Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası'nda savunma yapan tutuklu eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, İBB Davası'nda tutuklu bulunan iş insanı kardeşi Bulut Aydöner'e de seslendi. Aydöner, 'Zor koşullar altında büyük bir direnç gösteren, sağlık sorunlarına rağmen ayakta kalmaya çalışan canım kardeşim Bulut'a da buradan seslenmek istiyorum. Allah'a şükür, başımız dik yaşadık. Dürüstlüğümüzden ve onurumuzdan hiçbir zaman ödün vermedik. Haram lokmaya el uzatmadık. Senin gibi dürüst bir kardeşe sahip olmaktan gurur duyuyorum. Canım kardeşim, seni çok seviyorum' dedi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.
Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.
Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy'un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı. Aksoy'un çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından tutuklu eski CHP PM üyesi Baki Aydöner'in savunmasına geçildi.
'VİCDANIM RAHATTI'
Aydöner, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecini anlattı. Soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendiğini söyleyen Aydöner, herhangi bir suç işlediğine inanmadığı için kaçmayı düşünmediğini belirterek, 'Vicdanım rahattı. Kaçmayı ya da saklanmayı hiç düşünmeden kendi irademle teslim oldum' ifadelerini kullandı.
Emniyete götürüldüğünde operasyonun kapsamını ilk kez gördüğünü anlatan Aydöner, nezarethanede Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile çok sayıda belediye başkanı ve belediye yöneticisinin de gözaltında bulunduğunu görünce soruşturmanın boyutunu anladığını söyledi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi ile herhangi bir ticari ya da idari ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Aydöner, uzun yıllardır CHP'de siyaset yaptığını ancak belediyede hiçbir görev üstlenmediğini, belediye meclis üyesi dahi olmadığını belirterek, soruşturmanın neden kendisine yöneltildiğini anlamadığını dile getirdi.
'SAVCI BANA 'ÇOK HAKLISIN' DEDİ'
Savunmasında, hayatında yalnızca bir kez görüştüğü bir kişiyle ilgili iddialar nedeniyle suçlandığını söyleyen Aydöner, emniyet ifadesinin ardından savcılığa sevk edildiğini, burada da benzer sorularla karşılaştığını belirtti. Aydöner, 3 Haziran 2025 tarihinde İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandığını hatırlattı.
Savcılık sorgusuna da değinen Aydöner, ifadesi sırasında savcının kendisine 'Çok haklısın' dediğini öne sürdü.
'BAHÇETEPE'Yİ BELEDİYE BAŞKANI OLMADAN ÖNCE TANIYORDUM'
Hakan Bahçetepe ile ilişkisinin tamamen siyasi faaliyetlerden kaynaklandığını belirten Aydöner, Bahçetepe'yi belediye başkanı olduktan sonra değil, CHP'de birlikte görev yaptıkları yıllardan tanıdığını söyledi.
2015 ve 2018 yıllarında partinin farklı kademelerinde birlikte çalıştıklarını anlatan Aydöner, İstanbul İl Başkanlığı döneminde çok sayıda il yöneticisiyle birlikte seçim çalışmaları yürüttüklerini ifade etti.
Bu nedenle HTS kayıtlarında aynı baz istasyonlarından sinyal vermelerinin veya telefon irtibatlarının suç delili olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aydöner, 'Siyasi faaliyet yürüten onlarca il yöneticisi ve yüzlerce belediye başkanıyla aynı ortamlarda bulunmamız son derece doğaldır' dedi.
Aydöner, 'Eğer yalnızca HTS kayıtları ve baz istasyonu verileri suç delili kabul edilirse, siyasi faaliyet yürüten binlerce kişi hakkında aynı yöntemle suç isnadında bulunulabilir' diyerek iddianamedeki değerlendirmenin somut delillerle desteklenmediğini savundu.
'GAZİOSMANPAŞA'YA HASTANE İÇİN GİTTİM'
Uzun süredir mide fıtığı ve reflü rahatsızlığı bulunduğunu anlatan Aydöner, tutuklanmadan önce bu nedenle tedavi gördüğünü ve ameliyat planlandığını söyledi.
Farklı tarihlerde Medical Park hastanelerinde muayene olduğunu belirten Aydöner, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi'nde tedavi gördüğünü ifade etti.
Hastane kayıtlarının avukatları tarafından dosyaya sunulduğunu belirten Aydöner, iddianamede aleyhine değerlendirilen Gaziosmanpaşa baz kayıtlarının tek nedeninin bu hastane ziyareti olduğunu savunarak, söz konusu tarihte ilçede bulunmasının sağlık tedavisi dışında herhangi bir sebepten kaynaklanmadığını söyledi.
AYDÖNER, İBB'DE TUTUKLU KARDEŞİNE SESLENDİ
Aydöner, İBB Davası'nda tutuklu bulunan iş insanı kardeşi Bulut Aydöner'e de seslenerek savunmasını şu sözlerle bitirdi:
'Toparlayarak bitirmek istiyorum. Anlattığım bütün bu hususların tek amacı, dosyada oluşabilecek yanlış kanaatleri ortadan kaldırmaktır. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Eğer kanunun bana yüklediği herhangi bir kusur varsa, bir kişinin malına haksız şekilde el uzatmışsam, bir kuruş dahi haram kazanç elde etmişsem, bunun hesabını hukuk önünde vermekten hiçbir zaman kaçınmam, bugün de kaçmıyorum.
Ancak tek bir kişinin, kendi kurtuluşu için ortaya attığı gerçek dışı iddialarla benim ve canım kardeşim Bulut'un özgürlüğünün elimizden alınması kabul edilebilir değildir. En büyük temennim, hem onun hem de benim bir an önce özgürlüğümüze kavuşmamız, yarım kalan hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edebilmemizdir. Bu vesileyle, zor koşullar altında büyük bir direnç gösteren, sağlık sorunlarına rağmen ayakta kalmaya çalışan canım kardeşim Bulut'a da buradan seslenmek istiyorum. İnşallah en kısa zamanda yeniden özgür günlerde bir araya gelecek, ailelerimizle birlikte huzur içinde yaşamaya devam edeceğiz.
Ben bu inancımı ve umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Allah'a şükür, başımız dik yaşadık. Dürüstlüğümüzden ve onurumuzdan hiçbir zaman ödün vermedik. Haram lokmaya el uzatmadık. Senin gibi dürüst bir kardeşe sahip olmaktan gurur duyuyorum. Canım kardeşim, seni çok seviyorum. Elbette son sözü Yüce Türk yargısı söyleyecektir. Buna olan inancımı koruyorum. Son olarak şunu da ifade etmek isterim: Yarın 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü. Demokrasiye, milli iradeye ve ülkemizin birlik ve beraberliğine kasteden o hain girişimi bir kez daha lanetliyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar millet iradesine karşı yapılan bütün darbe girişimlerini de aynı şekilde kınıyorum. 15 Temmuz'da hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum. Allah ülkemizin birliğini, beraberliğini ve huzurunu daim eylesin.'
Aydöner'in çapraz sorgusuna geçildi. Sonrasında ise avukatı söz aldı.
(SÜRECEK)





