Marmara ve İstanbul depremine ilişkin tartışmalar sürerken Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içindeki her bölümünün aynı özellikleri taşımadığını belirterek olası kırılmaların büyüklüğü konusunda farklı bir senaryoya işaret etti.
İzmit ve Şarköy çevresine dikkat çekti
Bektaş’a göre Anadolu Levhası batıya doğru hareket ederken İzmit ve Şarköy çevresindeki dar ve sürtünmesi yüksek fay kesimlerinde sıkışma meydana geliyor. Bu bölgelerde hareketin zorlaşması, fay üzerinde daha fazla enerji birikmesine yol açabiliyor.
Biriken enerjinin engeli aşması durumunda 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem oluşabileceğini belirten Bektaş, özellikle Marmara’nın doğu ve batı uçlarındaki fay parçalarına dikkat çekti.
Marmara’nın orta kesiminde farklı yapı
Bektaş, Marmara Denizi’nin orta bölümündeki fay hattının ise daha geniş, zayıf ve kaygan bir yapıdan geçtiğini ifade etti. Bu nedenle bölgede biriken enerjinin tek seferde büyük bir depremle boşalmasının zorunlu olmadığını savundu.
Bu senaryoya göre Tekirdağ ile Çınarcık arasındaki alanda enerji, farklı zamanlarda meydana gelebilecek 6 ve üzeri büyüklükte birkaç depremle açığa çıkabilir.
Fay sürünmesi enerjiyi azaltabilir
Açıklamada öne çıkan bir diğer ihtimal de “sürünme” olarak bilinen yavaş fay hareketi oldu. Fayın bazı bölümlerinin büyük bir kırılma yaşanmadan hareket edebilmesi, enerjinin zamana yayılarak boşalmasına imkân sağlayabiliyor.
Bektaş, Marmara’nın orta kesimindeki yapının hem birden fazla orta büyüklükte deprem hem de sürünme hareketiyle farklı bir davranış sergileyebileceğini değerlendirdi.
Kesin bir deprem tahmini değil
Söz konusu açıklama, depremlerin kesin tarihi veya sayısına ilişkin bir tahmin niteliği taşımıyor. Bektaş’ın değerlendirmesi, Marmara’daki fay parçalarının jeolojik özelliklerine dayanan olası senaryolardan birini ortaya koyuyor.
Depremlerin ne zaman meydana geleceği önceden kesin olarak belirlenemediği için uzmanlar, senaryodan bağımsız olarak yapı güvenliğinin artırılması ve afet hazırlıklarının tamamlanması gerektiğini vurguluyor.




