(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, Türkiye'nin orman yangınları bakımından ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirterek, yangınlarla mücadelede yalnızca hava aracı sayısının yeterli bir gösterge olmadığını, müdahale kapasitesi, hazırlık düzeyi ve alınan tedbirlere ilişkin kamuoyunun ayrıntılı biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre, Şehircilik ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, 2025 yılı orman yangınları sezonuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye'nin orman yangınları bakımından ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığını belirten Aslan, 6 bin 800'den fazla irili ufaklı yangında 80 bin hektardan fazla alanın kül olduğunu aktardı.
Aslan, 2025 sezonunun Türkiye tarihinin en büyük ikinci orman kaybı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlatarak, yangınların artık yalnızca çevresel bir afet başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirtti. Aslan, 'Orman yangınları; ekosistemleri, tarım alanlarını, su kaynaklarını, biyolojik çeşitliliği ve bölge ekonomisini doğrudan etkileyen ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir. Kaybedilen her hektar orman, gelecek nesillerden eksiltilen bir mirastır' dedi.
'İKLİM KRİZİ RİSKİ BÜYÜTÜYOR'
Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle Türkiye'nin daha uzun, daha sıcak ve daha kurak yaz dönemleri yaşamaya başladığını vurgulayan Aslan, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinin yüksek risk altında bulunduğunu ifade etti. Aslan, iklim kriziyle birlikte yangın riskinin artık istisnai bir afet değil, yaz aylarının en büyük güvenlik meselelerinden biri haline geldiğini belirterek, yangın sezonuna hazırlığın çok daha şeffaf, bilimsel ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
'MESELE SADECE UÇAK VE HELİKOPTER SAYISI AÇIKLAMAK DEĞİLDİR'
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu yıl yangınlarla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA kullanılacağını açıkladığını hatırlatan Aslan, bu bilgilerin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Aslan, 'Bakanlık bu yıl 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile mücadele edileceğini açıklıyor. Ancak mesele sadece sayı açıklamak değildir. Geçen yıl aynı anda birçok ilde çıkan yangınlara müdahalede ciddi zorluklar yaşandı. Rüzgar, yüksek sıcaklık, düşük nem ve eş zamanlı yangınlar karşısında mevcut kapasitenin sahada ne kadar yeterli olduğu acı biçimde görüldü' ifadelerini kullandı.
'YANGINLARA MÜDAHALE EDEN ARAÇLARIN KAÇI AKTIF, KAÇI YEDEK, KAÇI KİRALIK'
Aslan, açıklanan hava gücünün niteliğine ilişkin kamuoyunun net biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bir dizi soru yöneltti. Hava araçlarının kaçının aktif, kaçının yedek, kaçının kiralık, kaçının öz mal olduğunu soran Aslan, yangın sezonu başlamadan önce tüm araçların göreve hazır olup olmadığının açıklanması gerektiğini dile getirdi.
Aslan, 'Bu uçak ve helikopterlerin bakımları eksiksiz tamamlanmış mıdır? Yangın sezonu başlamadan önce tüm hava araçları görev yapabilir durumda mıdır? Kamuoyu bu soruların cevabını bilmek zorundadır' dedi.
'EŞ ZAMANLI YANGIN SENARYOLARINA KARŞI HANGİ İLAVE TEDBİRLER ALINDI'
Geçen yıl birçok ilde aynı anda çıkan yangınlara müdahalede yaşanan güçlükleri hatırlatan Aslan, bu yıl benzer senaryolara karşı hangi ek önlemlerin alındığının açıklanması gerektiğini belirtti. Riskli bölgelerde hava araçlarının konuşlanma planının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Aslan, ilk müdahale sürelerinin il il kaç dakikaya indirildiğinin de açıklanmasını istedi.
Aslan, yangınla mücadelede başarıyı belirleyen temel unsurun yalnızca araç sayısı değil; doğru planlama, hızlı müdahale, bakım sürekliliği, personel yeterliliği ve koordinasyon kapasitesi olduğunu ifade etti.
'GECE GÖRÜŞLÜ HELİKOPTER KAPASİTESİ ARTIRILDI MI'
Orman yangınlarının gece saatlerinde de kontrol altına alınabilmesi için teknik kapasitenin hayati önem taşıdığını belirten Aslan, gece görüşlü helikopter kapasitesinin artırılıp artırılmadığını sordu. Aslan, 'Yangınla mücadelede her saat kritiktir. Gece görüşlü helikopter kapasitesinin artırılıp artırılmadığı, riskli bölgelerde nasıl konuşlandırıldığı ve sahada ne kadar etkin kullanılacağı net şekilde açıklanmalıdır' değerlendirmesinde bulundu.
'EKİPLERİMİZİ YETERSİZ HAZIRLIĞA BIRAKAMAYIZ'
Yangınlarla mücadelenin yalnızca havadan yürütülemeyeceğine dikkati çeken Aslan, kara ekiplerinin personel, ekipman, koruyucu kıyafet ve lojistik ihtiyaçlarının giderilip giderilmediğinin de kamuoyu açısından önemli olduğunu kaydetti. Aslan, sahada görev yapan ekiplerin güvenliğinin ve yeterli donanıma sahip olmasının yangınla mücadelenin en kritik unsurlarından biri olduğunu belirterek, 'Ekiplerimizi yetersiz hazırlığa bırakamayız' dedi.
Yangın riski yüksek bölgelerde yaşayan yurttaşların korunması için yerel düzeyde hazırlık yapılmasının zorunlu olduğunu ifade eden Aslan, orman köylerinde erken uyarı, tahliye ve gönüllü destek mekanizmalarının kurulup kurulmadığını sordu. Aslan, orman köylülerinin yangın anında çaresiz bırakılmaması gerektiğini belirterek, yerel yönetimler, kamu kurumları, gönüllüler ve köy halkı arasında önceden planlanmış bir koordinasyon sisteminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Açıklamasında şeffaflık çağrısı yapan Aslan, yangın sezonuna hazırlığın yalnızca genel ifadelerle değil, somut verilerle ortaya konulması gerektiğini söyledi. Aslan açıklamasını, şu sözlerle tamamladı:
'İklim kriziyle birlikte yangın riski artık istisna değil, yaz aylarının en büyük güvenlik meselesidir. Bu nedenle 'filomuz güçlü' demek yetmez. Kamuoyu; bakım raporlarını, konuşlanma planlarını, müdahale sürelerini ve eksiklerin nasıl giderildiğini bilmek zorundadır. Ormanlarımızı kaderine, köylülerimizi çaresizliğe, ekiplerimizi yetersiz hazırlığa bırakamayız. Şeffaflık istiyoruz. Denetlenebilir hazırlık istiyoruz. Yangın çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınmış gerçek tedbirler istiyoruz.'




