İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Adayı Kaptan Mustafa Can, İTO’nun bazı belge ve hizmet ücretlerinde yapılan artışlara ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Can, İTO’nun açıkladığı enflasyon verileri ile uyguladığı zam oranları arasındaki farkın kamuoyuna açık şekilde izah edilmesi gerektiğini belirtti.
İTO’nun İstanbul enflasyonunu hesaplayan ve kamuoyuyla paylaşan en önemli kurumlardan biri olduğuna dikkat çeken Mustafa Can, bu verilerin yalnızca istatistik olmadığını, aynı zamanda kurumsal güvenilirliği ilgilendiren bir taahhüt niteliği taşıdığını ifade etti.
Bazı belge ve hizmet ücretlerinde enflasyonun üzerinde artışlar yapıldığını savunan Can, bir ticaret odasının temel görevinin üyelerden daha fazla gelir elde etmek değil, üyelerinin ticaret maliyetlerini azaltmak, rekabet gücünü artırmak ve ihracatı desteklemek olduğunu vurguladı.
İTO’nun 850 bin üyeye hizmet veren büyük bir meslek kuruluşu olduğunu belirten Can, bütçe yönetiminin yeni mali yükler oluşturarak değil, israfın önlenmesi, iştiraklerin daha verimli yönetilmesi ve dijitalleşme yoluyla maliyetlerin azaltılması anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Kaptan Mustafa Can, X sosyal medya hesabındaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul Ticaret Odası, İstanbul enflasyonunu hesaplayan ve kamuoyuna açıklayan en önemli kurumlardan biridir.
Bu nedenle açıkladığı enflasyon oranları yalnızca istatistik değil, aynı zamanda kurumsal bir taahhüt niteliği taşımaktadır.
Eğer İTO, kendi açıkladığı 2 yıllık yaklaşık %114’lük enflasyona rağmen bazı belge ve hizmet ücretlerini %200 oranında artırıyorsa, üyelerine bunun gerekçesini açık ve şeffaf biçimde izah etmek zorundadır.
Bir ticaret odasının görevi, üyelerinden daha fazla gelir elde etmek değil; üyelerinin ticaret maliyetlerini düşürmek, rekabet gücünü artırmak ve ihracatçının önünü açmaktır.
İTO, üyelerinden enflasyonla mücadele etmelerini beklerken, kendi hizmet tarifelerinde enflasyonun çok üzerinde artışlar yapıyorsa, bu durum kurumsal tutarlılık açısından sorgulanmalıdır.
Bizim anlayışımız nettir; İTO bütçesi, üyelerin sırtına yeni yükler bindirerek değil; israfı önleyerek, iştirakleri verimli yöneterek ve dijitalleşmeyle maliyetleri azaltarak yönetilecektir.
850 bin üyenin odası olan İTO gelir artıran değil, maliyet azaltan bir kurum olmak zorundadır.
Çünkü güçlü oda, üyelerinden daha fazla para alan değil; üyelerine daha fazla kazandıran odadır.”





