(İSTANBUL) - CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu İBB Davası'na ilişkin, 'Bu, seçici adalet kisvesi altında yürütülen açık bir siyasi operasyondur. Bu, 'sana siyaset yaptırmam' demenin yargı eliyle söylenmiş halidir. Çünkü biliyorlar. Sandıkta kaybedeceklerini biliyorlar. O yüzden rakibini hukukla değil, yargı sopasıyla saf dışı bırakmaya çalışıyorlar. Ancak siyasi rekabet sandıkta olur, mahkeme salonlarında değil' dedi.
CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Silivri'deki yargılamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Halıcı, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'na ilişkin şunları söyledi:
'Bugün burada, Silivri'nin kapıları önünde sadece yanlı bir duruşmayı değil, halk iradesine vurulan darbeyi izliyoruz. Açık konuşalım: Bu dava bağımsız yargının eseri değildir. Bu dava, sarayın milli iradeye müdahalesinin, sandıkta yenemediğini, mahkeme salonlarında tasfiye etme girişiminin bir ürünüdür. Türkiye uzun süredir ağır bir baskı ikliminden geçiyor. Mahkeme salonları artık adaletin dağıtıldığı yerler olmaktan çıkarılmış; siyasi rekabetin bastırıldığı, halkın tercihinin cezalandırıldığı, muhalif olanın susturulmak istendiği alanlara dönüştürülmüştür. Bugün karşımızda olan tablo, bir hukuk devleti tablosu değildir. Bu, gücün hukuku şekillendirdiği bir dönemdir.
'Bu, hukuk değildir'
Seçilmiş belediye başkanları, gazeteciler, akademisyenler, gençler: Farklı düşünen herkes bir tehdit unsuru gibi görülüyor. Ceza tehdidi, bu ülkenin yeni yönetim aracı haline getiriliyor. Ve biz buna razı olmuyoruz; o nedenle de buradayız. Bugün hedefte sadece bir kişi yok. Bugün hedefte, Türkiye'nin iradesi var. Bugün hedefte, sandığın meşruiyeti var. Bugün hedefte, 'ben seçerim' diyen halkın kendisi var. Yerel seçimlerde elde ettiğimiz başarının bedeli bize ödetilmek isteniyor. Cumhurbaşkanı adayımız sayın Ekrem İmamoğlu'nu iftiralarla tutukladılar. Yetmedi; diplomasını hukuksuz şekilde iptal ettiler. O da yetmedi seçilmiş belediye başkanlarımızı kumpaslarla tutsak ettiler, belediye yöneticilerimizi bu irade gasbının içerisine koymaya kalktılar. Bu, hukuk değildir.
'Bu ülkenin geleceği, birkaç imzayla, birkaç kararla belirlenemez'
Bu, seçici adalet kisvesi altında yürütülen açık bir siyasi operasyondur. Bu, 'sana siyaset yaptırmam' demenin yargı eliyle söylenmiş halidir. Çünkü biliyorlar. Sandıkta kaybedeceklerini biliyorlar. O yüzden rakibini hukukla değil, yargı sopasıyla saf dışı bırakmaya çalışıyorlar. Ancak siyasi rekabet sandıkta olur. Mahkeme salonlarında değil. Halkın hakemliğinde olur! Kapalı kapılar ardında yazılan senaryolarla değil. Cumhuriyet Halk Partisi, masa başında kurulmuş bir parti değildir. Bu parti, savaş meydanlarında, bağımsızlık mücadelesi içinde kurulmuştur. Kuvayı Milliye ruhunu taşır. O yüzden bize atılan hiçbir iftira, hiçbir kir tutmaz. Bizim yolumuz bellidir: Demokrasi, hukuk ve halkın iradesi. Bugün Silivri'nin önünde yaptığımız bu açıklama bir savunma değil, bir meydan okumadır. Bu, hukuksuzluğa karşı bir itirazdır. Bu, 'geri adım atmayacağız' diyen milyonların sesidir.
Çünkü mesele bir kişinin meselesi değildir. Mesele bu ülkede yaşayan 85 milyonun hukuk güvenliğidir. Mesele, verdiğimiz oyun bir anlamının olup olmadığıdır. Mesele, seçimle gelenin seçimle gidip gitmeyeceğidir. Buradan iktidara sesleniyoruz: Korkmayın sandıktan! Korkmayın milletten! Eğer cesaretiniz varsa, bırakın yargıyı değil halkı konuşsun. Ve buradan yurttaşlarımıza sesleniyorum: Bu ülkenin geleceği, birkaç imzayla, birkaç kararla belirlenemez. Bu ülkenin geleceğini siz belirleyeceksiniz; siz belirlemelisiniz. Biz buradayız. Dimdik ayaktayız. Ne susacağız ne geri adım atacağız. Çünkü biz biliyoruz: Adalet bir gün herkese lazım olacak. Ve o gün geldiğinde, bugün susanlar değil, bugün direnenler hatırlanacak. Yaşasın demokrasi. Yaşasın halkın iradesi. Yaşasın hukukun üstünlüğü. Yaşasın Cumhuriyet! Biz haklıyız, biz çoğunluğuz, biz kazanacağız: Bizim tarafımız halkın iradesi, Atatürk Cumhuriyeti ve tam bağımsız demokratik Türkiye'dir:'