Haber: Beril KALELİ-Hakan KAYA

(İSTANBUL) Şile Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 11'i tutuklu 53 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının dördüncü günü tamamlandı. Duruşmada mahkeme başkanının, 'Özgür Kabadayı ile maddi bir diyaloğunuz oldu mu' sorusuna tutuksuz iş insanı Altuğ Erim, 'Özgür Bey benden hiçbir gün para istemedi. Ben de Özgür Bey'e herhangi bir para vermedim' cevabını verdi.

Şile Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 11'i tutuklu 53 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması dördüncü gününde yapıldı.

Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Şehit Hasan Kılıç Konferans Salonu'nda yapılan duruşmaya Özgür Kabadayı'nın da aralarında olduğu 11 tutuklu katıldı.

Duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları ve tutuklu yakınları da hazır bulundu.

'ŞİLE BELEDİYESİ BENİ MAĞDUR ETMİŞTİR'

Duruşmada savunma yapan Sur Müzik Organizasyonu'nun sahibi Mehmet Sait Köse, Şile Belediyesi'nden kimseyi tanımadığını belirterek, 'Sadece Arif Bey ve Berkant Bey ile görüşmem olmuştur. Şile Belediyesi beni mağdur etmiştir. Belediyeyle yaptığım iş yüzünden zarar ettim. İnsanlardan borç almak zorunda kaldım. 48 yıllık evliyim. Eşimin kulağındaki küpelere varıncaya kadar sattım. Benim şirketimde ihaleleri takip eden bir çalışan yok. Belediyenin konser etkinliklerini internetten takip ediyordum. Şile Belediyesi'ndeki konserlerde sahneye çıkan sanatçıların paralarının bir kısmını elden veriyordum. Ancak verdiğim miktarı hatırlamıyorum. Her hangi bir not almıyordum.' dedi.

'HALUK LEVENT BENİM BANKA HESAPLARIMI KULLANIYORDU'

Nitelikli dolandırıcılık, rüşvet vermek suçlamalarından yargılanan şarkıcı Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek şöyle konuştu:

'Çünkü süreçlerin hiç birinde benim ne bilgim ne de dahilim olmadı. 2023 Eylül'den itibaren Haluk Levent benim hesaplarımı kullanıyordu. Bunun nedeni de, kendi hesaplarının bloke olması, internet bankacılığını kullanmayı bilmemesi, buna ayıracak zamanının olmaması. Benden önce de Zafer Bey ve Alper Bey bu hesapların takibini yapıyordu. Öncesinde ben prodüksiyon işleriyle ilgileniyordum. Yapım ve stüdyo çalışmaları için Haluk Levent ile çalışmaya başladım. Ama kendisiyle çok eskiye dayalı tanışıklılığımız var kendisiyle. Haluk Bey bana, 'hesaplarımı sen tutar mısın? Alper ve Zafer Bey hep yanlış yapıyor' dedi. Ben de kabul ettim. Para geldiğinde bana mesaj atıyordu 'şunu şuraya yolla, bunu buraya yolla' diye. Gelen her paranın kaynağını bilmiyorum.'

Kendi kişisel banka hesabını Şarkıcı Haluk Levent'in kullandığını söyleyen Kaya, 'Hesabıma yönlendirilen paranın sebebi Haluk beyin hesabımı kullanmasından kaynaklıdır. Koşan Adam ve Sur müzik'te fiili olarak çalışmadım. Resmi olarak maaş almadım. Kağıt üzerinde sigortam sadece sigortam yapıldı.' dedi.

'HALUK BEY'İN TALİMATIYLA PARAYI İSTEDİĞİ YERLERE HAVALE ETTİM'

Hesabındaki 1.5 milyon dolarlık para hareketine ilişkin soruya ise Kaya, 'O para Haluk beyin parasıydı. Okan bey vardı. Berkant beyin portföy yöneticisi. Bize Okan bey, 'Berkant beyin şirketinin kredi notunun yükseltilmesi için bir günlük bu para Berkant beyin şirket hesabında kalsın sonra tekrar geri dönsün hesaba' dedi. Haluk Bey de kabul etti. Bir gece onun şirket hesabında kaldı ertesi gün para tekrar bana aktarıldı. Bana aktarıldıktan sonra Haluk Bey'in talimatlarıyla parayı istediği yerlere EFT'ler havaleler yaptım.' diye konuştu.

İddianemede yer alan, Şile Belediyesi iştiraki Mercan Köşk A.Ş. için Engin Şenyurt'un firmasından yapılan alımlarda usülsüzlük yapılarak menfaat sağlandığı iddialarına ilişkin sanıklar Engin Şenyurt ve İlkay Çiftçi savunma gerçekleştirdi.

Şenyurt, elden ödeme konusunu Mercan Köşk Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Ersoy'un kendisine teklif ettiğini, süreci ise Çifçi'nin yürüttüğü öne sürdü. Hem Ersoy'a hem Çiftçi'ye elden para teslim ettiğini savundu.

Çiftçi ise savunmasında, kendisinin eski dönem çalışanı olması nedeniyle 31 Mart seçimlerinin ardından satın alma birimindeki görevinden uzaklaştırıldığını, Şenyurt'un firmasından alım yapıldığı süreçte satın alma ve tedarik işleriyle ilgili görevinin ve yetkisinin bulunmadığını savundu, Şenyurt'un kendisine elden para teslim ettiğini iddialarını reddetti.

Yılmaz Ocak'ın başkanlığı döneminde belediyede çalışmaya başladığını aktaran Çiftçi, yeni yönetimin gelmesinin ardından kendisinin 'tamamen pasivize edildiğini' öne sürdü. Çiftçi savunmasında, 'Ben Ağustos 2024'te sözlü olarak görevden alındım. 2024 Aralık ayında da resmi olarak SGK kodum da değiştirildi... İşime son verilmedi. Sadece uzaklaştırdım. Dinçer Ankara ile birlikte tesislerin bakım ve onarım tadilat işlerine baktım.' şeklinde konuştu.

Şenyurt'un iddialarına ilişkin, Engin bey hakkımda neden böyle şeyler söylüyor bilmiyorum' diyen çiftçi 'Ben herhangi bir rüşvet almadım. Çağlar Bey ve Engin Bey arasında da böyle bir iletişim veya bir para alışverişi, ticareti, işte o kadar kesti, bu kadar kesti gibi kesinlikle herhangi bir şeye şahit olmadım. İlk defa iddianameyi okuduğumda öğrendim.' şeklinde konuştu.

Çiftçi savunmasının ardından kendisine yöneltilen soruları şöyle yanıtladı:

Dışişleri Bakanlığı'ndan Ege ve Doğu Akdeniz iddialarına yanıt: 'Türkiye'nin tüm platformlarda kararlılıkla savunduğu görüşlerinde herhangi bir değişiklik söz konusu değildir'
Dışişleri Bakanlığı'ndan Ege ve Doğu Akdeniz iddialarına yanıt: 'Türkiye'nin tüm platformlarda kararlılıkla savunduğu görüşlerinde herhangi bir değişiklik söz konusu değildir'
İçeriği Görüntüle

Mahkeme başkanı: Engin Bey'e teklif verilmesi hususu ne şekilde? Bir tesadüfi bir durumda mı teklif verildi? Yoksa siz bile isteğe veya biri talimat ya da tavsiyesiyle mi teklifte bulundunuz?

Çiftçi: Yönetim kurulu başkanımız Çağlar Ersoy et alımları ile ilgili artık tüm esnafın gezilmesini istedi bizden. Biz de bütün esnafı Şile'de ne kadar kasap varsa tamamını, zaten birkaç tanesi de kapıda görünce koruyor bizi düzenli ödemeler yapılmadığı için Mercan Köşk'ten, bunu söyleyerek teklif vermek istemediler. Vermek isteyenlerin birkaç tanesi de sanırım tonajlar yüksek olduğu için bunları kaldıramayacağını, parayı da vadeli alabileceğini düşünerek yine fiyat vermek istemedi. Geriye kalan 3-4 kasap vardı. Bunların arasından sanırım bir seçim yapıldı ve bize Kasap Ali ve Engin Gözde Şenyurt'la ticarete devam etmemiz, siparişleri bu firmalara iletmemiz söylendi.

Mahkeme başkanı: İddianame de iddia edildiği gibi fiilen mal teslim olmadığı halde teslim yapmış gibi kabul tutanaklarının ya da gerekli tutanakların tutulması gibi bir durum söz konusu mu?

Çiftçi: Ben sadece Engin Şenyurt özelinde değil şirkette böyle hiçbir faaliyete denk gelmedim, görmedim gözümle de.

Duruşma savcısı, 'Bu operasyonlar başladıktan sonra, şüpheliler gözaltına alındıktan sonra Mercan Köşk AŞ'ye ait bilgisayarda delilleri imha ettiğiniz, yok ettiğiniz iddiasına ne diyorsunuz?' sorusunu yöneltti.

'Ben çok şükür böyle bir şeye bulaşmadım' diyen Çiftçi, 'Benim bilgisayarımda ben sadece Word ve Excel Office programı var. Onun haricinde zaten hani er silindiyse de geçmişe dönük is kayıt vesaire vardır. Onu da isterseniz hemen şimdi bile getirebilirim. Eşime söylerim iş yerinden alır buraya getirir. Bir tek depodaki programlardan öyle bir veri silinebilir. Onu da önce benim giriş yapmam lazım, sonra da benim silmem lazım veya oradaki arkadaşlarımın bu operasyonu yürütmesi lazım. Benim aktif olarak kullanmış olduğum bilgisayarda böyle bir stok envanter programı veya herhangi bir kamu kurumuna ait bir platform yok. Ben sadece Excel...' şeklinde yanıt verdi.

Çiftçi'nin yanıtı üzerine duruşma savcısı, 'Madem kabul etmiyorsun Engin Şenyurt niye böyle bir iddiada bulunmuyor senin hakkında?' sorusunu yöneltti.

Çifti soruya şöyle yanıt verdi:

'Ben dediğim gibi dört günlük gözaltı sürecinde Engin Şenyurt ile aynı ne yazık ki aynı ortamda buldum ve bir tek onu tanıyordum şirketin tedarikçisi olduğu için. Yani aklanmak için mi veya yönlendirildi veya birileri öyle bir şey mi söyledi bilmiyorum. Bu süreçte sadece Mutlu Unsoy'a göndermiş olduğu rakam yüzünden içeride olduğunu bana beyan etti. Birbirimize teselli verirdik. Kolluk ifadesini de tekrar döndüğünde koğuşta anlatmıştı bana...'

Soru sormak için söz alan Özgür Kabadayı'nın, kendisinin yeni yönetimin gelmesinin ardından pasifize edildiği ifadelerini anımsatması üzerine Çiftçi, 'Söylemiş oldum pasifize edildim veya yönetimden şikayetçi olduğum konu Özgür Bey veya işte Çağlar Bey değil. Biz başka siyasi insanların şirkette yetkili olmadığı halde sürekli bizi...'

Mahkeme Başkanı'nın 'Kim bu kişiler?' sorusu üzerine Çifçi, 'Ramazan Bulut, polis ifademde ve savcılık ifademde de belirttiğim isimdir.' dedi.

Kabadayı'nın 'soğuk hava deposu ne zaman yapıldı ve amacı neydi' sorusuna ise Çiftçi, 'Seçimden hemen sonra inşaatı başladı. Şirketi kar edebilmek adına meclis üyesi Ramazan Bulut'un destekleriyle, 'Bundan sonra kasaplardan et almayalım, bütün hayvan gelsin. Orada bir tane de kasap işe alalım, işlensin ve restoranlara dağıtılsın amacıyla' yanıt verdi.

'YÖNLENDİRME TABELASI İÇİN 750 BİN TL İSTEDİLER'

Davada tutuksuz yargılanan iş insanı Altuğ Erim, savunmasında Şile'de otel işlettiğini, tutuklu yargılanan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'ya hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu ve Kabadayı'nın da kendisine telefon numarasını verdiğini anlattı.  Bir süre sonra Kabadayı'yı oteli için yönlendirme tabelası koymak için izin istediğini söyleyen Erim, 'Özgür başkana durumu anlattım. 'Tamam bakarız' dedi. 16  Şubat Pazar günü Oğuz Kaçmaz, beni arayarak fen işlerinin binasına davet etti. Benden tabela için 750 bin lira istedi. Ben de bunun üzerine tepki gösterdim. Tepki üzerine Oğuz Bey bana dedi ki 'bunu böyle düşünme. Belediyede bir sürü işin olur. Senin de burada işletmen var. Gel belediyeye destek ol' dedi. Ben de ısrarla 'hayır' cevabını vererek, binadan ayrıldım' iddiasını dile getirdi.

'TABELA PARASINI VERMEYİNCE OTELİME ZABITA DENETİMLERİ ARTTI'

Yaşanan olayın ardından oteline defalarca zabıtalarca denetimler yapıldığını öne süren Erim, 'Oğuz'u aradım. Otele çok sık denetim yapıldığını ve bunun nedenini sordum. Bana imayla fen işlerindeki görüşmeyi hatırlattı. Artık dayanamayacak bir noktaya gelince 11 Nisan'da son çare olarak belediyeye tabela için resmi müracaatta bulundum ve parayı Oğuz Kaçmaz'a teslim ettim' dedi.

'ÖZGÜR BEY BENDEN HİÇBİR GÜN PARA İSTEMEDİ'

Mahkeme başkanının, Özgür Kabadayı ile maddi bir diyaloğunuz oldu mu? Sorusuna Erim, ' Özgür Bey benden hiçbir gün para istemedi. Ben de Özgür Bey'e herhangi bir para vermedim' cevabını verdi.

Şile Belediyesi'nde İmar ve İskandan Sorumlu eski Belediye Başkan Yardımcısı Ali Sinan Özel ise savunmasında, Şile Belediyesi'nde göreve başlama sürecini şöyle anlattı:

'Ben özel sektörde imar plan çalışmaları yaparken, Vural Durmuş beni telefonla arayarak Şile Belediyesi'de  başkan yardımcılığı teklif etti. Daha sonra belediye başkanı beni aradı. Bu süreçte bir defa belediye binasına ilgili başvuru evraklarını imzalamak için gittim. Belediye başkanıyla göreve başlamadan önce yüz yüze hiç görüşmedim. Ancak göreve başladıktan bir süre sonra görüşme imkanı oldu'

'BELEDİYENİN KARARI NE OLURSA OLSUN RUHSATI İPTAL EDECEKTİM'

Gönen Otel'nin çalışma ruhsatı verilmesi konusunda ise Özel, hem imar müdürlüğü, hem de zabıta müdürlüğünün kendisine bağlandıktan bir süre sonra Gönen Otel'e çalışma ruhsatı verildiğini öğrendiğini öne sürerek şöyle konuştu:

'Her iki müdürü de çağırdım ve  iş yeri açma ve çalıştırma yönetmeliğine göre prosedürü uygulayacaksınız dedim. Onlar da incelediler. Bir ay süre içerisinde verdiği taahhütnameye göre iş yerindeki eksikliklerin giderilmesini söylediler. Ben de süreye uyup gidip kontrollerinizi yapın dedim. Kontrolleri yaptıklarında gerekli düzeltmelerin henüz yapılmadığını bana söylediler. Ben de belediye başkanımızın yanına gittim. Bu işletmenin çalışma ruhsatını yönetmeliğe göre iptal edeceğimi söyledim. O da bana bunun siyasi bir konu haline geldiğini İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na da soralım ondan sonra iptal edelim dedi. Ben de pazartesi gününe randevu aldım. Salı günü de bu iptal işinin son günüydü. Pazartesi sabahı zabıta müdürümüzü ve imar müdürümüzü odama çağırdım. Onlara iptal yazısını hemen düzenlemelerini söyledim. Belediyenin kararı her ne olursa olsun iptal edeceğim. Çünkü yasayı uygulamak zorundayım. Belediye başkanımız hayır iptal etme dese bile ben imzalayacağım ve o an istifamı verip çıkacağım.'

Mahkeme başkanının seni hangi konu  rahatsız etti de ruhsatı iptal ettin? Sorusuna ise,  'Beni herkes çok iyi tanır. Benim iş konusunda ne kadar dikkatli olduğumu bilirler. Otel ile ilgili dosyayı inceledim. Otelde ne eksiklikler var diye sordum. Otelin çatısında itfaiyenin kırmızı borularının üstüne kapalı bölüm yapılmış. Yani korumaya alınmış. İtfaiyenin görüşüne göre burayı korunaklı hale getirdiler. Ama devamında salonu büyütmüş. Ben oradaki kanunname olayını orayı düzeltecek zannettim. Hayatımda böyle bir şeye daha önce dahil olmamıştım.' dedi.

Kaynak: ANKA