunu ortadan kaldırmıyor.

Çünkü esnafın problemi yalnızca vadenin kısa olması değil, artık borcun kendisini ödeyemez hale gelmesi.

Bağ-Kur ve SGK borçları büyürken kepenk kapatan esnaf sayısının artması, kapsamlı bir düzenleme beklentisini de güçlendiriyor.

Esnafın gözü şimdi Ankara’da. Beklenti açık: Faizli tecil değil, gerçekten nefes aldıracak kapsamlı bir Bağ-Kur ve SGK borç yapılandırması.