(UŞAK) - Uşak'ta Murat Dağı çevresindeki 6 köyün sakinleri, bölgede ruhsatlandırılan maden sahalarının su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam üzerinde olumsuz etkiler oluşturacağı gerekçesiyle eylem yaptı.

Uşak'ta Murat Dağı çevresinde yaşayan 6 köyün sakinleri, bölgede maden sahalarının ruhsatlandırılmasını protesto etti.

Dağdemirler Köyü yakınlarında bir araya gelen köylüler, maden faaliyetlerinin bölgedeki su kaynaklarına, tarım ve hayvancılık faaliyetlerine zarar vereceğini savundu.

Dağdemirler Köyü Muhtarı Mustafa Kozak, burada yaptığı açıklamada, köylerinin de içinde bulunduğu geniş bir alanın maden sahası olarak ruhsatlandırıldığını öğrendiklerini belirterek, söz konusu bölgenin Murat Dağı'ndaki su kaynakları açısından önem taşıdığını söyledi.

Kozak, ruhsatlandırılan alanlara ilişkin hukuki süreç başlattıklarını ifade etti ve şunları kaydetti:

'Yakın zamanda köyümüzün de içinde olduğu büyük bir sahanın maden sahası olarak ruhsatlandırıldığı ve ihalesinin yapılıp satıldığını öğrendik. O günden bugüne herkeste bir telaş, bir sıkıntı doğdu. Aynı zamanda işin arkasını bırakmadık. Köy halkını bilgilendirdik. Konuyla alakalı köyümüze gerek maden firmaları gerek başka vatandaşlar gelip dağımızın taşından, toprağından örnek, numune almaya kalktılar. Daha iki gün önce kendi kapımın ağzında maden araştırması yaptılar. 7-8 köyün etkilendiği bir alandayız. Burası Dağdemirler, Yaşamışlar hududu içerisinde. Bu gördüğümüz alan tamamen ruhsatlandırılmış, ihalesi yapılmış, TÜPRAG Madencilik tarafından da alınmış. İki, üç gün önce yeni bir sahanın daha ruhsatlandırılmaya hazırlandığı bilgisine ulaştık. Erişim numarası üzerinden araştırdık, gerçekten de doğru. Bulunduğumuz alan Dağdemirler, Dağyenice, Bağbaşı, Yaşamışlar köyü hududuna, parseline bitişik ikinci bir saha. Burası satılan bölge, dört köyün arası. Aynı zamanda yeni saha da bu sahaya bitişik, ihaleye hazırlanmış. Dağdemirler yerleşim alanı ile birlikte tamamını içine alıp Belkaya hudutları, Kızıldağ sınırlarını, arkada Eğlence, Eski Köy'e kadar inen bir hududu kapsamakta. Toplamda 3 bin 600 hektara yakın bir alan ruhsatlandırılmış. Haritada küçük gibi görünen devasa alan Uşak'a kuş uçuşu 8 kilometre uzaklıkta. Biz burada sadece civar köyler ve köy halkı olarak kendi arazilerimizin gideceğinden korkmuyoruz. Burası sadece köy halkını, civar köyleri etkilemiyor. Burası Murat Dağı'nın arkasında. Murat Dağı'nın Eskişehir, Kütahya, Manisa, Aydın'a kadar besleme yapan su kaynaklarının olduğu ana damarları üzerinde. Buranın altında jeolojik olarak oynanmaması gereken yer altı suları var. Uşak'ın altındaki ovayı da buralar besliyor. Yarın buralarda maden açılır, buralardaki damarlar, jeolojik yapı bozulduğunda Uşak halkı hiç kimseye şikayet etmesin suyu kesildiğinde. Çünkü su kaynakları Murat Dağı'ndan, buranın altından geliyor. Biz bu konuda Uşak halkından da duyarlılık bekliyoruz. Nasıl ki civar köyler TÜPRAG altın madeninin olduğu Eşme sınırları içerisinde doğanın nasıl tahrip edildiğini gördüğü için her şeyin farkında, Uşak halkının da farkına varmasını istiyoruz.'

'UŞAK ÇOK BÜYÜK TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA'

TEMA Uşak İl Temsilcisi Barış Metin ise çok hayati bir mücadele için birlikte olduklarını belirterek, şöyle konuştu: 

'Maalesef Türkiye'nin birçok bölgesinde dağlarımız, su havzalarımız, ormanlarımız vahşi madenciliğin yok etme tehlikesiyle karşı karşıya. Uşak çepeçevre çevrelenmiş bir durumda. 20 yıldır vahşi madenciliğin her türlü sorunuyla karşı karşıya kalan, geçen yıl susuzluğu evlerinde günlerce yaşayan Uşak, çok daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Biz burada baktığımızda sadece bir orman görmüyoruz, bir dağ görmüyoruz. Burada yaşam var. İnsan her şeyin üstünde değil, her şeyle beraber. Orman yoksa insan yaşayamaz. Su yoksa insan varlığını sürdüremez. Dağ yoksa ovada domatesini yetiştiremez, karnını doyuramaz. Bu insanlar yaşamak istiyor. 'Yaşamak istiyoruz' diyor. Lütfen Uşak'ımızda, Türkiye'mizde dağlarımıza, su kaynaklarımıza, ormanlarımıza vahşi madenciliğin baskısını kaldıralım. Bu ülke ormanıyla, suyuyla, havzasıyla var olabilir, gelecekte de çocuklarını yaşatabilir. Orman yoksa, dağ yoksa, köylü üretmezse hiçbir canlı, özellikle de insan hayatta kalamaz.'

Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura da Murat Dağı'nın bölgenin su kaynakları açısından önem taşıdığını belirterek, 'Şu gördüğümüz sadece bir dağ değil, bir su deposu. Bu su deposu sadece Uşak'ın, sadece köylerin değil, Batı Anadolu'nun, Ege Bölgesi'nin her yerinin su deposu. Menderes Havzası da Gediz Havzası da Sakarya Havzası da buradan besleniyor. Buraya altın madeni açılmak isteniyor. Biz bu altın madenini açtırmayacağız. Çünkü burada bu açılırsa biz suyumuzu kaybedeceğiz. Toprağımızı kaybedeceğiz. Pazarda gıdaya ulaşamayacağız. Köylü üretim yapamayacak' dedi.

BÖLGE SAKİNLERİ ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ

Eyleme katılan köylüler de maden faaliyetlerinin yaşam alanları, su kaynakları, tarım ve hayvancılık üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerini dile getirdi.

Bölgede yaşayan bir yurttaş, maden faaliyetlerine karşı olduklarını, yaşadıkları topraklardan ayrılmak istemediklerini ve gelecek nesiller konusunda endişe duyduklarını anlatarak, şunları söyledi:

'Bizim köyümüzden gidiyor Uşak'ın suları. Kesinlikle istemiyoruz biz. İstemiyoruz, vallahi istemiyoruz. Bu kadar, başka ötesi yok, istemiyoruz. Nereye gidebiliriz? Kesinlikle bir düşünün. Atamızın, dedemizin, aslımızın konduğu yer burası. Biz toprağımızı bırakıp nereye gideriz? Kim nereye gidebilir? Bir düşünün bakalım, bir hesabını yapın. Bizim torunlarımızın geleceği ne olacak? Neyle yaşayacaklar? Soruyoruz size. Bu bir gerçektir. Bunu böyle bilin. Bütün köylüler Cumhurbaşkanı'na oy verdi. AK Parti'yi onlar ayakta tuttu. Kesinlikle Cumhurbaşkanı'ndan destek bekliyoruz.'

Başka bir köyde yaşayan yurttaş ise bölge halkının geçimini büyük ölçüde hayvancılıkla sağladığını ifade ederek, maden faaliyetlerine izin verilmemesi için yetkililere çağrıda bulundu.

Bir diğer köy sakini de bölgede yürütülen projelere karşı hukuki yollara başvurduğunu, açtığı iki davadan birine ilişkin bilirkişi kararının lehine olduğunu belirterek, mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

İzmir Adliyesi'nde yeni adli yıl açılış töreni düzenlendi
İzmir Adliyesi'nde yeni adli yıl açılış töreni düzenlendi
İçeriği Görüntüle

CUMHURBAŞKANI'NA SESLENDİLER

Başka bir köyde yaşayan yurttaş da bölgede bazı tarım arazilerinin yüksek bedeller karşılığında satın alındığını öne sürerek, maden faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinden endişe duyduğunu bildirdi. Köy sakini şunları söyledi:

'Bizim tarlalarımızı aldılar. Elimizden çok yüklü paralar verdiler, kandırdılar, aldılar. Bizim sağlığımız gidiyor, oksijen kalmıyor. Oradan altın değil, pırlanta çıksa ne işe yarar? Hiçbir şeye yaramaz. Onun için istemiyoruz. Lütfen Sayın Cumhurbaşkanım, büyüklerim, hepinize sesleniyorum; bizlere yardım edin. Bizleri köylerimizden etmeyin Allah'ınızın aşkına.'

Eyleme katılan diğer bir köy sakini ise maden sahasının yalnızca çevredeki köyler açısından değil, Uşak ve Ege Bölgesi açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Bölgede kapsamlı çalışma yapılmasını isteyen yurttaş, vali, milletvekilleri, üniversite yöneticileri ve bilim insanlarına köylüleri dinlemeleri çağrısında bulundu.

Aynı yurttaş, 'Buralarçöl olmasın, Ege Bölgesi, ülkemizin akciğerleri kanser olmasın' dedi. 

 

Kaynak: ANKA