Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye gündemine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Özdağ’ın konuşmasının ana gündemini TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa oluştururken, erken seçim, muhalefetin tutumu, Süleymancılara yönelik operasyon ve Türkiye’nin dış politika adımları da değerlendirmeleri arasında yer aldı.
Özdağ, 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’ndan geçen düzenlemeye sert tepki göstererek sürecin yalnızca söz konusu yasayla sınırlı kalmayacağını savundu. Zafer Partisi’nin bundan sonraki süreçte de düzenlemeye karşı siyasi mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
“Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i size böldürtmeyeceğiz”
Çerçeve yasanın 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini belirten Özdağ, “hayır” oyu kullanan 87 milletvekilini ise tebrik etti.
Yasanın kabul edilmesiyle sürecin sona ermediğini ifade eden Özdağ, ilerleyen dönemde yeni yasal düzenlemelerin ve anayasa değişikliklerinin gündeme getirilebileceğini ileri sürdü.
Özdağ, üniter devlet yapısının tartışmaya açılmasına karşı olduklarını vurgulayarak, “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i size böldürtmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Öcalan için ‘umut hakkı’ tartışmasına tepki
Ümit Özdağ, Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” tartışmalarına da sert tepki gösterdi.
Terör saldırılarında yaşamını yitirenler ile gazileri hatırlatan Özdağ, “Bu yasa değişikliklerini yapınca şehitleri ailelerine geri verecek misiniz?” diye sordu.
Özdağ, terörle mücadelede bedel ödeyen şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Demokratik diye başlayıp bölücü çizgiye gidiyorlar”
Özdağ, siyasi partiler, yerel yönetimler ve ana dil tartışmaları üzerinden gündeme getirildiğini belirttiği düzenleme taleplerini de eleştirdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet niteliğinin, resmi dilinin ve üniter yapısının korunması gerektiğini savunan Özdağ, “Demokratik diye başladıkları her cümlenin sonunun bölücü bir çizgiye gitmesinden Türk halkı bıktı” dedi.
Özdağ, demokrasi kavramının devletin bütünlüğünü veya milletin ortak kimliğini tartışmaya açmak anlamına gelmediğini ifade etti.
“Modern bir Sevr’den ne farkı var?”
Çerçeve yasa sonrasında gündeme gelebileceğini öne sürdüğü siyasi ve hukuki talepleri sıralayan Özdağ, süreci Sevr Anlaşması üzerinden eleştirdi.
Yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi, Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklik yapılması ve yeni anayasa tartışmalarına işaret eden Özdağ, “Bu yasanın koşullarının modern bir Sevr koşullarından ne farkı var?” diye konuştu.
Özdağ, mevcut sürecin “Terörsüz Türkiye” hedefi yerine ülkenin birlik ve bütünlüğünü zedeleyebileceğini savundu.
Muhalefete de sert eleştiri
Zafer Partisi lideri, iktidarın yanı sıra muhalefet partilerine de eleştiriler yöneltti.
YENİ Parti ve CHP’nin bazı başlıklarda iktidar ve DEM Parti ile benzer politikaları savunduğunu öne süren Özdağ, muhalefetin özellikle üniter devlet ve anayasal düzen konusunda daha açık bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, Zafer Partisi’nin Cumhuriyet’in kuruluş değerleri, laiklik ve üniter devlet ilkeleri konusunda taviz vermeyeceğini belirtti.
“Silahla yapamadıklarını siyasetle yapmak istiyorlar”
Terör örgütlerinin stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, Türkiye’nin geçmişte terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini söyledi.
Özdağ, “Silahla gerçekleştiremediklerini siyasetle, sosyolojiyle ve psikolojik harekâtlarla gerçekleştirmek istiyorlar” ifadelerini kullanarak siyasi karar vericilere dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Zafer Partisi’nin Türkiye’nin farklı illerinde düzenleyeceği programlarla görüşlerini vatandaşlara anlatmaya devam edeceğini bildirdi.
Mekke Anlaşması için ‘çok riskli’ değerlendirmesi
Özdağ’ın gündemindeki bir diğer başlık Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan savunma anlaşması oldu.
Anlaşmanın kamuoyunda yeterince tartışılmadan gündeme geldiğini savunan Özdağ, Türkiye’nin söz konusu anlaşmadan hangi stratejik kazanımları elde edeceğinin daha açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Pakistan’ın Türkiye için dost ve kardeş bir ülke olduğunu belirten Özdağ, Suudi Arabistan’la kurulacak askeri ittifakın ise bölgesel krizlerde Türkiye’yi istemediği çatışmaların içine çekebileceğini öne sürdü.
Özdağ, “Bu anlaşmanın üzerinde daha çok konuşmamız ve Türk milletinin daha çok düşünmesi gerekiyor” dedi.
Süleymancılar operasyonu hakkında konuştu
Basın toplantısında Özdağ’a, Süleymancılara yönelik düzenlenen ve Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu isimleri kapsayan operasyon da soruldu.
Dosyanın içeriği hakkında henüz yeterli bilgiye sahip olmadığını belirten Özdağ, operasyonla ilgili ayrıntılar ortaya çıktıkça Zafer Partisi olarak değerlendirme yapacaklarını söyledi.
Erken seçim ve ittifak mesajı
Özdağ, erken seçim tartışmalarına ilişkin soruya da “Erken genel seçim aslında Türk milletinin zihninde başlamış durumda” yanıtını verdi.
Zafer Partisi’nin erken seçim istediğini açıklayan Özdağ, mevcut siyasi sistemin ittifakları zorunlu hale getirdiğini ifade etti.
Muhalefeti uzun süredir Atatürk çizgisinde bir araya gelmeye çağırdıklarını belirten Özdağ, çerçeve yasaya karşı sergilenen tutumun partiler açısından önemli bir ölçüt olduğunu söyledi.
“Bu bir iktidarda kalma projesi”
Çerçeve yasa sürecini “devlet projesi” olarak görmediklerini belirten Özdağ, “Bu bir devlet projesi değil, bu bir iktidar projesi, iktidarda kalma projesi” dedi.
Zafer Partisi’nin kimlerle siyasi iş birliği yapabileceğine ilişkin de konuşan Özdağ, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, milli üniter devleti ve laikliği savunan siyasi çevrelerle görüşmeye açık olduklarını söyledi.
Özdağ, önümüzdeki dönemin siyasi açıdan zor geçeceğini savunarak Zafer Partisi’nin hem erken seçim hem de Türkiye’nin temel meseleleri konusunda çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.





