Haber: Buse ÖZBEY
(UŞAK) - Uşak'ın Bağbaşı Köyü'nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik Depolama Tesisi'ne karşı açılan davada rapor alınan bilirkişiler, projenin flora-fauna, jeoloji-hidrojeoloji ve ziraat yönlerinden uygun olmadığı belirtti. Hazırlanan proje tanıtım dosyasında eksiklikler bulunduğunu rapor eden heyet, proje için verilen 'ÇED Olumlu' kararının uygun olmadığı sonucuna vardı.
Bağbaşı Köyü Muhtarlığı avukatları, Uşak'ın Merkez ilçesi Bağbaşı Köyü'nde Potens Enerji Limited Şirketi tarafından kurulması planlanan Karacahisar GES ve Elektrik Depolama Tesisi için Uşak Valiliği tarafından verilen 'ÇED Olumlu' kararının iptali istemiyle dava açtı.
Dava kapsamında Uşak İdare Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi heyetinin rapor hazırlayarak, mahkemeye gönderdi.
Rapora göre, yaklaşık 15,32 hektarlık alanda kurulması planlanan tesiste 24 bin 960 fotovoltaik panel ile elektrik üretimi yapılması ve elektrik depolama tesisi kurulması öngörülüyor. Proje alanı Bağbaşı Köyü merkezinin yaklaşık 1,1 kilometre güneydoğusunda, en yakın konuta ise 670 metre mesafede bulunuyor. Alanın yaklaşık 1,58 kilometre güneyinde Uşak Altıntaş Barajı yer alıyor.
HEYET, PROJE ALANINDAN DERE KOLU GEÇTİĞİNİ TESPİT ETTİ
Bilirkişi heyeti, proje tanıtım dosyasında alan içerisinde dere yatağı bulunmadığı ve taşkın gözlenmediği belirtilmesine karşın, 1/25.000 ölçekli haritalarda Kazım Deresi'nin bir kolunun doğrudan proje sahasından geçtiğini tespit etti.
Raporda, Kazım Deresi'nin ana kolunun da proje alanının yaklaşık 200 metre doğusundan geçtiği belirtilerek, taşkın analizi yapılması ve derenin iki yakasında şev üstlerinden itibaren 20'şer metrelik koruma bandı bırakılması gerektiği kaydedildi.
Heyet ayrıca proje tanıtım dosyasında, inşaat sırasında kullanılacak günlük 5 metreküplük spreyleme suyunun ve işletme döneminde panellerin temizliğinde kullanılacak deiyonize suyun hangi kaynaktan sağlanacağının belirtilmediğini bildirdi.
Raporda, işletme döneminde sızdırmaz fosseptik planlanmasına rağmen, inşaat aşamasında çalışacak 20 personelin oluşturacağı günlük 2,5 metreküp evsel atıksuyun nasıl bertaraf edileceğinin de açıklanmadığı ifade edildi.
'DOSYADA CİDDİ EKSİKLİKLER VE ÇELİŞKİLER VAR'
Jeoloji-hidrojeoloji değerlendirmesinde, proje tanıtım dosyasının su kaynaklarının korunması ve taşkın riski bakımından yetersiz olduğu belirtildi.
Raporda, sıyrılacak bitkisel toprak ve hafriyatın depolanacağı alanların netleştirilmediği, yeraltı suyu akış yönü ve seviyesi gibi verilerin ortaya konulmadığı, olası kirleticilere karşı izleme kuyuları ve bilimsel hidrojeolojik modellemelerin sunulmadığı kaydedildi.
Ayrıca şalt ve trafo tesislerinde kullanılacak trafo yağları ile tehlikeli atıkların yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarına etkisini önleyecek tedbirlerin de yetersiz olduğu belirtildi.
Heyet, mevcut haliyle proje tanıtım dosyasının çevre ve insan sağlığına yönelik potansiyel riskleri kabul edilebilir seviyeye indirecek güçlü bir mühendislik altyapısı sunmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Biyoloji uzmanının değerlendirmesinde ise proje alanının farklı habitatları ve ekosistemleri barındırdığı, alanın doğal yapısını koruduğu ve biyolojik çeşitlilik kriterlerini taşıdığı belirtildi.
Raporda, flora ve fauna belirlemelerinin proje alanında dört mevsimi kapsayan arazi çalışmaları yapılmadan, literatür verileri üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çekildi ve bu yöntemin özellikle farklı mevsimlerde aktif olan hayvan türlerinin tam olarak tespiti açısından yetersiz olduğu ifade edildi.
Bilirkişi heyeti, proje alanının içinde ve çevresinde mevsimsel veya sürekli akışlı dere yatakları ile sulak alanların bulunduğunu, bu alanların özellikle iki yaşamlılar ve kuşlar açısından önemli habitatlar oluşturduğunu belirtti.
Raporda, projenin hayata geçirilmesiyle habitat bütünlüğünün bozulacağı, biyoçeşitliliğin azalacağı ve kümülatif etkinin de değerlendirilmediği ifade edildi.
TARI VE MERA ALANLARI
Ziraat mühendisliği değerlendirmesinde de proje tanıtım dosyasında tarım ve mera alanlarına ilişkin etkilerin yeterli bilimsel verilerle ortaya konulmadığı belirtildi.
Heyet kazı, dolgu ve tesviye işlemlerinin yüzeydeki toprağı sıkıştırarak yağış sularının yeraltına sızmasını ve yeraltı suyunun beslenmesini azaltabileceğini, bunun da çevredeki daha düşük kotta bulunan tarım alanlarını dolaylı olarak olumsuz etkileyebileceğini değerlendirdi.
Raporda ayrıca GES alanının çevresinde oluşabilecek ışık yansıması ve atmosferik ısıl değişimin tarımsal üretimde önemli rol oynayan arı ve böcek popülasyonları üzerindeki etkisinin proje tanıtım dosyasında incelenmediği belirtildi.
Bilirkişi heyeti, proje alanının mera kullanımına uygun doğal bitki türlerine ev sahipliği yaptığını, panel kurulumu sırasında üst toprağın ve doğal bitki örtüsünün zarar görebileceğini belirterek, projenin 'tarımsal açıdan uygun olmadığı' kanaatine vardı.
ÇEVRE ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİLER
Raporda, harita mühendisliği bakımından proje alanının koordinat, parsel sınırları ve konum bilgilerinin genel olarak uyumlu olduğu belirtildi.
Çevre mühendisliği açısından ise toz ve gürültü hesaplamalarının ilgili mevzuata uygun olduğu ve gerekli önlemlerin uygulanması halinde ÇED kararının teknik açıdan uygun olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Heyetin biyoloji, jeoloji-hidrojeoloji ve ziraat mühendisliği değerlendirmelerinde projeye ilişkin eksiklik ve risklere işaret edildi. Genel değerlendirmede, projenin çevre üzerinde olumsuz ve kalıcı etkiler oluşturacağı, Proje Tanıtım Dosyası'nın eksik ve yetersiz hazırlandığı ve alınacak önlemlerin etkilerini tam olarak ortaya koymadığı belirtildi.
Bilirkişi heyeti, projenin çevre mühendisliği mevzuatı açısından teknik olarak uygun görünmesine rağmen, temel olumsuz etkilerinin uygulama ve sonrasında devam edeceğini ve geri dönüşü mümkün olmayan asli olumsuzluklara yol açacağını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
'Sunulan ÇED verileri, hukuki sorumluluklardan kaçınma ve kanun maddelerini alt alta sıralama açısından kalabalıktır. Ancak su kaynaklarının korunması, kümülatif kirlilik baskısı, havza hassasiyeti ve halkın haklı kaygılarının giderilmesi açısından teknik ve bilimsel olarak yetersizdir. Mevcut haliyle rapor, çevre ve insan sağlığına yönelik potansiyel riskleri kabul edilebilir seviyeye indirecek güçlü bir mühendislik alt yapısı sunmadığı için ÇED olumlu kararının jeoloji-hidrojeoloji mühendisliği açısından uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.'




