Küresel enerji sektöründe yenilenebilir kaynaklara ve temiz teknolojilere yönelik yatırımlar artmaya devam ediyor. Allianz Trade tarafından yayımlanan "Allianz Green Transition Tracker 2026" raporuna göre, dünya genelinde temiz enerji yatırımlarının bu yıl yüzde 6,5 yükselerek 2,2 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.

Raporda, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının artmasına rağmen küresel iklim hedeflerine ulaşmak için mevcut ilerleme hızının yeterli olmadığı belirtildi. Özellikle elektrik şebekeleri ve batarya depolama sistemlerine yönelik yatırımların önümüzdeki dönemde enerji dönüşümünde belirleyici rol oynayacağı vurgulandı.

Yenilenebilir enerji kömürü geride bıraktı

Rapora göre yenilenebilir enerji kaynakları, 2025 yılında küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bırakarak en büyük üretim kaynağı konumuna yükseldi.

Geçen yıl dünya genelindeki elektrik üretiminin yüzde 33,5'i yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken kömürün payı yüzde 33,2 olarak gerçekleşti.

Aynı dönemde yeni elektrik üretimindeki artışın yüzde 99'u yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı.

Bu gelişme, güneş ve rüzgâr enerjisi başta olmak üzere temiz enerji teknolojilerinin elektrik üretimindeki ağırlığının arttığını ortaya koydu.

Elektrik şebekesi yatırımlarında yüzde 21 artış bekleniyor

Temiz enerji yatırımlarının 2026 yılında 2,2 trilyon dolara ulaşması beklenirken yatırım alanları arasında önemli farklılıklar öngörülüyor.

Rapora göre elektrik şebekelerine yönelik yatırımların yüzde 21, batarya depolama sistemlerine yönelik harcamaların ise yüzde 36 artacağı tahmin ediliyor.

Buna karşılık doğrudan yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırım harcamalarının yüzde 3,6 azalarak yaklaşık 25 milyar dolar gerilemesi bekleniyor.

Şebeke ve depolama yatırımlarındaki artışın temel nedenleri arasında yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemlerine entegrasyonu ve artan elektrik talebinin karşılanması bulunuyor.

Batarya depolama kapasitesinde büyük artış

Enerji depolama teknolojileri, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin daha verimli kullanılabilmesi açısından önem kazanıyor.

Raporda yer alan verilere göre küresel batarya depolama kapasitesindeki yıllık ilaveler, 2015 yılında 2 gigavatsaat seviyesindeyken 2025 yılında 300 gigavatsaati aştı.

Batarya sistemlerinin yaygınlaşmasıyla güneş ve rüzgâr enerjisinden üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamanlarda kullanılabilmesi ve elektrik şebekelerinin daha dengeli çalışması hedefleniyor.

Küresel emisyon artış hızı yavaşladı

Temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaşması, sera gazı emisyonlarının artış hızına da yansıdı.

Küresel sera gazı emisyonları 2023 ve 2024 yıllarında yüzde 1,5'er artarken 2025 yılında artış oranı yüzde 0,7'ye geriledi.

Raporda, küresel emisyonların 2026 yılında yatay seyretmesi ve fosil yakıtlardan kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 0,5 azalması bekleniyor.

TCMB Başkanı Karahan: Kira enflasyonunda düşüş sürecek
TCMB Başkanı Karahan: Kira enflasyonunda düşüş sürecek
İçeriği Görüntüle

Bununla birlikte emisyon artış hızındaki yavaşlamanın, iklim hedeflerine ulaşmak için tek başına yeterli olmadığı belirtildi.

65 ülkenin iklim performansı incelendi

Allianz Trade raporunda, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 81'inden sorumlu 65 ülkenin iklim politikaları ve net sıfır emisyon hedeflerine yönelik ilerlemesi değerlendirildi.

İncelenen ülkelerin 56'sında net sıfır emisyon göstergelerinde ilerleme kaydedildiği belirlendi.

Ancak mevcut ilerleme hızının, Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin gerisinde kaldığı ifade edildi.

Raporda, bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda küresel net sıfır emisyon hedefine ancak 2064 yılında ulaşılabileceği tahmin edildi.

Elektrikli araçların pazar payı yükseliyor

Elektrikli araçların yaygınlaşması da enerji dönüşümünün önemli başlıkları arasında yer aldı.

Rapora göre elektrikli araçların yeni otomobil tescillerindeki payı, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18 seviyesindeyken 2026'nın aynı döneminde yüzde 22'ye yükseldi.

Çin'de ise elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payı yüzde 50'yi aştı.

Elektrikli araç kullanımındaki artış, ulaşım sektöründe fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Yapay zekâ ve veri merkezleri elektrik talebini artırıyor

Raporda, yapay zekâ uygulamaları ve veri merkezlerinin artan enerji tüketiminin elektrik sistemleri üzerinde yeni baskılar oluşturduğu belirtildi.

Veri merkezlerinin yükselen enerji ihtiyacının 2030 yılına kadar küresel emisyonları yaklaşık yüzde 0,6 artırabileceği tahmin edildi.

Elektrik talebindeki büyüme, şebeke altyapısının güçlendirilmesini ve enerji verimliliğine yönelik yatırımların artırılmasını gerekli kılan unsurlar arasında gösterildi.

Avrupa Birliği'nde emisyon azaltımı yavaşladı

Raporda Avrupa Birliği ülkelerinin iklim hedeflerine yönelik ilerleme hızında düşüş yaşandığına da yer verildi.

AB genelinde sera gazı emisyonları 2025 yılında yalnızca yüzde 0,2 azalırken önceki dönemlerde yıllık ortalama düşüş yüzde 4 seviyesinde gerçekleşmişti.

Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde Avrupa Birliği'nin net sıfır hedefleriyle uyumlu göstergelere 2057 yılında ulaşabileceği öngörüldü.

Karbon giderim teknolojilerine büyük yatırım ihtiyacı

Raporda, atmosferdeki karbondioksidin uzaklaştırılmasını sağlayan teknolojilerin öneminin arttığına işaret edildi.

İddialı iklim senaryolarına göre 2050 yılına kadar atmosferden yılda yaklaşık 9 milyar ton karbondioksidin uzaklaştırılması gerekiyor.

Ancak ülkelerin mevcut taahhütleri, yıllık 4 milyar tonun altında bir kapasiteye karşılık geliyor.

Yeni nesil karbon giderim teknolojilerinin gerekli ölçeğe ulaştırılmasının yıllık 500 milyar dolar ile 1,4 trilyon dolar arasında maliyet oluşturabileceği tahmin ediliyor.

Raporda, karbon giderim teknolojilerinin doğrudan emisyon azaltımının yerine geçmemesi, bu çalışmaları tamamlayıcı nitelikte kullanılması gerektiği vurgulandı.

Temiz enerji dönüşümünde altyapı yatırımları öne çıkıyor

Allianz Trade raporu, küresel temiz enerji yatırımlarındaki büyümenin sürdüğünü ancak yatırım önceliklerinin değişmeye başladığını ortaya koydu.

Yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin artırılmasının yanı sıra elektrik şebekelerinin modernleştirilmesi, enerji depolama sistemlerinin geliştirilmesi ve artan elektrik talebinin karşılanması ön plana çıktı.

2026 yılında 2,2 trilyon dolara ulaşması beklenen temiz enerji yatırımlarının, küresel enerji dönüşümünün finansmanında önemli bir yer tutacağı öngörülüyor.