Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - YENİ Parti Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende, 'Eşit yurttaşlığa, laikliğe, bilime ve Cumhuriyet'in aydınlık geleceğine sahip çıkacağız' dedi.
YENİ Parti, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 103'ncü yılını törenle kutlandı.
Törene YENİ Parti Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, YENİ Parti Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Samet Bayrak, İl Parti Kadın Kolları Başkanı Esin Tümer, Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Taşkın ve vatandaşlar katıldı.
İskele Meydanı Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen kutlama programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Törende konuşan YENİ Parti Merkez İlçe Başkanı Samet Bayrak, '103 yıl önce bu millet savaşlardan çıkmış, yorgun düşmüş ama bağımsızlığından asla vazgeçmemiş bir halkın iradesiyle Cumhuriyeti kurdu. Türk milleti yıllarca savaşmış, insanını kaybetmiş, üretim gücünü yitirmiş, ekonomisi çökmüştü. Ama o ülkenin başında öyle bir lider vardı ki bütün imkansızlıklara rağmen milletin umutsuzluğunu, umutsuzluğu değil bağımsızlığı, üretimi bilimi ve çağdaşlaşmayı gösterdi' diye konuştu.
Cumhuriyetin hiçbir yurttaşın kendisini sahipsiz hissetmediği hukuk ve adalet düzeni olduğunu söyleyen Bayrak, 'Bizler ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği bu büyük Cumhuriyetimizin yalnızca mirasçıları değil, aynı zamanda bekçileriyiz' dedi.
'BU MİRASA SAHİP ÇIKACAĞIZ'
YENİ Parti Sinop İl Başkanı Yalçınkaya da yarın sadece bir bayramın kutlanmadığını; Cumhuriyetin ilanının bir milletin kendi kaderini eline alışını, kulluktan yurttaşlığa geçişini, karanlıktan aydınlığa yürüyüşünü anlattığını ifade etti.
Bu topraklarda yaşayan herkesin eşit yurttaşlık hakkının, özgür iradesinin ve onurlu bir yaşam mücadelesinin tarihsel temelini selamladıklarını söyleyen Yalçınkaya, şunları kaydetti:
'Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet; egemenliğin bir kişiye, bir aileye ya da bir zümreye değil, kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır. Bazı irade hırsızlarının söylemlerinin aksine Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün de söylediği gibi 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.'
Bundan 103 yıl önce, bu millet büyük acılardan, savaşlardan, işgallerden ve yokluklardan geçerek ayağa kalktı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Milli Mücadele, yalnızca vatan topraklarını kurtarmak için verilmiş bir savaş değildi, aynı zamanda milletin kendi geleceğine kendisinin karar vereceği yeni bir düzenin mücadelesiydi. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da yakılan bağımsızlık meşalesi, Amasya'da, Erzurum'da, Sivas'ta büyüdü. Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla millet iradesi devlet yönetiminin merkezine yerleşti. Büyük taarruzla bağımsızlığımızın önü açıldı, Lozan'la egemenliğimiz uluslararası alanda tescillendi. Ve nihayet, 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Bu ilan, tarihin akışını değiştiren bir karardı.
Atatürk'ün bedeni aramızdan ayrılmış olabilir, fakat düşüncesi, bağımsızlık tutkusu, akıl ve bilim anlayışı, Cumhuriyet'e duyduğu güven bugün de bize yol göstermektedir. Bizlere düşen görev, bu emaneti yalnızca muhafaza etmek değil; onu daha demokratik, daha adil, daha özgür ve daha müreffeh bir ülke hâline getirmektir.
Cumhuriyetimizin 103'ncü yılında, bu topraklarda bağımsızlık mücadelesi veren bütün kahramanlarımızı, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyorum. Onların bize bıraktığı en büyük miras, özgür bir vatanda kendi geleceğimize kendimizin karar verebilmesidir. Bu mirasa sahip çıkacağız. Demokrasiye sahip çıkacağız. Hukukun üstünlüğüne sahip çıkacağız. Eşit yurttaşlığa, laikliğe, bilime ve Cumhuriyet'in aydınlık geleceğine sahip çıkacağız.'


