Kene ve zararlı böceklerle mücadelede doğanın kendi dengesinden yararlanılıyor. Malatya’da kurulan Kınalı Keklik Üretim İstasyonu’nda yetiştirilen yüz binlerce keklik, farklı illerde belirlenen alanlara bırakılarak biyolojik mücadeleye katkı sağlıyor.
2012 yılında İnönü Üniversitesi yerleşkesinde faaliyete geçen tesiste bugüne kadar 234 bin 600 kınalı keklik üretildi.
Yılda 10 bin keklik üretilebiliyor
Malatya Doğa Koruma ve Milli Parklar 15. Bölge Müdürlüğü bünyesindeki tesis 36 dekarlık alanda faaliyet gösteriyor.
İstasyonun yıllık üretim kapasitesi yaklaşık 10 bin kekliğe ulaşıyor. Üretilen hayvanlar, Kanatlı Yaban Hayvanı Yerleştirme Programı kapsamında uygun görülen bölgelerde doğaya bırakılıyor.
Kenelerle doğal mücadele ediyorlar
Kınalı kekliklerin özellikle 0-3 aylık yavru döneminde protein ihtiyacı artıyor. “Palaz” olarak adlandırılan bu dönemde keklikler; kene, karınca, böcek larvası, örümcek ve çekirge gibi canlılarla besleniyor.
Bu özellikleri sayesinde keklikler, zararlı böcek popülasyonunun doğal yollarla kontrol edilmesine katkı sağlıyor.
8 ilde doğayla buluştular
Malatya’da yetiştirilen kınalı keklikler başta Kayseri, Ağrı, Iğdır, Denizli, Diyarbakır, Tunceli, Elazığ ve Malatya olmak üzere farklı illerde doğaya salındı.
Tesiste 2026 yılında 6 bin keklik yetiştirildi. Bunlardan 300’ü Malatya’da, kalanları ise farklı illerde belirlenen alanlara bırakıldı.
Doğaya bırakılmadan önce kontrolden geçiyorlar
Kekliklere doğaya salınmadan önce antiparaziter uygulama yapılıyor. Böylece bit, kene ve diğer parazitlerin hayvanlara tutunmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Kınalı kekliklerin yalnızca kenelerle değil, tarımsal zararlılarla da beslenmesi nedeniyle kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasına dolaylı katkı sağladığı belirtiliyor.
Ekolojik dengeye de katkı sağlıyor
Malatya Doğa Koruma ve Milli Parklar 15. Bölge Müdürü Selçuk Öcal, kekliklerin beslenme biçiminin biyolojik mücadelede önemli rol oynadığını belirtti.
Üretim ve doğaya salım çalışmalarının hem zararlı böceklerle mücadeleyi desteklediğini hem de yaban hayatı ve ekolojik dengenin korunmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.





