Esenyurt sokaklarında topuklu ayakkabı ve mini şortla havada döner tekmeler savurdu
Esenyurt sokaklarında topuklu ayakkabı ve mini şortla havada döner tekmeler savurdu
İçeriği Görüntüle

Karadeniz'de balıkçılık sezonunun başından bu yana yoğun şekilde avlanan palamut sürüleri, ekim ayının son günlerinde güneye doğru hareket etmeye başladı. Deniz suyu sıcaklığının düşmesiyle başlayan göç sırasında palamutların İstanbul Boğazı üzerinden Marmara Denizi'ne, ardından da Çanakkale Boğazı yoluyla Ege'ye ilerlemesi bekleniyor.
Lüfer sürülerinin de Karadeniz'de görülmesi, iki balık türünün göç hareketlerini gündeme getirdi. Ancak palamutların güneye yönelmesinin temel nedeni lüferlerden kaçmaları değil, mevsimsel sıcaklık değişimleri, üreme döngüleri ve beslenme koşulları olarak açıklanıyor.
Karadeniz'deki palamut bolluğunda yeni dönem
Bu yıl Karadeniz'de yoğun olarak avlanan palamut, özellikle Trabzon ve çevresindeki balıkçıların ağlarında önemli yer tuttu. Yaklaşık iki aydır devam eden avcılığın ardından sürülerin Marmara yönüne ilerlemeye başladığı bildirildi.
Palamutların bölgeden ayrılmasıyla birlikte Karadenizli balıkçılar, önümüzdeki dönemde hamsi ve istavrit avının artmasını bekliyor.
Lüfer ile palamut arasındaki ilişki merak konusu oldu
Palamut ve lüfer, denizlerde küçük balıklarla beslenen avcı türler arasında bulunuyor. Her iki türün de hamsi, istavrit ve benzeri balık sürülerini takip etmesi, aynı bölgelerde ve göç güzergâhlarında karşılaşmalarına neden olabiliyor.
Lüferin palamut sürülerinin hareketinde etkili olduğu düşünülse de bilimsel veriler, palamut göçünün esas olarak su sıcaklığı, besin kaynakları ve üreme dönemleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
Dolayısıyla palamutların Karadeniz'den ayrılması doğrudan lüferlerden kaçış olarak değerlendirilmiyor.
Palamut sürülerinin rotası İstanbul ve Çanakkale boğazları
Palamutlar ilkbaharın sonlarına doğru üremek ve beslenmek amacıyla Karadeniz'e yöneliyor. Sonbaharda deniz suyu sıcaklığının azalmasıyla birlikte yeniden güneye hareket ediyor.
Bilimsel olarak ilkbaharda üreme bölgelerine yapılan göç anavaşa, sonbaharda kışlama alanlarına dönüş ise katavaşa olarak adlandırılıyor.
Karadeniz'den ayrılan sürüler İstanbul Boğazı'nı geçerek Marmara Denizi'ne ulaşıyor. Balıkların bir bölümü Marmara'da kalırken diğerleri Çanakkale Boğazı üzerinden Ege Denizi'ne ve daha güneydeki bölgelere ilerleyebiliyor.
Bu güzergâhlar aynı zamanda ticari balıkçılığın yapıldığı bölgeler arasında yer alıyor. Göç sırasında sürülerin belirli geçiş noktalarında yoğunlaşması, balıkçıların bu alanlardaki av faaliyetlerini de etkiliyor.
Balıkçılıkta 18 ve 24 metre sınırları uygulanıyor
Türkiye'de ticari su ürünleri avcılığına ilişkin düzenlemeler kapsamında, Karadeniz'de 1 Eylül ile 15 Aralık tarihleri arasında 18 metreden daha sığ sularda gırgır avcılığına izin verilmiyor.
16 Aralık ile 14 Nisan tarihleri arasında ise bu sınır 24 metre olarak uygulanıyor. Türkiye'nin diğer denizlerinde de genel olarak 24 metreden sığ alanlarda gırgır avcılığı yasaklanıyor.
Avrupa Birliği'nin Akdeniz balıkçılığına yönelik genel düzenlemelerinde ise 50 metre derinlik ve kıyıdan 300 metre uzaklık ölçütleri bulunuyor. Belirli şartlarda bu kuralların istisnaları uygulanabiliyor.
Avcılık sınırları belirlenirken balıkların üreme dönemleri, yumurta ve larvaların gelişimi ile kullanılan av araçlarının deniz ekosistemine etkileri de dikkate alınıyor.
Denizlerdeki sıcaklık artışı av sezonunu değiştiriyor
İstanbul Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinden araştırmacıların katıldığı bir çalışmada, Marmara Denizi'ndeki ekonomik değere sahip balık türlerinin 2000-2022 yılları arasındaki av dönemleri incelendi.
Araştırmada Marmara Denizi'nin yüzey suyu sıcaklığının yıllık ortalama 0,05 derece arttığı belirlendi. Bu değişimle birlikte bazı balık türlerinin av sezonlarının başlangıç ve bitiş tarihlerinde kaymalar yaşandığı tespit edildi.
Çalışmanın sonuçlarına göre palamut ve lüfer avının başlangıç dönemi yıllar içerisinde eylül ortasından ekim ortasına kaydı. Daha önce ocak ortasına kadar devam eden av döneminin ise aralık ortasında sona ermeye başladığı görüldü.
Hamsi avında farklı bir değişim kaydedildi. Hamsinin av sezonu başlangıcının kasım ortasından ekim ortasına doğru kaydığı belirlendi.
Araştırma, deniz suyu sıcaklığındaki uzun vadeli değişimlerin balıkların göç ve avlanma dönemleriyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Balıkçıların gözü yeni av döneminde
Karadeniz'deki palamut sürülerinin güneye ilerlemesiyle birlikte Marmara ve Ege'deki göç güzergâhları yeniden öne çıktı.
İstanbul ve Çanakkale boğazları, palamutların geçiş noktaları olması nedeniyle avcılık açısından önem taşıyor. Karadeniz'deki balıkçılar ise palamut göçünün ardından hamsi ve istavrit avındaki gelişmeleri takip ediyor.