Altın fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar ve kuyumculuk sektöründe artan işletme maliyetleri, Türkiye’deki kuyumcu mağazalarının geleceğini gündeme taşıdı. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, özellikle yüksek kiralar ve tüketicilerin değişen altın satın alma alışkanlıkları nedeniyle önümüzdeki yıllarda çok sayıda kuyumcunun faaliyetlerine son verebileceğini öne sürdü.

Haber Global canlı yayınında altın ve petrol piyasalarındaki gelişmeleri değerlendiren Memiş, kuyumculuk sektörünün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Kapalıçarşı’daki bazı kuyumcuların kapanmaya başladığı yönündeki haberleri değerlendiren Memiş, 2030 yılına kadar Türkiye genelinde perakende kuyumcu mağazalarının sayısında ciddi bir düşüş beklediğini ifade etti.

İslam Memiş kuyumcular için 2030 yılını işaret etti

Kuyumculuk sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İslam Memiş, yüksek maliyetlerle faaliyet gösteren işletmelerin önümüzdeki dönemde daha fazla zorlanabileceğini söyledi.

Özellikle kira giderlerinin kuyumcular üzerinde önemli bir mali yük oluşturduğunu belirten Memiş, altın alım satımındaki fiyat farklarının daralmasının da işletmelerin kazançlarını etkilediğini dile getirdi.

Memiş, sektörün geleceğine ilişkin tahminini şu sözlerle açıkladı:

“2030 yılına kadar kuyumcu perakende mağazaların sayılarında ciddi bir azalış olacağını düşünüyorum.”

Bu açıklama, Türkiye’de kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği ekonomik sorunları yeniden gündeme getirdi.

Kapalıçarşı’da kira bedelleri kilogram altınla hesaplanıyor

İslam Memiş, İstanbul Kapalıçarşı’daki bazı iş yerlerinin kira bedellerine ilişkin dikkat çekici bilgiler paylaştı.

Kapalıçarşı’nın işlek noktalarında bulunan dükkânların kiralarının altın üzerinden belirlendiğini söyleyen Memiş, bazı işletmelerin yıllık kira ödemelerini peşin yaptığını ifade etti.

Memiş’in aktardığına göre, Kapalıçarşı’da konumuna bağlı olarak bazı dükkânların yıllık kira bedelleri 1 kilogram ile 2 kilogram altın arasında değişebiliyor.

Altın fiyatlarında yaşanan yükselişin kira maliyetlerini de artırdığını belirten Memiş, özellikle yüksek kira ödeyen kuyumcuların faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çekebileceğini savundu.

Altın satışında değişen alışkanlıklar kuyumcuları etkiliyor

Kuyumculuk sektöründeki dönüşümün yalnızca artan giderlerden kaynaklanmadığını belirten Memiş, tüketicilerin altın satın alma tercihlerinin de değiştiğine işaret etti.

Geçmiş yıllarda bilezik, kolye, yüzük ve diğer işçilikli takıların kuyumcular açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu hatırlatan Memiş, son dönemde yatırım amacıyla alınan altın ürünlerinin daha fazla tercih edildiğini söyledi.

Gram altın, çeyrek altın ve Cumhuriyet altını gibi ürünlerin yatırım amaçlı talep gördüğünü belirten Memiş, bu ürünlerdeki alış ve satış fiyatı farkının işçilikli takılara göre daha sınırlı olduğunu ifade etti.

Bu değişimin kuyumcuların gelir yapısını etkilediğini savunan Memiş, artan işletme maliyetleriyle birlikte değerlendirildiğinde perakende mağazalar üzerindeki baskının büyüdüğünü dile getirdi.

Altın işçiliğindeki fiyat farkları da gündeme geldi

İslam Memiş, fiziki altın piyasasında geçmiş dönemde yaşanan fiyat farklılıklarının kuyumculuk sektörünü olumsuz etkilediğini belirtti.

Altın ithalatına yönelik kısıtlamaların ardından yurt içi ve yurt dışı piyasalar arasında oluşan fiyat farklarına değinen Memiş, fiziki altındaki işçilik maliyetlerinin bazı dönemlerde ciddi seviyelere ulaştığını ifade etti.

Bu durumun sektörün maliyetlerini artırdığını savunan Memiş, söz konusu fiyat farklılıklarının kuyumcuların faaliyetleri üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Memiş’e göre yüksek kiralar, işletme giderleri ve satışlardan elde edilen kazancın daralması, önümüzdeki yıllarda kuyumcu mağazalarının sayısını etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Altın fiyatları için küresel piyasa iddiası

İslam Memiş, kuyumculuk sektörüne ilişkin açıklamalarının yanı sıra uluslararası altın piyasasındaki gelişmeleri de değerlendirdi.

Altın fiyatlarının gerilediği, petrol fiyatlarının ise yükseldiği dönemde küresel piyasalarda belirli bir strateji uygulandığını öne süren Memiş, merkez bankaları ve büyük yatırımcıların altın satışına yönlendirildiğini iddia etti.

Memiş, bu konudaki görüşünü şu sözlerle dile getirdi:

“Gizli plan şu; merkez bankalarını, Körfez ülkelerini ve ETF’lerde işlem yapan yatırımcıları yine altın satmak zorunda bırakıyorlar.”

Çin’in ve bazı merkez bankalarının altın rezervlerini artırdığını ileri süren Memiş, küresel altın piyasasındaki hareketlerin ülkelerin rezerv politikaları açısından önem taşıdığını savundu.

Ancak altın fiyatlarının koordineli bir plan kapsamında düşürüldüğüne ilişkin iddialar bağımsız olarak doğrulanmış değil. Bu değerlendirmeler, Memiş’in piyasalara ilişkin kişisel görüşlerini yansıtıyor.

Gram altın ve petrol fiyatlarında hareketlilik yaşandı

Memiş’in açıklamalarının gündeme geldiği 28 Ekim 2026 tarihinde altın ve petrol piyasalarında farklı yönlerde fiyat hareketleri görüldü.

O günün piyasa verilerine göre gram altın saat 14.57 itibarıyla 6 bin 482 lira seviyesinde işlem görürken, ons altın saat 15.12 itibarıyla 4 bin 48 dolar düzeyinde bulunuyordu.

Brent petrolün varil fiyatı ise sabah saatlerinde önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 1,6 yükselerek 111,22 dolara ulaştı.

Bu rakamlar 28 Ekim tarihli piyasa verilerini yansıtıyor. Güncel altın ve petrol fiyatları piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor.

Gözler merkez bankalarının faiz kararlarında

Altın ve petrol piyasalarındaki hareketliliği değerlendiren İslam Memiş, merkez bankalarının para politikası kararlarının da yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararları ile Avrupa Merkez Bankasının (ECB) açıklamalarının küresel piyasalardaki fiyatlamalar açısından önemli olduğunu ifade eden Memiş, özellikle faiz politikalarının yatırım araçları üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Merkez bankalarının faiz kararları, doların uluslararası piyasalardaki seyri ve yatırımcıların risk tercihleri, altın fiyatlarının yönünü etkileyen faktörler arasında bulunuyor.

Memurların yıllardır beklediği maaş kararı çıktı! AYM hak ihlali dedi
Memurların yıllardır beklediği maaş kararı çıktı! AYM hak ihlali dedi
İçeriği Görüntüle

2030’a kadar kuyumculuk sektöründe neler değişebilir?

İslam Memiş’in açıklamaları, Türkiye’de perakende kuyumculuk sektörünün önümüzdeki yıllarda nasıl şekillenebileceği sorusunu gündeme getirdi.

Yüksek kira bedelleri, işletme giderleri ve tüketicilerin yatırım amaçlı altına yönelmesi, Memiş’in değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklar oldu.

Memiş, bu koşulların devam etmesi halinde özellikle yüksek maliyetlerle çalışan kuyumcu mağazalarının faaliyetlerini sürdürmekte zorlanabileceğini ve 2030 yılına kadar perakende mağaza sayısında ciddi bir azalma yaşanabileceğini öngördü.

Ancak bu açıklamalar, kesinleşmiş bir kapanma kararı veya resmî sektör tahmini niteliği taşımıyor. Türkiye genelinde kaç kuyumcunun kapanabileceğine ilişkin doğrulanmış bir sayı da paylaşılmış değil.